ALBENİZ EZME / Birgün
İstanbul’un Başakşehir ilçesinde 584 hektarlık alana Olimpiyat Parkı’nın en büyük projesi olan ve 1999 yılında yapımına başlanan Atatürk Olimpiyat Stadyumu, 2002 yılında tamamlandı. Uluslararası futbol şampiyonalarının yapılabileceği, IAAF, FIFA, IOC şartlarını karşılayan Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nun toplam seyirci kapasitesi 80 bin kişi.

İnce ayrıntılar dışında stadyumun nerede olduğunu ve oynanacak maçları Türkiye’nin büyük çoğunluğu açıldığı günden bu yana biliyor; fakat bilmedikleri -akşam haberlerinde futbola ayrılan süre ile emekçi ve yoksul halka ayrılan süre aşikâr olduğu için- o statta oynanan maçlar esnasında Ayazma’da karanlıkta ders çalışmaya çalışan çocuklar olduğu, bilmedikleri maç geceleri elektrikleri kesilen ve hâkim kişilere göre gözükmemesi/gösterilmemesi gereken Ayazmalıların karanlıkta kalması gerektiğiydi. Hikâye böyle başlamıştı…Önce evleri yıktılar, çadırı çok gördüler; sonra söz verdiler ve şimdi tutmuyorlar…
2005 senesinde başlatılan Ayazma/Tepeüstü Kentsel Dönüşüm Projesi’nden Ayazmalıların artık gündüzleri de gözükmemesi kararı çıkıyordu; TOKİ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyesi imzalı proje sözde kiracıları ve ev sahiplerini (yaşayanları) mağdur etmeyecekti. Ama daha sonra görüldü ki projede kiracılar yok sayılıyordu.
Önce evlerini vermemek için direndi Ayazmalılar, sonra hak sahibi sayılabilmek için/hakkını alabilmek için direndi, yıkımların sonlandığı 2007 senesi başından itibaren bölgeyi terk etmedi 18 kiracı aile, kurdukları çadırlarda 2 seneye yakın yaşadı, yerel belediye defalarca çadırlarını yıktı, yeniden yaptılar, 13 Kasım 2008’de çadırlar yerel belediye tarafından bir kez daha yıkıldı… Kıştı, soğuktu, gidecek yerleri yoktu. Çoğu çocuk 100 kişi açıkta bırakılmıştı ve yıkımın gerçekleştiği gece Ankara Dikmen’den bir ses geliyordu, bir ateş yanıyordu Ayazmalılar için… Dikmen Vadisi sokakta yaktıkları bir büyük ateşin başında: “Nerede olursa olsun, bir yoksulun evi yıkılır ve bütün ailesi ile sokakta bırakılırsa; gerçekte hepimiz üşürüz, hepimizin vicdanı kanar” diyordu.

Ailelerin mağduriyetlerinin, basında yer bulduğu ve vicdanları sızlattığı bu dönemde, Belediye Başkanı Aziz Yeniay geri adım atarak hak sahiplerine tanınan hakların ‘aynı şartlar altında’ kiracılara da tanınacağı sözünü veriyordu. Bu sözünü ayrıca 10 Haziran 2009 tarihinde konu ile ilgili olarak kendisini ziyaret eden BM-Habitat AGFE İstanbul Heyeti önünde de tekrarlıyordu. 22 Şubat 2010’da TOKİ Kayabaşı evlerinin kuralarını çeken aileler “aynı şartlar”ın aslında aynı olmadığını öğreniyordu. Kira yardımı yapılan ailelerden 10 bin-15 bin TL peşinat isteniyordu ve bu şartlar Bezirganbahçe Toplu Konutlarına sağlanan koşullardan daha ağırdı. Verilen söz bir kez daha karanlığa gömülmeye çalışılıyordu.
Ayazmalı 18 aile bir kez daha duyulmuyor, bir kez daha yok sayılıyor, gelecekleri karanlıkta ve bir kez daha hakları için direniyor. Ayazma-Tepeüstü Kentsel Dönüşüm Projesi Mağdurları olarak 4 haftadır Cumartesi 17.00’den Pazar 17.00’ye kadar Küçükçekmece Atatürk Parkı’nda, verilen sözün tutulması ve herkesle aynı şartlarda hak sahibi olmak için bekliyor.
Aynı hikâye şu anda G. Afrikada gerçekleşecek olan Dünya Futbol Şampiyonası nedeniyle başka ayazlar yaratıyor. Bu yaz belli ki başka çocuklar karanlıkta oturacak ve belki tam da Avrupa Sosyal Forumu’nun gerçekleştiği esnada bizim ayazımızda olacak dünyanın dört bir yanından gelen vicdan sahipleri ile birlikte Ayazma’da G. Afrikada’ki kardeşlerimize yaktığımız ateşle bizler de selam yollayacağız.
“…bize birbirimizden başka kimsenin yardım etmeyeceğini, eğer elimizi uzatmazsak hiçbir elin bizi kurtaramayacağını biliyoruz. Uzattığınız el de boş, tıpkı benimki gibi. Hiçbir şeyiniz yok. Hiçbir şeye sahip değilsiniz… Sahip olduğunuz tek şey ne olduğunuz ve ne verdiğinizdir…” U. Le Guin
27 Mayıs Perşembe günü farklı siyasi düşünce, ideoloji, inanç ve görüşten kurum, dernek, siyasi parti örgüt ve girişimler Ayazmalıların direnişini desteklemek ve kamu kurumlarına vermiş oldukları sözü yerine getirmesi gerektiğini hatırlatmak için Küçükçekmece Belediyesi önünde bir basın açıklaması yaparak, Ayazma halkı ile dayanışma içinde olduğunu ilan etti.
Ayazmalılar, Küçükçekmece Belediyesi önündeki parkta her Cumartesi saat 17.00’den Pazar saat 17.00’ye kadar oturma eylemi yapmaya devam ediyor. Yıllardır süren mücadeleleri hâlâ bitmedi. Belki yolunuz o tarafa düşer ve tüm bunları bir de Kasım Abi’nin ağzından dinlemek istersiniz, bir çaylarını içip sohbet edersiniz, belki elinizi uzatıp tutmak istersiniz…



2 Yorum
zeki balaban
bir alt üst oluş hikayesi bir bakıma. bir bakıma çelişkiler ülkesinde nasıl bir değişim nasıl bir yaşantı sorusu sorduran ülkemiz gerçekliği.
bebe
sper miş gerçekten…