Yazar: Uğur TANYELİ

Mimarlık Düşünmek İçin Verimli Arızalar Hegel’in şu vecizesine dayanıyor: “Yanlış yapma korkusu bizatihi bir yanlıştır”. Dolayısıyla mimarlıkta arıza, örneğin, kötü tasarlanmış ve kötü inşa edilmiş olduğu için depremde yıkılan yapı yapmak değildir. O sadece bir “görünür kaza”dan ibaret. Verimli arıza, mimarlık adıyla ifade edilen toplumsal sistemin çalışmasını sağlayan dinamiklerden biridir. Yapılagelmekte olana eleştirel teşhisler koymak ve ardından da o aksaklığı gidermek için çalışmak anlamına gelir.

Sistem geç 15. yüzyıldan beri böyle çalışır. Krizler ve kriz çözümleri üretir. Popüler kültürde arıza diye nitelenmeyen pek çok değişim aslında arızadır; çünkü o zamana dek yapılmakta ve düşünülmekte olanları tartışmalı ve/veya geçersiz kılarlar. Mimarlığın kitabi bir pratik hâline gelişi, mizah, uluslarüstüleşme, tarihselliğin keşfi, mühendisliğin doğuşu, rol çatışmaları, rastlantısallık vb. hep verimli arızalar çıkarmışlardır. İsteyen, bunlara ve bu kitapta tartışılan diğerlerine daha pek çok yeni başlık ekleyebilir. Çünkü mimarlık arızaları, örneğin, siyasal ve ekonomik arızalara pek az benzer; ortamı paralize etmez, çalışamaz kılmazlar. Daha önemlisi, belirli bir olgu ya da değişim onun arıza olduğunu bir fark eden varsa arızaya dönüşür. Muhalefettir, arızayı arıza kılan. Mimarlık o muhalif tavır olmaksızın verimli düşünce ve tasarım ortaya koyamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir