Süleyman Boz
Epey süredir elimde bir şiir kitabı var. Açıp açıp içinden şiirler okuyorum. Sonra bırakıyorum kitabı, bir müddet sonra başka bir sayfasını açıyorum, bir iki şiir daha okuyorum. Aradan günler geçiyor, kitaba yeniden dönüyorum. Birkaç şiir daha..

Kitapta beni çeken birşeyler var. Şiirlerin adı yok. Sadece sonlarında tarih yazılmış. Şiirin yazılış, bitiriliş tarihi olmalı. İlk şiirdeki tarih; 25 Mart 2001. Son şiir ise 22 Ağustos 2024 tarihini taşıyor.
İlk şiir ile son şiir arasından 23 yıl geçmiş. Kitap toplamda 81 şiir içeriyor.
Bazı şiirleri okuduğunuzda o günün tarihine düşülen blr not olduğunu farkediyorsunız. Bazı şiirlerle şairin özel hayatında önemli blr gün olduğunu farkediyorsuuz. Bazılarında ise ülkenin içinden geçtiği önemli günlerden biri olduğu anlaşılıyor.
Şairin neden şiirlerine isim vermediği, sadece tarih düştüğü böylelikle anlaşılıyor.
Kitabın “Yaşadığım Şiirler” adını almasının da nedeni şiirleri okuyunca açığa çıkıyor.
Şairin fili yalın, süssüz, iddiasız. Öyle imgelem, metafor, uyak, redif falan kullanmaya özenmemiş. Bu bana hemen Garip şiir akımının İlk dönem şiirlerini anımsatıyor.
Örneğin 30 Mayıs 2001 tarihli ilk şiiri sizlerle de paylaşayım;
“Gün batıyor akşama doğru
Kuşlar uçuyor çığlık çığlığa;
Batan güne doğru.
Birazdan her yer kararacak,
Gözlerde fer kalmayacak.
Derken uyanacak gecenin koynunda ay ve yıldızlar.
Sessizlik duyulacak gecenin karanlığında.
Karanlık kokacak her taraf.
Ve bana kalan
Yalnızlığım olacak
Akşama doğru.”
Şairin 10 Eylül 2015 tarihli şiiri ile çocuğunun doğumunu, mutluluğunu, sevincini yansıttığını anlıyorsunuz;
“Yumuk ellerin,
Gülen gözlerin
Pembe yanaklarınla,
Nasıl da güzelsin bebeğim.
…..
Yumuk ellerin
Tutsun mutluluğu
Sıkı sıkıya sarılsın;
Bırakmasın ömür boyu.”
10 Kasım 2020 tarihli şiirinde kimden söz ettiği ise çok belirgin, şairane bir söylemle hem de;
“Çok şey gördük.
Çok şey yaşadık,
Birçok şeye alıştık.
Sadece O’nsuz Kasımlara alışamadık.
Kitapta şairin umutsuzluk anlarını da dizelere döktüğü görülüyor. Umut veren, umut aşılayan dizeleri de okuyorsunuz.
Sevgi, aşk şiirleri de var öfke şiirleri de..
28 Aralık 2020 tarihli pandemi günlerinde yazılmış ama şair aydınlık yarınları umudediyor;
“Henüz şafak sökmeden;
Karanlığı dağıtıp
Umutları canlandırmak için,
Şafağa eşlik eden
Onurlu insanlar.
Selam olsun sizlere.
Yeni doğan güne
Aydınlık yarınlara…”
Hakan Mahiroğlu iyi bir mimar aynı zamanda. Projeleri yapıları ile de bilinen, duygularını yansıtan bir sanatçı. Meslek odasında da görevler almış , almakta olan sorumluluk sahibi bir birey. Onun şiirlerini okudukça ülkemizin içinden geçtiği yaklaşık çeyrek asra da tanıklık etmiş olacaksınız. Karamsarlıkları, sevinçleri, sevgileri, umutları, umutsuzlukları, insanoğlunun farklı yüzlerini, davranışlarını şiirlerde bulacaksınız.
“Yaşadığım Şiirler” şiir sanatına iddialı, farklı, yeni bir boyut katmayı da amaçlıyor bana göre. Bunda da başarılı olmuş.
Hakan Mahiroğlu’nu kutluyor, yeni şiirleri ile bizlere yol göstermeyi sürdürmesini diliyorum.
* Yaşadığım Şiirler, Hakan Mahiroğlu, İkinci Adam Yayınları, İstanbul 2025, 1.Baskı


