2. Yerel Yönetimler Sempozyumu / Yrd.Doç.Dr. Seda H. BOSTANCI

7 Dakika Okuma Süresi

OKAN ÜNİVERSİTESİ TARAFINDAN DÜZENLENEN “2. YEREL YÖNETİM ANLAYIŞINDA YENİ YAKLAŞIMLAR” SEMPOZYUMU BİLDİRİ KİTABI YAYINLANDI


Yrd.Doç.Dr. Seda H. BOSTANCI

Okan Üniversitesi Meslek Yüksekokulu tarafından 11 Nisan 2013 tarihinde, Prof.Dr. Ali Kahriman koordinatörlüğünde gerçekleştirilen 2. Yerel Yönetim Anlayışında Yeni Yaklaşımlar Sempozyumunda sunulan bildiriler, şehir plancısı Yrd.Doç.Dr. Dr. Seda H. Bostancı ve Öğr.Gör. Oya Sancar editörlüğünde bir araya getirilip Okan Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlandı.

Yerel Yönetimler 1. ve 2. Sempozyum kitapları kütüphanede e-arşiv içinde pdf dosyası olarak bulunmaktadır.
https://earsiv.okan.edu.tr/xmlui/handle/123456789/20

1. Yerel Yönetim Anlayışında Yeni Yaklaşımlar Sempozyum linki
https://earsiv.okan.edu.tr/xmlui/handle/123456789/319

2. Yerel Yönetim Anlayışında Yeni Yaklaşımlar Sempozyum linki
https://earsiv.okan.edu.tr/xmlui/handle/123456789/328

OKAN ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU

“2. YEREL YÖNETİM ANLAYIŞINDA
YENİ YAKLAŞIMLAR SEMPOZYUMU”

SONUÇ BİLDİRGESİ

Sempozyumda, yerel yönetimlerin önümüzdeki dönemde başta kentsel dönüşüm olmak üzere atacakları adımlara ışık tutacak önemli kararlar alındı.

2010 yılında düzenlenen 1. Yerel Yönetim Anlayışında Yeni Yaklaşımlar Sempozyumunda, sosyal belediyecilik, kentsel dönüşüm ve yerinden yönetim konuları ön plana çıkmıştı. Kentsel dönüşüme ilişkin uygulamaların ve mevzuatın gelişim süreci geçirdiği dönemde ortaya çıkan uygulama modelleri, yeni yasal düzenlemeler ağırlıklı tartışma konuları olarak yer almıştı.

2013 yılında düzenlenen 2. Yerel Yönetim Anlayışında Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu, kentsel dönüşüm uygulamalarının daha somutlaştığı, mevzuatın geliştirildiği, kentsel dönüşüm süreçlerinin belediye yönetim ve politikalarını etkilediği bir süreçte gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte, yerel yönetimlerde yaşanan plansızlığın, mülkiyet sorunlarının ve kentsel dönüşümle yeniden yapılanan şehirlerin sorunları tartışılmıştır. Bu yeniden yapılanma sürecinde yaşanan sorunları farklı boyutları ile ele alabilme amacıyla beş farklı konuda paralel oturumlu çalıştaylar düzenlenmiştir. Çalıştayların başlıca konuları, kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm mülkiyet sorunları; yerinden yönetim, yerel demokratik platformlar, katılımcılık; metropollerde ulaşım, altyapı sorunları ve çözüm önerileri; sosyal belediyecilik, sosyal faaliyetler, e-belediyecilik; mekansal dönüşümlerin çevre ve kent estetiğine etkiler olarak düzenlenmiştir.

Türkiye’de yerel yönetim anlayışını temelden etkileyen ana faktörün kentsel dönüşüm olgusu olduğu bir gerçektir. Bunun yanında yerel yönetim yaklaşımları, yönetimde reform ve yönetişim alanlarına, yeni yasal düzenlemelere, yerel ve bölgesel demokrasideki gelişmelere, Avrupa Birliğindeki yerel yönetim anlayışlarına bağlı olarak da gelişmektedir.

Yapılan değerlendirmelerde, AB’de kalkınma anlayışının gelişme yerine insan odaklı büyüme gibi kavramlarla ifade edildiği, klasik kamu yönetim anlayışından bir yönetişim mantığına, bir sorumluluk paylaşma, ortaklık mantığına, bir saydamlık mantığına doğru genel bir gidişin olduğu, ulusal planlama yerine bölgesel, yerel planlar yapıldığı belirtilmiştir. Temsili demokrasiden doğrudan demokrasiye geçiş sürecinde, insan hakları gibi küresel değerler olduğu ve Türkiye’de de bu uygulamalara daha fazla önem verilmesi gerektiği üzerine tartışmalar yapılmıştır.

Yerel ve bölgesel demokrasi tartışmalarının yaşandığı günümüzde, demokrasinin bir bütün olduğu, parçalara ayrılmaması gerektiği ve yerel yönetimlerle ilgili değerlendirmelerde devlet kurallarından bağımsız bir yorum yapılmaması gerektiği belirtilmiştir. Her ülkenin tarihsel süreç içinde oluşmuş yerel yönetim birimleri olduğu ve yerel yönetimlerin küresel süreçlerden de etkilendikleri belirtilmiştir. Yerelleşme ve küreselleşmenin, bu anlamda, uluslararası bağlantı açısından bir araya gelen iki kavram oldukları saptanmıştır.

Her iki sempozyumun ortak özelliği, yerel yönetimlerde katılım ve demokrasi kavramları ile farklı aktörlerin temsiliyetinin öneminin vurgulanmış olması ve kentsel dönüşüm sürecindeki sorunlara dikkat çekmeleri, bu sürecin farklı yönlerine dair çözüm önerileri geliştirmeleri olmuştur.

Atölyelerde çeşitli çözüm önerileri ve yaklaşımlar gündeme gelmiştir. Türkiye’nin geldiği şu yoğun yapılaşmada, kaçak yapılaşmış yerlerdeki mülkiyet sorunlarını birlikte çözecek yeni bir mülkiyet dokusu, sağlam, depreme dayanıklı yeni bir yapıyı oluşturacak mülkiyetin tapuya tescil edilinceye kadarki
sürecinin ele alındığı bir yasa ve bu yasada yöntem bir başka ifade ile “Değer Esaslı Yöntem” olmasının gerektiği belirtilmiştir. Burada medeni kanundan gelen, kadastro kanunundan gelen mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Güvenilir, herkesin katılacağı bir sistemin oluşmasını istiyorsak, güvenilir bir yasa ve yöntem bulmak zorunda olduğumuz ifade edilmiştir.

Yerel yönetimlerde yasal yapının, devlet yapılanmasının büyük şehir belediyesine bağlanmasının dışında, halkın sesini yansıtabileceği ya da belediye başkanın halka rağmen çözemeyeceği bir takım sorunları çözerken halkın iradesinden yararlanması gerektiği ifade edilmiştir. Özellikle kentsel dönüşüm konseylerinin halkın çok fazla ilgisini çektiği, belediye başkanının sorunları hakça paylaşarak çözümlemesinin ülkenin yararına olacağı ve hukukun getirdiği örgütlenmenin yanında yeni bir gönüllü örgütlenmeyle karşı karşıya bulunulduğu belirtilmiştir. Belediye meclislerinin dışında bir örgütlenme modeli, belediye meclislerinde yer alamayan kişilerin de sesini duyurabileceği bir örgütlenme üzerinde öneriler getirilmiştir.

Ulaşım ve altyapı konusunda yönetimin tek elden gerçekleştirilmesi; bunun için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği, işin bütünsel bir şekilde plana dayanması gerektiği belirtilmiştir.

Belediyeciliğin, insan odaklı, çözümleyici, sürdürülebilir olduğunda başarıya ulaşabileceği belirtilmiştir. E-belediyeciliğin sorunların çözümü konusunda kullanılması gerektiği, sosyal belediyecilikte vatandaşa dokunan, sorunlarını anlayan, onlara hizmet sunan bir belediyecilik anlayışı oluşturulmasının önemi vurgulanmıştır.

Yapılan tartışmalarda, kent estetiğinin politize edilmesi sakıncalarından söz edilmiştir. Kent estetiğinin mimariye, bilime ve işin uzmanlarına bırakılması gerektiği, kentsel dönüşüm sürecinde İstanbul siluetinin ve estetik değerlerinin korunması için binalara yükseklik sınırlamaları getirilmesine ilişkin öneriler sunulmuştur.

Sonuç olarak yerel yönetim alanında özellikle mekansal dönüşüm süreçlerinin, sosyal, çevresel, kültürel, yasal, ekonomik etkileri de göz önünde bulundurulduğunda, çok kapsamlı sorunlar için çok disiplinli, katılımcı aktörlerle yenilikçi yaklaşımlar geliştirilmesinin, gelecek için ne denli önem taşıdığı bir kez daha bu sempozyumda da vurgulanmıştır. Bu sempozyumların önemi; yerel yöneticiler, uzmanlar, akademisyenler ve diğer kentsel aktörleri bir araya getirerek, ortak ve yenilikçi çözüm arayışları için bir başlangıç zemini oluşturmasıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir