Zagreb Kentinin “Etik Arayışı” başlığıyla düzenlediği uluslar arası mimarlık yarışmasında kazananları açıkladı.

Birincilik ödülü kazanan 60 + 2 İstanbul adlı başvurunun teması Küreselleşme ve mimarlık mirasıdır. Proje ilişkileri ve manzarayı dünyanın en etkileyici kentlerinden biri olan İstanbul’da yeniden düşünmüştür.

Katılımcı: İnci Şahin Olgun, Ahmetcan Alpan, Bahar Aksel Ensici
Project 60+2 İstanbul

Küreselleşme; bizim her alandaki algılayışımızı değiştirmiştir en keskin değişim ise özellikle mimarlık alanında gerçekleşmiştir. Kentler; nüfus, bina, araç ve otoban ağlarını yüklenerek metropoliten alanlar haline gelmiştir. Metropoliten alanlar günümüzde kentlere yeni yükler yükleyerek gücün ve gösterişin birer simgesidir ama bu sefer bu sadece fiziksel bir yük değildir; imaj, anlam ve estetik yüzyılın zorunlu süper güçleridir. Bütün metropoller bu çağdaş araçları, önemlerini vurgulamak ve barındırdıklar güçleri ve teknolojiyi gösteren yeni fiziksel ikonlar yaratmak için kullanmaktadır.

Özellikle de İstanbul gibi tarihi kentlerde Tüm bu dönüşümlerden sonra kamusal alanı ve estetiği tanımlamak ve sorgulamak oldukça önemlidir. İstanbul özgün kentsel manzaraya, önemli tarihi binalara ve kendi içinde gelişen iş ve finans merkezine sahip bir kenttir. Gündemde iki önemli konu bulunmaktadır: 1-yatırımları çekecek ve modern MİA ve servis kolaylıklarını oluşturacak yeni gelişmelere izin vermek; 2- tarihi mirası ve doğal kimliği korumak.

Kent ölçeğinde etik nerededir? Mimari bakış açısından çağdaş gökdelenler, modern yüksek katlı binalar oldukça tekil bina bazında oldukça fonksiyonel, teknolojik ve estetik olabilir. Etik; tekil bina ve kentin: eski/yeni, figüre/zemin, fiziksel yük/kamusal alan vb. karşı karşıya getirilerek incelenmelidir.

Projenin amacı; kendi döneminde gücü simgeleyen eski ve yeni yapıların görsel olarak karşılaştırılarak İstanbul panoramasının sorgulanmasıdır.

İki farklı İstanbul algılayışı mimari stilin ve onların anlamlarındaki değişimi simgelemektedir. Kentsel ölçekte, etik için kilit olan tarihi/çağdaş, ihtiyaç/gelenek, kamu/özel arasındaki dengedir.

Yarışmada ikincilik ödülünü alan video ise unutulmaz bir manzara sunan Zagreb’in gökdelenlerinin tepesinde yer alan boş çatı teraslarının iyileştirilmesi üzerine bir kritiktir. Yazar onların özelleştirilmemesi gerektiğinde ısrar etmiştir.

Katılımcı: Srecko Horvat
Mimarlık Önemsememeli mi? | Zagreb’in gökdelenlerinin fonksiyonlarının etik olarak yeniden kavramlaştırılması

Bacaci sjenki multi medya sanat organizasyonu Zagreb Hırvatistan

Gökdelenler sadece kentlerin bir parçası değildir, onlar aynı zamanda ilk fark edilenlerdir. Mekanı doldurma ve kentin sembolü olma özelliklerinin dışında, gökdelenlerin mimarisi ve etik sorgusu aşırı derecede önemlidir. Etik ve gökdelenlerin birleştirilmesinin en belirgin örneği olarak 11 Eylülden bahsetmek yeterlidir.

Cibona Kulesinin inşasını takiben Zagreb yeni bir iş kulesi inşa etmeden en az bir on yıl geçirmiştir. HOTO Kulesinin inşasıyla birlikte ticari gökdelenler ve kulelerin kutsallaştırılmasının yönettiği bir dönemin başlangıcıydı. Eurotower, Zagrabtower, Almeria… Şimdi Zagreb’in siluetini oluşturan yeni gökdelenlerin sadece bir kısmıdır. Bu bina trendinin bir sonucu olarak, etiği sorgulan bir duruşa sahip olmak ve bu gökdelenlerin daha geniş bir kamu tarafından erişilmesini sağlayacak kriterleri sormak oldukça önemlidir. Bu binalar ticari binalar olmasına karşın kentteki en yüksek noktaları simgelemektedirler ve bu nedenle de kent sakinlerine açık olmalıdırlar. Dünya genelinde tüm ilgi duyanların gökdelenlere girişinin serbest olması gerekmektedir ve en üstteki bakı noktaları normal bir şey olarak kabul edilmelidir. Ayrıca; örneğin Dortmund’daki Harenberg Kent Merkezi kültürel ve benzeri unsurların bütünlüğü içinde tasarlanmış gökdelenlerin kanıtıyken, Londra’daki gibi belirli bir gökdelenin ayın bir günü halka kapılarını açtığı “halka açılma” trendi Anglo-Sakson ülkelerde oldukça yaygındır. Zagreb’in gökdelenlerinin altyapısı daha geniş bir kesime açılma durumu ile başa çıkamayacak bir durumdadır, bu projenin ana amacıda en az bir gökdelende dışa bakış noktası için imkan oluşturacak ilk adımı atmaktır. Sanat tarihi öğrencileri arasında gerçekleştirilen bir anket araştırması, öğrencilerin 90%’ından fazlası Zagreb’deki herhangi bir gökdeleni gezmediğini ama mümkün olduğunda mutlaka yapacaklarını söylemiştir. Bu orana benzer bir yanıta, Mayıs ayında Boksa edebiyat kulübünde yapılan araştırma da elde edilmiştir. Tüm bu veriler, sadece seçilmiş bir kulenin değil tüm ticari kulelerin daha geniş kitlelere açılması ihtiyacının varlığını ortaya koymaktadır. Bir bakı noktası bu açılmanın ilk ama önemli bir adımıdır.

Yarışmada Üçüncülüğü, insanların yeni zaferlere koşmak için deneyim tortularını bıraktıkları günlük temizleyici olarak işlev gören bir çeşit nostaljik mimari makine olan 3D saflaştırıcısı kazanmıştır.

Katılımcı: Kristina Cavera
Proje: 3D Saflaştırıcısı, Zagreb Hırvatistan

Etik kelimesi; alışkanlıktan ortaya çıkan anlamına gelen Antik Yunanca “ethikos” kelimesinden gelmektedir. Etik; doğru, yanlış, iyi, kötü ve sorumluluk gibi konseptlerini içermeyi ve çözümlemeyi kapsamaktadır.

Bu proje fikri; saflaştırma tarafından takip edilen yargılarının etiğine bakarak insanın hislerini saflaştırmaya dayanmaktadır. Rengin görsel algılanmasının rotasyonuyla bir dizi fiziki kareyi geçerek, yargılarının kalıntılarının terk edildiği insanın beyni nötr bir pozisyona yerleştirilmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir