2006’da Münih’te ilk sunumu yapılan „Heykelsi Eylemler“ başlıklı sergi dizisi 2007’de Lithuania’da yinelendi ve şimdi üçüncü yerine, Istanbul’a (13 Şubat – 14 Mart 2009 BM Suma Çağdaş Sanat Merkezi) gidiyor. Sergiye on uluslararası sanatçı katılıyor; bu sanatçıların işlerinin ana ögesi sanatçının bedeni ile doğrudan ilişki kurmaya dayanıyor.

Sergide fotograflar, video işler, yerleştirmeler, nesneler ve eylemler sunuluyor; bu işlerde sanatçı performative bir stratejiyi harekete geçiriyor ve bu hareket ya sanatçının kendi üstünden bir manifesto olarak – ya da -nesneler söz konusu olduğunda- sanatçının daha önce gerçekleştirdiği fiziksel bir eyleme gönderme yapan bir biçimde gerçekleşiyor. Sanatçılar bu yapıtlarda açıklayıcı bir özne olarak var olmuyor ve onların amacı kendi kendini algılama işi değil ya da herhangi bir gizemleştirme de değil; bu ancak geleneksel kendi-portresi işlerinde böyle olabilir. Sanatçının bedeninin sanat yapıtına dahil edilmesi, sanatçının kendisiyle olan hesaplaşmasını ve birey olarak toplumdaki rolünü güçlü bir bağlama odaklamasını bir gereklilik olarak imliyor. Bu 1960’lar ve 70’lerden bu yana, Batılı sanatçıların bedenlerini yaratıcı bir araç olarak kullanmalarını keşfetmelerinden bu yana süregelen bir durumdur. Performans ve beden sanatı o dönemdeki toplumsal ve ahlaki değişimleri yansıtıyordu. 1980’ler 90’larda bu arayışa, insan bedeninin maddeselliğini açımlayan ve onu bir deneyim dünyasına dönüştüren daha ileri boyutlar da girdi.Ulusal ve etnik kimliklerin sorgulanması ve genetik mühendisliği ve fiziksel fitness ve güzellik tutkusu gibi durumlara eleştirel yanıtlar bu döneme damgasını vurmuştur. Başka bir deyişle, 20.yy ikinci yarısından bu yana, beden algısı konusu uluslararası çağdaş sanatın içine demir atmıştır. Bu senaryoların herbiri ve diğer güçlendirici faktörler sanatın canlı eylemden etkileşimli heykele kadar uzanan sayısız performatif dalları için yaratıcı dürtü olarak ele alındı. Özellikle video ve diğer dijital araçlar, sanatçı tarafından insan bedeninin gösterilmesini ve yorumlamasını değiştirdi ve yeni sunum biçimlerine olanak verdi.

“Heykelsi Eylemler” bu bağlamda çağdaş sanatın gelişimini izliyor ve modern sanatçıların geleneksel eylem sanatının performatif ve deneysel özelliklerini nasıl benimsediklerini ve bunları heykelsi biçimleri kullanarak nasıl çağdaş konulara uyarladıklarını göstermeye çalışıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir