Fotoğraf sanatçısı Burcu Aksoy’un, 2013 tarihli fotoğraf çalışmalarından oluşan “00:00” adlı ilk kişisel sergisi, Sanatorium’da 11 Haziran – 13 Temmuz tarihleri arasında izlenebilir.
İçmimar olan sanatçının işleri mimariye atıfta bulunarak çok katmanlı olmaları ile hafızalarımıza kazınıyor. Mimari mekanlara çok yakıştığınızı düşündüğümüz eserlerindeki bu katmanlar genelde mimarinin konusu olan strüktür, çatı elemanları veya kentin farklı parçalarını kapsıyor.
Mimar Heval Zeliha Yüksel
F O T O G R A F I K İ Ş L E R E D A İ R N E V A R S A
Keskin tanımlar sınır getirir. Sınırlar da olasılıklarla olanakları fark etmeyi geciktirir. Oysa, hiçbir ‘’gerçekliğin’’ anlamı göründüğü ve algılandığı ile sınırlı değildir; ilk anlamından farklı bir ‘ikincil anlam’ daha taşır. Algı kapılarını kapamamak ve zihnin imkanlarını boşa harcamamak gerekir. Yaratma eylemi, kişinin kendisini oluşturan her bir durumun, zekasının, aptallığının, ruh dengesinin ve dengesizliğinin bileşkesidir. Bilinç ve bilinçaltının ürünüdür. Sezgi burada, kavramak ve yaratıdaki ‘karşılaşma anı’ için vardır ki, bu da az önce söylediğim ‘ikincil anlama’ götürür. Bilincin önce bilinç dışı tarafından oluşturulması gerektiğine göre,ancak bilinçdışının ortaya çıkarabileceği akıl durumlarının oluşturduğu görüntüler, yani her gün görülen şeyin anlamını ve algısını aşacak güçte şeyler üretme ve anlatma isteği sanat çalışmalarımın esasını oluşturur. Fotografik işlerim, bu düşüncelerin iki boyutlu olarak dijital ortamdaki ifadesidir.
Saat 00:02
Fotoğrafın ‘salt teknik bir araçla çekilmiş görüntü’ olduğuna inanmıyorum. Görüntüyü asıl oluşturan, arkasındaki düşünce ve bunu işleyiş biçimidir. Fotoğraf makinesinin kullanımını biliyor olmak da bu teknik aracın bütün olanaklarının kullanıldığı anlamına gelmez. Sanatçıların görsel deney fikrinin, yıllardır fotoğrafa müdahale tekniklerini bulmayı ve geliştirmeyi tetiklediğini biliyoruz. Ki bu da algı biçimlerine bir yenisini eklemek demek, geçici bir süre körlüğe yol açsa bile. İçerikle tekniğin aynı doygunlukta ve birbirini taşıyabilecek şekilde bulunduğu yaratıların benim için önemi buradadır. Bir fotoğrafın teknik okumasının yanında düşüncesinin okuması yer alamıyorsa eksik demektir. Hatta çoğu zaman, ifade biçimi olarak söz konusu tekniği aşan bir fikirden bahsedebiliyor olmak gerektiğini düşünürüm. En karanlık ve en aydınlık yanlarıyla.
Serilerimin ortak yanı, objektifin gördüğünün dışındaki ve yapanın kendisinden başkasının tahayyül edemeyeceği görüntüyü sunmuş olmasıdır. Psikiyatri terimlerinin seri isimleri olarak kullanılması ve her bir fotografik işin belli bir zaman dilimini yani saatleri isim olarak seçmesi de diğer ortak taraftır; fotoğrafın yaptıklarından biri ‘an’ın şu yada bu amaçlı tespiti ise, islerimde tek bir anın tespiti yer almaz. Aksine, birden fazla ‘an’ın bir araya gelmesi söz konusudur; Fotoğraf makinesi ile elde edilen ‘ham’ görüntüler, yani ‘kaynak görüntüler’ dijital ortamda bir araya gelerek ‘gerçek’(!)olandan ‘hayali’(!)olanı yaratır.
Saat : 02.59
Fotoğrafın belgesel olma niteliğine ve iddiasına gelince; işlerimdeki varlığı olsa olsa, gösterilmeden önce görülemeyecek bir iç dünyanın belgeselidir. Nesne ya da mekanların bilinçte görünen kimliklerini kaybedip yeni yapı ve şekillere dönüşmesi, bilinçten bilinç dışı oluşturmaya yarıyor.
Şeklen ve ruhen deformasyon, kaotik devinim , insanın içindeki vahşetin de estetik kaygılar kadar ortaya çıktığı görüntüler, ve bu görüntülerin çekici olduğu kadar itici olma hali ve hakkı, fotoğraflarımın karakteridir denebilir.
Sanatçıların sanatı ve dünyayı, sadece kendileriyle olan ilişkileri içinde yakalamaları gerektiğine inanırım.
Burcu Aksoy
Saat 05:17
Sergi Takvimi:
Burcu Aksoy “00:00”
Tarihler: 11 Haziran 2013 Salı ~ 13 Temmuz 2013 Cumartesi
Adres: Sanatorium, Asmalı Mescit Mah. Asmalı Mescit Sok. No:32/A Beyoğlu İstanbul
Web Adresi: www.sanatorium.com.tr







1 Yorum
aslı elif ozkaya
Ne kadar güzel fotoğraflar. Mimarlık adına zihin açıcı diyebilirim. Sanatçının eline sağlık!