Ahmet Telli son yolculuğuna uğurlandı

9 Dakika Okuma Süresi

Tedavi gördüğü hastanede 80 yaşında yaşamını yitiren şair ve yazar Ahmet Telli, Ankara’da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Yoğun katılım nedeniyle salon dolup taşarken, Grup Yorum üyeleri Telli’nin en sevilen şiirlerinden “Sıyrılıp Gelen”i seslendirdi. Kızı Eylül Telli, “Bize bıraktığı en büyük miras, onurlu yaşamayı, vicdanı, dayanışmayı ve umudu kaybetmemeyi öğreten hayatıdır” derken, SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen “Biraz yorgundu ama hep dik yürüdü” sözleriyle Telli’nin mücadele yaşamını anlattı. Cumartesi Anneleri ise “Hakikat ve adalet mücadelemizde yaşamaya devam edeceksin” mesajıyla usta şaire veda etti. Ahmet Telli’nin cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Şair Ahmet Telli son yolculuğuna uğurlandı
Fotoğraflar: AA

Tedavi gördüğü hastanede 80 yaşında hayatını kaybeden, çağdaş Türk şiirinin önde gelen isimlerinden şair ve yazar Ahmet Telli için İnşaat Mühendisleri Odası’nda tören düzenlendi.

Telli’nin kızı Eylül Telli, “Bize bıraktığı en büyük miras, yalnızca kitapları değil, onurlu yaşamayı, vicdanı, dayanışmayı ve umudu kaybetmemeyi öğreten hayatıdır” dedi.

Ankara’da 10 Temmuz’da hayatını kaybeden usta şair için, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Necatibey binasında tören düzenlendi. Telli’nin tabutu alkışlar eşliğinde salona getirilirken, törene katılanlar usta şairi yaklaşık üç dakika boyunca ayakta alkışladı. Yoğun katılım nedeniyle çok sayıda kişi anma programını bina dışından takip etti. Törene, Telli’nin ailesi, yakınları, dostları, edebiyat ve sanat dünyasından çok sayıda isim ile siyasetçiler katıldı. SOL Parti Sözcüleri Önder İşleyen ve İlknur Başer, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti ve CHP milletvekilleri de katılımcılar arasında yer aldı.

SIYRILIP GELEN SESLENDİRİLDİ

Grup Yorum’un bestelediği Ahmet Telli şiiri “Sıyrılıp Gelen”, usta şair için düzenlenen anma töreninde Grup Yorum üyeleri tarafından seslendirildi.

Törende Ahmet Telli’nin yaşamı, edebiyatı ve mücadeleci kimliğine ilişkin konuşmalar yapıldı. Sevenleri ve dostları, yaptıkları konuşmalarda Telli’nin şiirinin ve düşünsel mirasının kuşaklar boyunca yaşamaya devam edeceğini vurguladı.

KIZI KONUŞTU: “ONU OKUYAN HER YÜREKTE YAŞAMAYA DEVAM EDER”

Anma töreninde söz alan Ahmet Telli’nin kızı Eylül Telli, şunları söyledi:

“Ben sadece onun kızı olarak değil, yaşamı boyunca ilkelerini hiç terk etmeyen bir insanın tanığı olarak konuşuyorum. Babam, kelimeleri yalnızca yan yana dizen bir şair değildi. O, acıyı umutla, yalnızlığı dayanışmayla, karanlığı insanın içindeki iyiliğe olan inançla karşılayan bir yürekti. Şimdi o ses sustu sanılabilir. Ama biliyorum ki şair susmaz. Şiirlerinin yardımıyla yaşamaya devam eder. Biz ona baba dedik. Sizlerden de kimilerinin babası, abisi, kardeşi, dostu, arkadaşı, yoldaşı oldu. Nasıl seslenilirse seslenilsin, o hep aynı insandı. Haksızlık karşısında susmayan, umudu en zor zamanlarda bile diri tutan, insan sevgisini şiirlerinden hiç eksik etmeyen bir yürek. Biz bugün Telli ailesi olarak onun bedenine veda ediyoruz. Yüzünü belki bir daha göremeyeceğiz. Bir daha baba diyemeyeceğim. Bu duygunun hüznünü yaşarken, biliyorum ki siz Ahmet Telli dostları olarak bu hüznü bizimle paylaşıyorsunuz. İşte bu yüzden acımız ortak. Bize bıraktığı en büyük miras, yalnızca kitapları değil, onurlu yaşamayı, vicdanı, dayanışmayı ve umudu kaybetmemeyi öğreten hayatıdır.”

ÖNDER İŞLEYEN: BİRAZ YORGUNDU AMA HEP DİK YÜRÜDÜ

SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen, Ahmet Telli ile son görüşmelerini de anlattığı konuşmasında şunları söyledi:

Merhaba arkadaşlar, yoldaşlar. Öncelikle Ahmet Telli’nin sevgili ailesine başsağlığı diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun. Devrimci mücadelemize, hayatımıza kattığı her şey için Ahmet Abi’ye teşekkür ediyoruz. Anısı önünde sevgiyle ve saygıyla eğiliyorum. Çok uzun bir mücadele hayatı içerisinde pek çok kesiti sevgili arkadaşları ifade etti. Yakın zamanda bizim de birlikte yaşadığımız bir şeyi de kısa bir şey anlatarak ifade etmeye çalışacağım.

Bildiğiniz gibi bir süre önce 168 aydının ‘Laikliği birlikte savunalım’ diye bir bildirisi yayınlamıştık. Ahmet Abi de o bildirinin imzacılarından bir tanesiydi. Ona gönderdiğimizde ‘Okumama bile gerek yok, benim imzamı atın’ demişti. Ardından soruşturma başlamış, nisan ayıydı sanırım, ifadeye geliyordu Ahmet Abi. Ve yorgundu, hastalığının geliştiği zamanlardı. Biz tabii ki çok mahcubiyet içerisinde, onun buralara gelmesinde çok payımız da olduğu için üzüntümüzü ifade etmiştik bana. O da çok aksine, bir mahcubiyete ve üzüntüye gerek olmadığını, 45 yıl önce buraya DAL’a geldiğini, DAL’da işkencelerden geçtiğini, şimdi bir kez daha gelip ifademizi verir çıkarız demişti. Öyle yaptı. Biraz yorgundu, biraz duraksayarak yürüdü ama hep dik yürüdü Ahmet Abi.

O yüzden bütün ömrünün belki kısa bir fragmanıydı bizim gözümüzde canlanacak şey. Hepimiz biliyoruz ki böyle yaşayanlar ölmez. Hepimiz biliyoruz ki Ahmet Telli ölmez. O bir şiirde, bir gencin devrimci ilhamı olur. O bir meydanda, bir sokakta bir pankartta olur. O ölmez. Bize kalan, geriye kalan, onun bütün hayatına dokunduğu, onun mücadelesine dokunduğu hepimize kalan şeyse onun çağrısına uymak, onun çağrısını yükseltmek, hangi dağ efkarlıysa orada olmaya devam etmek. Öyle yapmaya devam edeceğiz. Onu bu mücadelemizde yaşatacağız. Bir kez daha sevgiyle, saygıyla önünde eğiliyorum.”

MAHİR POLAT: DAHA İNSAN-I KAMİL NE OLSUN Kİ?

Törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da Telli’nin yaşamı boyunca verdiği emeğin karşılığını, sevenlerinin onu son yolculuğuna uğurlamasıyla gördüğünü söyledi.

Telli’nin büyük bir anıt bıraktığını belirten Polat, “Kendisi biliyorsunuz bir söz söyledi. ‘Kendini gerçekleştirmek için ben şiiri seçtim’ dedi. Kendisi sözün sultanı, sözün ustası. Çok büyük ustaların doğduğu topraklarda son büyük ustalardan biri olarak o kadar güzel sözler söyledi ki şimdi biz telaşla arkasından bir şeyler söylemeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Telli’nin yaşamını insanlığa adadığını vurgulayan Polat, “Geride bir anıt bıraktı ama ama onun kendi insanlığı mala mülke, şana şöhrete değil, dosta, insanlığa, büyüdüğü memlekete, çocukların büyüdüğü memlekete hizmet etti ve geçti. Daha insan-ı kamil ne olsun ki?” dedi.

Polat, Telli’nin yaşamının son dönemine ilişkin de “Büyük insanlar kemalete ermeden önce inzivaya çekilirler. Kendi istekleriyle çekildiler, içe doğru çekildiler. O da kendi içinde o çekilme meselesini yaşadı. Onun dervişlik makamındaki o son çeyreği şiirindeki makamlar oldu. Keşke bu kadar güçlü şiirler yazmasına vesile olan bu acılardan hiçbirisini yaşamasaydı. Biz de bu şiirlerden mahrum olsaydık. Çünkü güzel kalbi bunlarla yorulmasaydı diyorum” ifadelerini kullandı.

CUMARTESİ ANNELERİ: HAKİKAT VE ADALET MÜCADELEMİZDE YAŞAMAYA DEVAM EDECEK

Cumartesi Anneleri tarafından gönderilen mesajda, Telli’nin yaşamı boyunca hakikat ve adalet mücadelesinin yanında yer aldığı vurgulandı. Mesajda, “Direnmenin şairi, Cumartesi Anneleri’nin destekçisi Ahmet Telli’yi kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Ahmet Telli yalnızca edebiyatımıza unutulmaz dizeler kazandıran bir şair değil, hakikatin, adaletin ve insan onurunun yanında duran güçlü bir vicdandır” ifadeleri kullanıldı. Cumartesi Anneleri’nin mücadelesine verdiği desteğe dikkat çekilen mesajda, “Cumartesi Anneleri’nin mücadelesini her zaman sahiplenen Ahmet Telli’yi sevgi, saygı ve minnetle uğurluyoruz. Güle güle Ahmet Telli” denildi. Mesajda, “Direncin iktidarlar ve egemenler için utanç sayfası, bizler için ise bir onur sayfasıdır’ diyerek sahiplendiği hakikat ve adalet mücadelemizde yaşamaya devam edeceksin” sözleriyle tamamlandı.

KARŞIYAKA MEZARLIĞI’NDA TOPRAĞA VERİLDİ

Ahmet Telli’nin cenazesi, ikindi vakti kılınan namazın ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

AHMET TELLİ KİMDİR?

Toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcilerinden Ahmet Telli, hüzün, isyan, sevda ve direnişi aynı şiir evreninde buluşturan eserleriyle Türk edebiyatının özgün isimleri arasında yer aldı.

2 Aralık 1946’da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde doğan Telli, öğretmen okullarında eğitim gördükten sonra köy öğretmenliği yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsü’nü tamamlayan Telli, Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale ve Ankara’da Türkçe ve edebiyat öğretmeni olarak görev yaptı.

1981 yılında sıkıyönetim döneminde tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Telli, yargı sürecinin ardından yayıncılık, editörlük ve kitapçılık yaptı. Mahkeme kararıyla 1993 yılında öğretmenliğe dönen Telli, daha sonra emekliye ayrıldı.

İlk şiiri 1961 yılında yayımlanan Ahmet Telli’nin “Yangın Yılları”, “Hüznün İsyan Olur”, “Dövüşen Anlatsın”, “Saklı Kalan”, “Su Çürüdü”, “Belki Yine Gelirim”, “Nida” ve “Veda Divanı” gibi çok sayıda eseri bulunuyor. Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü, Yazko Şiir Özendirme Ödülü, Nevzat Üstün Şiir Başarı Ödülü, Altın Portakal Şiir Ödülü ve PEN Türkiye Şiir Ödülü’nün de aralarında bulunduğu birçok ödüle layık görülen Telli, ardında Türk şiirinin hafızasında önemli bir miras bıraktı.

1 Yorum

  1. pervin gül

    ne büyük bir şairdi, ne büyük bir insan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir