5-22 Ocak 2011
İstanbul Modern Sinema, yarım yüzyıllık tarihiyle dünyanın en genç kıta sineması sayılan, ancak bu süre içinde çıkardığı benzersiz filmlerle küresel sanat hayatına büyük bir zenginlik katan Afrika sinemasından bir program sunuyor. Uzmanlığı Afrika olan Illinois Üniversitesi antropoloji profesörlerinden Mahir Saul’ün hazırladığı 10 filmlik bu seçki, 1960’larda doğmuş olan Afrika sinemasından bir dizi başyapıtla Afrika sinemacılığını İstanbul izleyicisinin görüş alanına getirmeyi amaçlıyor.
Rüzgar (Finye)
Souleymane Cisse, Mali, 1982, Renkli, 100’
Birbirine sevdalı iki üniversite öğrencisi kendilerini birden patlayan bir fırtınanın ortasında bulur. Sınav sorularına hile karışmıştır, büyük kitle gösterileri başlar, iki sevgili de siyasal eylemlere karışınca hapishaneye düşer. Bu olaylar birbirine tamamen zıt olan ailelerini karşı karşıya getirir. Ailelerden biri siyasal iktidar doruğuna yakındır, öbürü ise kırsal bölgenin eski mistik gelenekleri sürdürenlerin temsilcisi olarak belirir. Bu film, Batı Afrika sinema tarihinde bir dönüm noktası oluşturmuştur. Özellikle ataların ruhlarıyla olan ilişkisini gösteren bir köy sahnesi, filmi gerçekçi toplumsal sinemacılıktan Afrika geleneksel kültürüne yönelen yeni bir sinema sanatına geçişin işaretini yapar. Ama filmin bugün bize hâlâ çekici gelmesinin nedeni şüphesiz ki kusursuz sinematografisi ve kentle tabiat, yenilikle geleneksellik arasındaki kutuplaşmaları perdeye getirirken ulaştığı görkemli görselliktir.
Kartaca Film Festivali Altın Tanit Ödülü 1982; FESPACO Sinema Festivali Büyük Ödülü, 1983; Cannes Film Festivali, “Belirli Bir Bakış,1982 .
Afrika Mirası (Heritage Africa)
Kwaw P. Ansah, Gana, 1989, Renkli, 110’
Bu film bizi 1950’li yıllarda şimdiki adı Gana olan o zamanların Büyük Britanya sömürgesi Altın Sahili’ne götürür. Yerli bir halk çocuğu okumuş, İngiltere’de ünivesite bitirmiş, büyük adam olmuş, bir yerlere amir olarak gönderilmiştir. Oturduğu kocaman evde kendi gibi zarif arkadaşlarını ağırlarken yaşlı annesi çıkagelir. Bu cahil kadını ele güne nasıl çıkarır? Annesi , oğlunu korusun diye atalarından kalmış bir kutu getirmiştir. Ertesi gün kahramanımız yaranmak için kutuyu alıp geleneksel Afrika sanatına meraklı İngiliz üstüne hediye eder. Avrupalılara uymak için çocukluğunda verilmiş geleneksel adını bile değiştirerek kendine ‘Quincy Arthur Bosomfield’ demiştir ama sonunda işleri tökezlemeye başlar, kabusa dönüşür. Kwesi/Quincy, tutuklu bir bağımsızlık savaşçısını da tanıdıktan sonra, yanlış yola girdiğini anlar, ama iş işten geçmiştir. Hem kişisel dram hem de sömürge sisteminin Afrika’da yarattığı siyasal ve kültürel yabancılaşmanın son derece çarpıcı bir tablosunu veren bu film, FESPACO şenliğinde büyük ödülü alan İngiliz Kültür Dairesi’nden gelmiş ilk film olmuştur. Film FESPACO Sinema Festivali Büyük Ödülü (1989) ve Afrika Birliği Örgütü Ödülü aldı.



