Phare Kulesi

3 Dakika Okuma Süresi

Mimar: Morphosis Mimarlık

Thom Mayne, projeyi şöyle tanımlıyor:

“Bu kulenin gökyüzüne doğru uzanışında bir akışkanlık, duygulara hitap eden yumuşak bir form var. Etrafında döndükçe, devamlılığı izleyebiliyorsunuz. Tekil bir imaj değil, aksine, çevresiyle uyumlu, ihtiyaçlara tam cevap veren bir tasarım.”

Phare Kulesi, Paris’in batı yakasında, iş alanlarının bulunduğu La Défense’ın yeniden yapılandırılması projelerinden bir tanesi.

Sürdürülebilir olması ve şehirle bağlantı kurması ilkeleriyle tasarlanan Phare Kulesi, iyimserliğin ve gelişmenin simgesi olarak tanımlanıyor.

Program, tasarım ve mühendislik, bu akışkan ve hissî biçimli, bölgenin nirengi noktalarından olmaya aday 21. yy kulesinin yenilikçi tasarımında bir araya gelmiş.

Çevresinden izole olmuş, tekil bir bina inşa etmek yerine, kamusal alanlara, transit noktalarına ve bölgenin diğer mühim yerlerine uzanan, akışkan ve melez bir tasarım öngörülmüş. Böylece, çevrenin kültürel ve ticarî gelişimine destek olunması amaçlanmış.

Dışarıdaki cam kaplı merdivenler, insanları kongre alanından kulenin 60 metre yükseklikteki lobisine taşıyor. Bu lobi, bir bakıma havada bulunan kamusal bir alan görevi görüyor. Tekil bir ofis binası olmaktansa, bu melez yapı, şehrin yaşamına entegre olan bir form ortaya koyuyor.

Tasarım, zemin kattaki süssüz ve sert görünümlü alanı, hareketli bir kamusal alana dönüştürüyor. Kulenin etrafına, şehre has sosyal alanlar, bahçeler, kafeler, dükkânlar ve restoranlar dağılmış.

Gustav Eiffel’in mühendislik ve yapım alanındaki yeniliklerinin takipçisi olan Phare Kulesi, sürdürülebilir tasarım için önemli bir sembol olmaya namzet. Binanın hem biçimi, hem de yönü, güneş ışığını tam fonksiyonlu olarak almasına olanak sağlıyor. Cephenin eğrisel ve çift katmanlı dış yüzeyi, ısı kaybını en aza indiriyor.

Kulenin üstündeki rüzgâr türbinleri, binanın havalandırılması amacıyla alternatif enerji kaynağı olarak kullanılıyor. Bu sistem sayesinde, yılın yarısı boyunca, herhangi başka bir enerji kaynağına ihtiyaç duymaksızın binanın havalandırmasının mümkün olacağı söyleniyor.

Unibail’in CEO’su Guillaume Poitrinal: “Bu sembolik projeyle, yenilikçi mimarîye çarpıcı bir örnek sunmayı ve yeni teknolojileri kullanarak bir sürdürülebilir gelişim modeli sunmayı amaçladık.”

Kaynak: Arcspace
Çeviri: mimdap

3 Yorum

  1. Barış Öke

    drcankor’a katılıyorum. Projenin cephesinin komple cam olması çevre binalarla ilişkisini sağlıyor gibi gözükebilir ancak gerek o girişte yükseltilen alanda göz önüne serilen asimetrik çelik strüktür gerek binanın formu ve özellikle de çatı kısmındaki bitiş birbirinden çok kopuk duruyor,yaptım oldu şeklinde ve bence başarılı olmuş diyemeyecegim bir tasarım olmuş..

  2. drcankor

    değişik olsun da nasıl olursa olsun! Böyle bir proje, ne ülkesine, ne de insanlığa bir katkı sağlayabilir, üstelik sadece yapım aşamasında değil, bittikten sonra, kullanım aşamasında da inanılmaz boyutlarda boşuna kaynak sarfiyatına neden olacaktır. Belki yapımcı şirketin ve tasarımcının uçuk zevklerini tatmin etmeye yarayabilir…

  3. didem özgür

    La Defans bölgesi için yeni ve güçlü ormlardan birisi. Ark dışında bilinen büyük boyutlu cam kutuların çevrelediği meydana bu tasarım duruşuyla yeni bir nitelik katıyor gerçekten. Yeni bir mimarlık havasının da habecisi şüphesiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir