Metropol Şemsiyesi

2 Dakika Okuma Süresi

Metropol Şemsiyesi

Metropol şemsiyesi,Encarnacion Plazasının çağdaş bir şehir merkezi olma potansiyelini ortaya çıkarıyor. Seville’in ortaçağ şehir merkezine özgü yoğun desenlerinden oluşam benzersiz şehir alanı rolü, ticaret ve boş zaman uğraşları gibi birçok aktiviteye olanak sağlıyor. Oldukça gelişmiş alt yapısı meydanı faaliyete geçirmeye yardımcı olarak turistler ve yerel halk için çekici bir hedef haline getiriyor.

Etkileyici yapılarıyla Metropol Şemsiyesi tasarısı, bir arkeoloji müzesi, otopark için yapılan kazılarda keşfedilen eski Roma kalıntılarıyla bir Antikuaryum,çiftçi marketi,asil bir plaza,şemsiyelerin içinde veya altında barlar ve restaurantlar, birinci katta bir açık hava sahnesi ve şemsiyelerin üzerinde şehre 30 metre yukarıdan bakılmayı sağlayan panaromik teraslara fırsat sağlıyor.

Kolonlar,plazaya ve müzeye geçiş için öne çıkan noktalar haline geldi.

Felipe Palomino Arquitectos tarafından tasarlanan arkeoloji müzesinde harabeler camdan görülür biçimde sergileniyor ve bu camlar yürüme alanı yaratıyor.

Poliüretan kaplamasıyla en büyük ve yenilikçi yapılardan biri olarak kabul edilen şemsiyeler, arkeolojik kazı alanından yenilikçi bir röpere dönüşerek tarihi ve yenilikçi şehir arasında eşsiz bir ilişki kuruyor.

Tasarım: j. Mayer H. architects
Sevilla, İspnaya

Site alanı: 18,000 m2
Yapılaşılan alan: 5,000 m2
Toplam zemin kullanımı: 12,670 m2
Tamamlanışı: 2011 İşveren: Ayuntamiento de Sevilla und SACYR

Proje mimarları:
jürgen Mayer H.
Andre Santer
Marta Ramírez Iglesias
Teknik danışmanlık/Çok disiplinli Mühendislikler: Arup
Proje Manajeri: jose de la Peña, jan-Peter Koppitz
Ahşap Konstrüksiyon: Finnforest-Merk GmbH, Aichach
Fotoğraflar: Fernando Alda

Kaynak: Arcspace
Çeviri: Nisan Atalay

5 Yorum

  1. gurban

    fena degil gurbanım..

  2. Ceren Kudug

    Oldukca basarili buldum. Kentsel dokunun koseli cizgilerinin icinde tamamen kontrast durusu, adeta sehre eklem olusturmus bir bag dokusu gibi yayilisi/sizmasi, ve bence en onemlisi, amorf formunun sadece bir ‘anitsal yapi’/heykel’ olmanin otesine gecerek mekansal karsiliklar bulmasi.. Formuyla, disaridan bakildiginda uyandirdigi heyecanin sonrasinda, ulasilan mekansal karsiliklarla bu heyecanin surece donusmesi, her kivrimlanisinin farkli anlamlara donusup, formun ‘gelisiguzellik’ten uzaklasmasi, guclu bir eklem olusturup insanlari gercekten toplayip dagitabilecek potansiyel tasimasi, tam bir 3 boyutluluk barindirmasi gibi ozellikleriyle bulundugu yere gercekten cok siki tutunmus hissi yaratti bende.. Alt ust kavramlarini yok ederek, insani yerin altindan, 30 metre yukarisina kadar akiskan bir sekilde tasimasi cok olumlu. Yerin altinda topraga bakarken, en ustte terasa ulasip gozlerin gokyuzunde son bulmasi/sonsuza degmesi kavramsal olarak cok anlamli geldi. Bu arada alt ust kavrami yok oldugu gibi ic dis/yapinin ici disi kavrami da yok edilmis ve ya sorgulanmis..

  3. O. Erturk

    Kent’e sosyal kültürel bir katkısı oldugu yadsınamaz ancak ben biraz abartılı bir kentsel müdahale olduğunu düşünüyorum. Bu projeyi meydana bakan apartmanların sakinlerine sormak lazım bir de; ya da bu meydanı kullanan insanalara. Ölçeğin kaçtığını tepedeki terasın kente çok bir şey katmadığını düşünüyorum insanların yaşamından alıp götürdülerinin yanında. Yine de gezmeden şehri bir miktar tanımadan hüküm vermek yanlış olur ancak müdahale gerçekten abartılı. Yıllar içinde insanların bu denli ağır çizgilere sahip, başlagıçta yaratıcı ve ilgi uyandırıcı görünen bu tasarımdan sıkılacakları ve eleştirmeye başlayacakları düşünüyorum.

  4. Canan Palalı

    Kent şemsiyesi gerçek anlamda bütün boyutuyla ve kentsel estetiği ile dikkate değer. Bu ölçek ve kapsamda düzenlemeleri biz de görür müyüz acaba?

  5. FATIMA NUR

    ELLERİNİZE SAĞLIK ÇOK GÜZEL OLMUŞ BÖYLE MİMARİ YAPILARI NASIL HAYAL EDİP, ÇİZİP, İNSANLIĞA SUNUYORSUNUZ ? BAYILIYORUM BU TİP YAPILARA BENDE İNŞALLAH BÜYÜK BİR MİMAR OLURUM

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir