Flamenko Uluslararası Okul Müzesi
Tasarım: MUS ARCHITECTURE
Genellikle dansçıların hareketleri ve jestleri, ifade ve gerilim dolu olur. Dansçıların sallanan kalça hareketi, onların parmakları ve kostümlerinin süs fırfırları, hareketlerinin neticesinde düzgün bir titreşimle deneyim ve duygunun iç dünyaya hayranlık bırakan izler oluşturur.
Dans; ritmik ve dinamik müzik inanılmaz estetik duygularının, bütün duyularını hayal ve uyanışı dünyanın içine biz seyircilere iletir. Öneri olarak gösterildiği gibi alıngan flamenko kültürünün özel mimarisinin nasıl görünmesi gerektiğini MUS Mimarlar bu sanatsal oluşumları yorumlayarak ortaya koyarlar.
Bu projenin tasarım yönetimi ve bina formu flamenko ruhunu yansıtıyor. ISMOF (Flamenko Uluslar arası Okul Müzesi) binanın iç ve dış alanlardaki temalı heykel yorumu ile oluşturulmuştur. Bina katları, arazinin farklı yüksekliğine yanıt veren dinamik ses dalgalarını; sinüzoidal bir yansıması ve onun şeması gibi yükselir ve düşer. Yelkenleri tonoz kabinli zemin katta geniş bir meydanda bulunan bina iç programı dışı kadar önemlidir aslında. Boşluklu alanları sadece cam levha ayrılır. Bunun sonucu olarak iç ve dış alanlarda kendilerini ifade eden saçaklar tonozları altında akan bir dalga gibi düşünülmüştür.
Katı açılarıyla çevreyi açmak ve yükselen – üst plaza “kase” şeklinde ortaya çıkar. Üst kare arazi seviyesinde Kuzey ve Güney yönünden bir rampa üzerinden doğrudan kamusal alan olarak kullanılabilir. Bu aslında bir bahçe, rekreasyon alanı ve bir açık hava amfi tiyatro gibi boşluktur ama en önemlisi, çeşitli kitlesel sanatsal etkinlikler için bir arena olarak kullanılabilecek geniş bir açık alandır aynı zamanda. Müzenin seyir terası binanın en üst kısmında bulunmaktadır.
Katları oluşturan yüzeylerin yapısı, projenin çok önemli bir yönüdür. Visions, hareket, dinamizm, duygusal gerilim yüklü ve resimlerdeki fırfırlarla bir süslü bir elbise gibi, mimari dekoratif delikli barınakların meydana getirdiği bu proje, özel bir ilham kaynağıdır. Katı yapısal makyaj beklenmedik ilişkileri oluşturarak çok sayıda kıvrımı meydana getirir. Bu kıvrımları yatıştıran ve pürüzlülük yaratan, binanın sağlam bir kontrast yüzey ilişkisi içinde kullandıran doku ISMOF tensel mimarisini yaratan bir başka faktördür.
Projenin renk düzeni doğal ve kaba “kitle, kil ya da taş” şeklindeki heykel malzemeleridir. Bina esasında bir heykel formundadır, güçlü bir ışık ile etkileşime girer. Dinamik aydınlatma ile bu etki çoğaltılır, bina aydınlatma ile uyarılır ve hareket kazanır. Işık yoğunlaştıkça mimarinin etkisiyle estetik ve duygusal deneyimler kullanıcılara geçmeye başlıyor.
Işlevsel programın bu şekilde işleniş, pek çok olası senaryolar biridir ve onun kapsamı büyütmek veya azaltmak kullanım esnasında mümkündür. Projenin kavramsal tasarım içeriği birincil odak noktasıdır.
Kaynak: Archdaily
Çeviri: Mimdap






















