1931’de Gördes’te doğmuştur. Diyarbakır kökenli olmakla birlikte babasının asker olması nedeniyle Türkiye’nin birçok farklı yerinde çocukluğunu geçirmiştir. Liseyi Kabataş Erkek Lisesi’nde üstün başarıyla tamamlamış, ardından İTÜ Mimarlık Fakültesi’ne girmiştir. 1953’de ise İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden birincilikle mezun olmuştur. 1953 yılında mezuniyetini takiben profesör W. Tiedje tarafından Stuttgart’a bir sene çalışmak üzere davet edilir. 1954’te İTÜ Mimarlık
Fakültesi’nde asistan olarak göreve başlar. Bu göreve Prof. Bonatz’ın tavsiyesi ile atanmıştır. 1958 yılına kadar Prof. Kemali Söylemezoğlu ile çalışmış ve bina bilgisi derslerine girmiştir. 1958-1968 yılları arasında Maçka Teknik Okulu’nda hocalık yapmıştır. Aynı zamanda Özel Işık Mühendislik ve Mimarlık Okulu’nda ders vermiştir. 1961-1962 yıllarında Mimarlar Odası Merkez Kurulu’nda görev almıştır.
1963-65 yılları arasında askerlik hizmetini yaparken Gülhane Askeri Tıp Akademisi İnşaatı Kontrolörlüğünü yapmış ve aynı zamanda DTP Hastane Standartları Komisyonu’nda çalışmıştır. Bu arada 126 mimari proje yarışmasına katılmış, bunlardan 20 yarışmada mansiyon, 60 yarışmada ise birincilik, ikincilik, üçüncülük ödülleri almıştır.
1984-1987 yılları arasında İstanbul Belediyesi’nde başkanlık danışmanlığı, 1995’te başbakanlık müşavirliği yapmıştır. 1953 yılından vefat ettiği 2005 yılına kadar 52 yıl boyunca serbest mimarlık yapmış ve en az 250 mimari projeye imza atmıştır.
1990 yılından itibaren ise kızı Y. Mimar Suzan Sanlı Esin ile Ulus’da yapımını da üstlendiği Çamlıtepe Sitesindeki tasarım atölyesinde Sanlı Mimarlık adı altında hiç yorulmadan, inanılmaz bir meslek sevgisi ve heyecanıyla çalışmayı sürdürmüştür. Türkiye’nin birçok yerinde inanılması zor sayıda iş yapmış, konut, hastane, okul, spor tesisi, stadyum, otel, kültür merkezi, tatil köyü, alışveriş merkezi, restoran, çok katlı ofis binası, TV kulesi, anıt mezar gibi çok değişik türde ve ölçekte yapı tasarlamıştır.
SUZAN SANLI
1966’da İstanbul’da doğmuştur. 1984’de İstanbul Amerikan Robert Lisesinden mezun olarak İTÜ Mimarlık Fakültesine birincilikle girmiştir. 1986 -1988 yılları arasında A.B.D.’de Kuzey Karolina Üniversitesi’nde eğitimini sürdürmüş, 1988’de tekrar İ.T.Ü’ye dönerek 1990’da babası Yılmaz Sanlı gibi mimarlık fakültesini birincilikle bitirmiştir. 1993’de yüksek lisansını tamamlayarak doktora eğitimine başlamıştır.1984 yılında mimarlık yaşamına attığı ilk adımla birlikte Yılmaz Sanlı ile çalışmaya başlamıştır. Babasının 30 ağustos 2005’de vefat ettiği güne kadar, 21 yıl boyunca, 2 senelik ABD eğitimi dışında Yılmaz Sanlı’nın yanından ayrılmamış, bu büyük mimarla ellinin üzerinde projede çalışma ayrıcalığına sahip olmuştur. Şu anda Ulus’da beraber çalıştıkları mimarlık atölyesinde Sanlı Mimarlık olarak mimari tasarım hizmetlerine devam etmektedir.
30 ağustos 2005’de babam Yılmaz Sanlı’nın zamansız vefatı ile SANLI MİMARLIK için yeni bir dönem başlamıştır. Yerinin doldurulması mümkün olmayan bir kayıptır. Ancak onun bana verdiği meslek sevgisi, yalınlık, dürüstlük, mütevazılık dersleri ile Sanlı Mimarlığı Yılmaz Sanlı ismine yakışır biçimde sürdürmek en büyük hedefimdir.
YILMAZ SANLI MİMARLIĞI
1950’li senelerden 2005’e kadar uzanan son derece zengin ve renkli bir mimari miras, iki yüzü aşan, her biri özgün tasarım çözümü… Bitmeyen bir enerji, odaklı bir konsantrasyon, inanılması güç bir “kıvrak” zeka ve yaratıcılık… Bütün gece oturup da çözülemeyen bir tasarım problemine 5 dakikada bulduğu yanıt ve arkasından o sıcacık gülüşü ile “Neymiş, mimarlıkta çözüm sonsuzmuş…” Sözleri kulaklarımda yankılanıyor. Çok okuyan, çok gezen, çok düşünen, çok dostu olan bir mimar, çok özel bir insan Yılmaz Sanlı. Ne yazık ki sevgili Neşet Arolat’ın dediği gibi “Dünya artık hepimiz için daha tenha.”
MESLEKTEKİ İLK YILLAR
Mesleğinin ilk dönemi akademik görevler ve yarışmalarla sağlanan projeler ile tanımlıdır. Modernizmin katı kurallarının etkin olduğu bu dönemde fonksiyonun ön plana çıktığı, matematiksel kurguya dayalı tasarımlar gözlenir. Brütalist özellikler taşıyan bu yapılarda yapay ve dikey strüktürel elemanlar ve temel geometrik biçimler ile monotonluktan uzak dinamik kompozisyonlar yakalanmıştır.
Parçalanan dış yüzeylerde süsleme, malzeme çeşitliliği yoktur ama ışık ve gölge oyunları ile ekspresyonist bir yaklaşım vardır. Bu yapılar neredeyse yarım asırlık olmakla beraber bugünkü çağdaş mimari tutumlara referans olabilecek niteliktedir. Tekel Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı veya Gülhane Askeri Tıp Akademisi yapılarında modern mimarinin güçlü etkisi açık olarak gözlenir.
■TEKEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, UNKAPANI, İSTANBUL, 1960 (8000 m2)
■TARABYA YAPI KOOPERATİFİ, İSTANBUL, 1960 (14 000 m2)
■KIZILAY İŞÇİ SİGORTALARI BİNASI, ANKARA, 1961 (14 000 m2)
■EREĞLİ DEMİRÇELİK FABRİKASI LOJMANLARI, EREĞLİ, 1966 (130 000 M2)
■YILMAZLAR I APARTMANI, ETİLER, 1966, İSTANBUL
■EGE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ, İZMİR, 1968 (40 000M2)
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BİNASI
ANKARA, 1966 (20.000m2)

EGE SPOR SİTESİ
İZMİR, 1958 (90.000M2)

ZİRAAT BANKASI GENEL MÜDÜRLÜK BİNASI
ANKARA, 1966 (20000M2)

GULHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ
ANKARA, 1967 (120 000M2)

■YILMAZLAR II APARTMANI, ETİLER İSTANBUL, 1970 (2500 M2)
■ADANA DEVLET SU İŞLERİ İDARE BİNASI, ADANA.1970 (4000 M2)
■İSTANBUL İLKYARDIM HASTANESİ, TAKSİM, İSTANBUL, 1972 (11 000 M2)
■ÖZDEMİROĞLU YALİSİ, SUADİYE, İSTANBUL, 1972 (500 M2)
■MAÇKA OTELİ, MAÇKA, İSTANBUL, 1973 (11 000 M2)
■KIYIKENT TATİL SİTESİ, SELİMPAŞA, İSTANBUL, 1973 (23 000 M2)
■CEMAL HÜNAL APARTMANI, MAÇKA, İSTANBUL, 1974 (4000 M2)
ÖZDEMIROGLU YALISI
SUADİYE, İSTANBUL, 1972 (500 M2)

Suadiye’de 1972’de deniz kıyısında bir yalı olarak inşa edilen, adeta betondan bir heykeli anımsatan çarpıcı bir yapıdır. Ne yazık ki önce kazıklı yol ile denizden koparılmış, sonra bahçesine yapılan çok katlı apartman bloğu ile iyice ezilmiş ve sonunda da yıkılmıştır. Bu da Yılmaz Sanlıyı müellif olarak çok üzmüştür. Yapıyı oluşturan işlevsel ve strüktürel elamanların doğrudan dışa yansıması ile çok elemanlı ama yalın bir kompozisyon yaratılmıştır.
Cephedeki yatay gölgeliklerin, bahçede ki pergolaların, heykelsi barbekü bacasının, bütünden kopuk merdiven ve çörtenlerin fonksiyonlarını vurgulayan bir ifadesi vardır. Bu yatay ve dikey elemanlar ile cam yüzeyler ve boşluklar arasında ise kontrast içeren bir gerginlik vardır. Ne ilginçtir ki böylesine heykelsi, plastik değerleri güçlü bir yapının planı orta sofalı t-tipi geleneksel Türk Evi şemasını örnekler.

İSTANBUL İLKYARDIM HASTANESİ
TAKSİM, İSTANBUL, 1972 (11 000 M2)
KIYIKENT TATİL SİTESİ
SELİMPAŞA, İSTANBUL, 1973 (23 000 M2).

Bir başka cesur girişimi de Selimpaşa, istanbul’da olmuştur. Kıyıkent Tatil Sitesi’ni, o günlerde bembeyaz kumlara, masmavi renge, değişik türde deniz canlılarına sahip Marmara denizinin kıyısında, “hiçbir yerin ortasında” ve üstelik de tam Kıbrıs savaşı arifesinde projelendirip yapımını da üstlenmiştir.
O yıllarda Yılmaz Güney yakın dostudur ve “Arkadaş” isimli o ünlü filmini Kıyıkent’de çekmiştir. Ne yazık ki onu izleyenler, Yılmaz Sanlı’nın doğaya ve çevreye gösterdiği saygıyı göstermemiş ve mantar gibi üreyen, alt yapıları yetersiz özensiz betonlaşma ile kentin yanı başındaki bu cennet bölgeyi kirletmiş, çirkinleştirmiştir.
MAÇKA OTELİ MAÇKA,
İSTANBUL, 1973 (11000 M2)
Yılmaz Sanlı’yı vefatından önce çok üzen başka bir olay da Maçka Oteli’nin yıkılmasıdır. Mimarlar Odası’na, Emekli Sandığı’na yaptığımız başvurular sonuçsuz kalmış ve bina biranda yok edilmiş ve müellifi olarak Yılmaz Sanlı’ya hiçbir açıklama gereği duyulmamıştır.
CEMAL HÜNAL APARTMANI
MAÇKA, İSTANBUL, 1974 (4000 M2)

Yılmaz Sanlı’nın üstünde durduğu diğer bir yapısı da Maçka’daki Cemal Hünal Apartmanı’dır.
Detaylar yine son derece sadedir, strüktürel ve strüktürel olmayan elemanlar ayrışmıştır. Katlara ait döşeme çizgileri dışarıdan okunur, çiçeklikler, çörtenler, saçak hizasındaki gölgelik ayrı ayrı tanımlanarak estetik amaçlı kullanılmıştır.
■CELAL YARDIMCI VİLLASI, İSTANBUL, 1980 (250 M2)
■POLONEZKÖY TATİL SİTESİ, İSTANBUL, 1980 (2200 M2)
■EROL SİMAVİ BODRUM VİLLASI, MUĞLA, 1983 (800 M2)
■EĞRİDİR KEMİK VEREMİ HASTANESİ, EĞRİDİR, 1983 (25000 M2)
■KEMAL ILICAK VİLLASI, BODRUM, 1983 (800M2)
■VEDAT DURUSEL YALISI, ANADOLU HİSARI, İSTANBUL, 1983 (700 M2)
■BEYTİ LOKANTASI, FLORYA, İSTANBUL, 1983 (3000 M2)
■124 KONUTLUK ULUS ÇAMLITEPE SİTESİ, İSTANBUL, 1983 (20 000 M2)
■TATLICI HB VİLLALARI, HİDİV KASRI, İSTANBUL, 1985 (10 000 M2)
■ALTIN BOYNUZ TATİL KÖYÜ (2250 YATAK )İ GÖÇEK, 1987 (150 000M2)
■TEKSER VİLLALARI, SARIYER, İSTANBUL, 1988 (10 000 M2)
■YÜCEL ÇELİK VİLLASI, LEVENT, İSTANBUL, 1988 (1200 M2)
POLONEZKÖYTATİL SİTESİ
İSTANBUL, 1980 (2200 M2)

1980 senesinde Polonezköy tatil sitesini tasarlar ve uygular. Yine Polonezköy ve yakın çevresindeki bugünkü tatsız betonlaşmayla karşılaştırıldığında Yılmaz Sanlı’nın ölçeğiyle malzemesiyle doğaya saygılı, ormanla, hayvanlarla, iklimle beraber yaşayan organik mimarisi son derece hoştur.
O, herkesin tam tersine yeşil dokuya en ufak zarar vermeden inşaatı bitirmiş, kendisi iki binin üzerinde ağaç fidanı dikerek doğaya katkıda bulunmuştur. Bu proje, Muğla evlerinden esinlenilen bacaları, ısıtma fonksiyonu üstlenmiş şömineleri, ahşap cephe elemanları, geleneksel kremit çatıları, kepenkleri, kemerleri, küçük pencereleri ile yeşilin içinde kaybolan bungalov tipi evlerden oluşur. Yıllar sonra bir zamanlar asistanlığını yaptığı Prof. Kemali Söylemezoğlu buraya gelir ve çevreyle bütünleşen mimarisinden dolayı Yılmaz Sanlı’yı kutlar. Bu kutlama kendisini çok duygulandırır.
EROLSİMAVİ BODRUM VİLLASI
MUĞLA, 1983 (800M2)
işte 1980’li yılların başında ona Bodrum’u sevdiren ilk mimari eseri Simavi Ailesi için tasarladığı Bodrum Villası’dır. Bodrum Marinası’na ve tarihi kaleye tepeden bakan beyaz heykelsi bir yapıdır. 1983’de tamamladığı bu ev, dışta Bodrum mimarisinin yalınlığını taşırken iç mekanında hacimler arası renkli perspektifler yakalar.
KEMAL ILICAK VİLLASI
BODRUM, 1983 (800M2)
Bodrum’da Yılmaz Sanlı’nın beğeniyle söz ettiği o dönemlerdeki bir diğer yapısı da Kemal Ilıcak evidir. Bu villa yine sade geometrisi ve yalınlığı ile Bodrum mimarisinden referans alır ve topografyayla uyum içinde araziye yerleşerek deniz manzarasına hakim olur.
BEYTİ LOKANTASI
FLORYA, İSTANBUL, 1983 (3000 M2)
1974 yılında Florya’da Beyti Et Lokantası için bir proje hazırlamıştır. Ne var ki çeşitli nedenlerle zaman zaman inşaata ara verilmiş ve bina 1983 yılında hizmete açılabilmiştir. Bu yapı 1994 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülüne aday gösterilmiştir.
1970’lerde Büyükçekmece’de yer alan, popüler bir kebapçı vardır: Beyti. Bu restoranın sahibi, 1974 yılında, yabancı devlet adamlarının, üst düzey politikacıların, devlet başkanlarının ve kalabalık turist topluluklarının ağırlanabileceği kapasite ve karakterde bir bina talebi ile Yılmaz Sanlı’ya başvurur. Bu nedenle Türk geleneklerini sembolize edecek bir yapı ister. Beyti’de kullanılan geleneksel mimari öğeler, kesinlikle birer kopyalama değildir.

Yılmaz Sanlı tarafından yorumlandıkları biçimleri almışlardır. O yıllara ait çağdaş malzemeler ve yaklaşımlar geleneksel mimari ile yoğrulmuştur. Bu anlayış ve malzeme seçimi açılıştan 23 sene sonra dahi binaya aynı yeniliği koruyabilme şansını getirmiştir. Yapının gerçekleşmesinde kendi kadar mimar Haluk Üner’in de emek verdiğini sık sık dile getirir.
■MASİS TATİL EVLERİ, PODİMA, İSTANBUL, 1990 (10 000 M2)
■UTİM OFİS, ÇARŞI, OTEL KOMPLEKSİ, ZEYTİN BURNU, İSTANBUL, 1990 (270000 M2)
■POLAT PENTA OTEL, YEŞİLKÖY (ŞİMDİ RÖNESANS ), İSTANBUL, 1991 (65 000 M2) (müşavirlik)
■TÜRKER İNANOĞLU SAPANCA EVİ, KOCAELİ, 1992 (1000 M2)
■HALİT REFİĞ SAPANCA EVİ, KOCAELİ, 1992 (150 M2)
■YÜCEL ÇELİK EVİ, KAŞ, ANTALYA, 1992 (700 M2) !
■TATLICI APARTMANLARI, SARIYER, İSTANBUL, 1993 (15 000 M2)
■ÇİLLER DEMİRCİKÖY VİLLALARI, KİLYOS (PROJE), 1993 (10 000M2)
■TEPEÖREN ÇİFTLİK EVLERİ, İSTANBUL(PROJE),1994 (200 000M2)
■GÜLMAN BÜRO BİNASI, İSTANBUL (PROJE), 1994 (2000 M2)
■İDİL İNŞAAT APARTMAN BLOKLARI, ANTALYA.1994 (10 000M2)
■YEŞİLVADİ KONUTLARI, LEVENT, İSTANBUL (PROJE), 1995 (100 000 M2)
■ARTEMİS KONUTLARI, ULUS, İSTANBUL (PROJE), 1995 (5000 M2) ,
■K.YİĞİT OFİS BİNASI, MASLAK, İSTANBUL (PROJE), 1995 (5000m2)
■YÜCEL ÇELİK EVİ, POLONEZKÖY, İSTANBUL, 1995 (1000 M2)
■K.YİĞİT EVİ, POLONEZKÖY, İSTANBUL, 1995
■ONEP PLASTİK CERRAHİ KLİNİĞİ, LEVENT, İSTANBUL, 1995 (1400 M2) ,
■ELMA BAHÇELERİ EVLERİ, POLONEZKÖY, İSTANBUL, 1995 (5000 M2)
■MARTI MYRA TATİL KÖYÜ, TEKİROVA, ANTALYA, 1995 (100 000 M2)
■TAŞYAPI FİRMASI İÇİN APARTMAN, GÖZTEPE, İSTANBUL, 1996 (2500 M2)
■TATLICI KANLICA YALISI, İSTANBUL.1996
■ÖMER ÇAVUŞOĞLU EVİ, REŞADİYE, İSTANBUL, 1996 (750 M2)
■NAZLI ILICAK VE ASLI ILICAK EVLERİ, BEYLERBEYİ, İSTANBUL, 1996 (1000M2)
■SANLI AİLESİ POLONEZKÖY EVLERİ, İSTANBUL, 1997 (1500 M2)
■BODRUM CENNET KOYU EVLERİ, MUĞLA (PROJE), 1998 (10 000 M2)
■YAĞCILAR İNŞAAT ALTINOLUK EVLERİ, AYVALIK, 1998 (5000 M2)
■ENDEM İNŞAAT TV KULESİ VE APART-OTEL, BEYLİKDÜZÜ, İSTANBUL, 1998 (İNŞAAT YARIM KALDI)
■TURGUT ÖZALANIT MEZARI, İSTANBUL, 1998
■HEBİL KOYU EVLERİ, BODRUM, MUĞLA (PROJE), 1998 (10 000 M2)
■TEPEÖREN ÇİFTLİK EVLERİ, İSTANBUL(PROJE), 1994(200 000M2)
■YEŞİLVADİ KONUTLARI, LEVENT, İSTANBUL (PROJE), 1995 (100 000 M2)




ELMA BAHÇELERİ EVLERİ
POLONEZKÖY, İSTANBUL, 1995 (5000 M2)

Polonezköy, koruma alanı olarak kabul edilmeden önce Sanlı Mimarlığın birçok tasarıma imza attığı bir bölge olmuştur. Yılmaz Sanlı Elma Bahçesi Evlerinde yine çevresel faktörleri ön planda tutarak doğaya saygısını ispatlamıştır. Burada daha önce Sayın Erol Evgin tarafından tasarlanmış bir grup ev yenilenmiştir. Uygulaması 3C İnşaat Firması (Sayın merhum Cevdet Uygur ve Sayın Celal Uygur) tarafından gerçekleştirilmiş bir projedir.
MARTI MYRA TATİL KÖYÜ
TEKİROVA, ANTALYA, 1995 (100 000 M2)

Antalya Tekirova’da yer alan Martı Myra, 100 dönüm arazi üzerinde inşa edilmiştir. İnşaat aşamasında 1601 adet çam ağacı tümüyle korunmuştur. Martı Myra doğayla bütünleşmiş bir tatil köyü projesidir. 545 oda, 1 kral dairesi ve 6 süit ünitesi vardır. 285 metre uzunluğunda bir kumsalı ve 1805 m2lik organik formlu, içice geçen 7 adet yüzme havuzu vardır. Resepsiyon binası, restoran, havuz-bar, misafirhane gibi farklı yapılar aynı çatı örtüsü karakteri ile ağaçların arasında havuzların ve göletlerin etrafında doğayla uyum içinde yerleştirilmiştir.




ONEP PLASTİK CERRAHİ KLİNİĞİ
LEVENT, İSTANBUL 1995 (1400 M2)

Levent’te ağaçlar arasında yer alan ve 1200 m2 lik bir çalışma alanı içeren ultra modern bir plastik cerrahi ayakta tedavi hastanesidir.
Yılmaz Sanlı, mevcut bir Levent villasını modern bir hastaneye dönüştürmüştür. Son teknoloji ile donatılmış iki ameliyathanesi ve dört ameliyat sonrası bakım ünitesi vardır. Yılmaz Sanlı’nın projelendirdiği bu yapının uygulaması 3C İnşaat firması tarafından yapılmıştır.
TURGUT ÖZAL ANIT MEZARI
İSTANBUL, 1998

Sekizinci cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın anıt mezarının tasarımı Sanlı Mimarlık tarafından, inşaatın uygulanması ise İdil İnşaat tarafından yapılmıştır. Bu proje ve uygulama 50 gün gibi çok az bir sürede tamamlanmıştır ki bu çok az bir süredir. Aslında böyle bir sürede değil uygulama, avam proje dahi yapılamaz.
Anıtmezar, sekiz adet 35 metre yüksekliğinde bakır kaplanmış konstrüksiyon ayak, kurşun kubbe ve kubbenin altında ayaklara asılmış üç metre çapında kurşun küreden oluşur. Bu yapıda hedef, Özal’ın kişisel özellikleri ve Türk-İslam sentezinin Batılılıkla bağdaşabileceğinin ispatıdır.
ENDEM İNŞAAT TV KULESİ VE APART-OTEL,
BEYLİKDÜZÜ, İSTANBUL, 1998 (İNŞAAT YARIM KALDI)

Endem İnşaat için tasarlanan bu kulenin inşaatı 1998’de başlamıştır ancak ekonomik nedenlerle yarım kalmıştır. İnşaat sonunda eklenecek verici anteniyle 236 metrelik yüksekliğe ulaşılacaktır. Tamamlandığında Türkiye’nin en yüksek, Avrupa’nın 3’üncü, dünyanın 10’uncu en yüksek kulesi olacağı düşünülmektedir. İstanbul’a tepeden bakacak olan bu kulenin 144’üncü metresinde 280 kişilik lokanta ve seyir terasının bulunacağı döner bir bölüm düşünülmüştür.
Kulenin yanında yapılacak Medya Merkezinde ise 2000 kişilik konferans salonu, stüdyolar, iş ve alışveriş merkezi yer alacaktır.
HEBIL KOYU PROJELERİ
BODRUM, MUĞLA, 1998
LARA OTEL ESKİZİ 2000

Antalya’da yapılması düşünülen bir otel için teklif projesidir, uygulanmamıştır ancak Yılmaz Sanlı için öncelikli bir tasarımdır. Organik kurguyu, eğrisel ve dairesel yapılanmayı çevreyle uyumlu olduğu sürece kullanma taraftarıdır.
Özellikle işlevsel açıdan büyük metrekare gerektiren yapılarda bu yaklaşımı çok doğru bulur. Yumuşak konfigürasyon ve kademelenmenin büyük ölçekli yapıyı çevreyle uyumlu hale getirdiğine ve yapıya hantallık yerine formal güç yüklediğine inanır.
ERDOĞAN ŞENAY EVİ
TORBA, BODRUM, 2001
Bodrum’un en güzel bölgelerinden biri olan Torba’da gerçekleştirilmiş özgün bir projedir. Önce büyük bir konut projesi olarak yola çıkılmış ama apart otele dönüşebilir bir çözüm içermesi de ön koşul olarak belirlenmiştir. Merkezi bir plan söz konusudur. Burada binanın büyüklüğünün neden olacağı hantallık, bina bileşenlerine atanan heykelvari ifadelerle kırılmıştır. Böylece yapı tipik Bodrum mimarisiyle uyumlu kılınmıştır.
ÖMER ÇAVUŞOĞLU EVİ, BODRUM 2002

Yılmaz Sanlı’ya ait bir diğer uygulanmış ve çok beğenilmiş Bodrum projesi de Karianda Evleri projesidir. Türkbükünde tepede eğimli bir arazide inşa edilmiş bir projedir. Yüklenici Timsan İnşaat adına yakın dostu ÖmerÇavuşoğlu’dur. Bu uygulamada ÖmerÇavuşoğlu Evi’ne bakıldığında yine Yılmaz Sanlı’nın heykelsi yaklaşımı ve Bodrum mimarisinin özgün yorumu gözlenir.
TAŞYAPI MASLAK BLOKLARI
İSTANBUL (PROJE), 2004

Taşyapı inşaat firmasının şu anda uygulamasını yaptığı Mashattan projesi yerine ilk aşamada farklı mimari gruplardan teklif alınmıştır. Biri de Sanlı Mimarlık’tır.
Firmanın ilk tercihi bizim projemiz olmakla beraber, daha sonra kararları değişmiş ve Mashattan projesinde karar kılınmıştır. Sanlı Mimarlık projesi, arsanın topografyasından yola çıkan, alçalan ve yükselen bloklardan oluşan, kot farklarından yararlanılarak yüksek bloklar arasında müstakil ev izlenimi bırakan teras evleri ön plana çıkaran yine özgün bir projedir. Tüm taşıt trafiğinin yol altına alındığı, su oyunları ve yoğun yeşil dokuyla örülmüş olduğu bir projedir, Uygulanamaması Sanlı Mimarlık olarak bizi üzmüştür.
ŞAMARA SPORTS COMPLEX, RUSYA, 2002 PROJE




TÜRKER İNANOĞLU MASLAK SHOW CENTER, 2004
10 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş olan Türker İnanoğlu Maslak Show Center Kasım 2005’de hizmete açılmış
olan dev bir kültür merkezidir. Bu merkezde 800 m2lik bir fuaye, 2010 kişilik ana salon, bir tiyatro salonu, 5 sinema, toplantı salonları, kafe-barlar vardır.
Projenin en iddialı özelliği, büyük organizasyonlar, şovlar, müzikaller, konserler için tasarlanmış olan ana salonudur. Ana gösteri salonunda üst katta localar bulunur. 250 metrekarelik bir sahnesi vardır. Bu sahnenin ortasında 50 metrekarelik döner ve yükselen bir sahne
daha vardır. Sahneye kamyon dahi indirebilecek bir araç asansörü konmuştur. Sanatçı asansörü de ayrıca düşünülmüştür. 380 kişi kapasiteli, 86 metrekarelik sahnesi olan diğer tiyatro salonu ise daha küçük gösteriler için kullanılır. 4 adet 120-200 kişi kapasiteli sinema salonu yanında 1 adet 60 kişilik özel gruplar için tasarlanmış VIP sinema salonu mevcuttur. Bu evlere bakıldığında yine Yılmaz Sanlı’nın heykelsi stilinin üç boyutlu uygulamaları görülür. Binalarda yapay süslemeden uzak, yalın geometrik araştırmalar söz konusudur. Sonuç, kütledeki hareketlerle elde edilen ışık-gölge oyunlarıdır.
TAŞYAPI REŞADİYE EVLERİ – İSTANBUL, 2005

Taşyapı firması için hazırladığımız ikinci proje TAŞYAPI REŞADİYE EVLERİDİR. Şu anda uygulanmaktadır. Bahçe içinde toplam 11
adet evden oluşan bir tasarımdır. Orman kıyısında doğayla bütünleşen, yoğun bir yeşil dokunun hedeflendiği çok renkli ve dinamik bir projedir.
TAŞYAPI ALMONDHILL BLOKLARI

ACIBADEM, İSTANBUL, 2005 – UYGULANMAKTA OLAN SUZAN SANLI PROJELERİ
TAŞYAPI ALMONDHILL Taşyapı firması için yapılan üçüncü proje de Acıbadem Almondhill’dir. Boğaz Köprüsü ile Marmara denizi arasında kuzey-güney yönünde ve E5 karayolundan 12-15 metre yukarıda
yer alan 106 dönümlük arazide 200 bin metrekarelik bir konut projesidir. Firma, bu proje için farklı firmalardan öneri almıştır.
Sanlı Mimarlığa projenin verilme nedeni ise üç mahalle oluşturma düşüncesidir. Üçe bölünme nedenleri özetle, ulaşım, adres
kolaylığı daha küçük kalabalıkların komşulukları gibi bugünlerde gündemde olan büyük sitelerde yitirilmiş olan özellikleri koruma çabasıdır.
Tasarım, işveren istekleri doğrultusunda, 3 değişik tipte yaklaşık 650 daire olarak üç mahallede yedi katlı bloklardan oluşmuştur. Toplam 22 adet 7 katlı blok vardır. İnşaat başlamıştır. Bu projede Sanlı Mimarlık olarak hedefimiz, kendi içinde yaşayan, yeşillikler içinde, oturanların tüm ihtiyaçlarını karşılayan, renkli, dinamik, bol alternatif sunan bir proje tasarımıdır. Yenilikçi bir mimari yaklaşım bağlamında sadeliği ve şıklığı yansıtan, klasik ve modern çizgilerin bir sentezi olan konut blokları ortaya çıkmıştır.
SUZAN SANLI KEMERCITY APARTMENTS
GÖKTÜRK, KEMERBURGAZ, 2006
Son işimiz Kemerburgaz – Göktürk Beldesi’nde Gün İnşaat firması için tasarlanmış ve inşaatı devam eden 30 daireli bir konut projesidir. Bu proje Yılmaz Sanlı’nın eksikliğinde ama onun tasarım prensipleri doğrultusunda geliştirilmiştir. 125m2, 167m2, 193m2 ve
239m2 büyüklüğünde net çözümlerle tasarlanmış 30 daireden oluşan 5 katlı 3 blok ve toplam 5500 m2lik bir bir inşaat söz konusudur. Arsa boyutları ve Göktürk imar koşulları çerçevesinde üç blok bitişik nizamda yerleştirilmiştir. Öne ve geriye çekilmelerle, cephede oluşturulan hareket ve farklı malzemelerin yan yana kullanımı ile yalın ama dinamik bir mimari hedeflenmiştir. Blokların sırtı yola dönüktür, yere kadar camları, büyük balkonları ile salon cepheleri öndeki yeşile ve havuza açılır. Yüzme havuzu, çocuk havuzu, çocuk parkı, barbekü alanı, havuz-barı, kapalı garajı, fıtness center’ı, saunası ile yaşayana konfor sunan, renkli ama yalın, çocuklu yaşamı kolaylaştıran çağdaş, ayrıcalıklı bir Sanlı mimarlık projesi hedeflenmiştir.
Hazırlayan: Y. Mimar Suzan Sanlı, Esin YILMAZ SANLI Archidek, Sayı 6



2 Yorum
Orçun Kuzey
Yılmaz Sanlı 2000 li yılların başına kadar çok ciddi bir marka ülkemizde. En önemli yapılar hep elinden çıkmış ve usta bir tasarımcı olduğu eserlerinden belli. Bu kadar üretken ve beraberinde bu kadar yaratıcı olan bir mimar zor gelir.
Cemal Hünal Apartmanı | Her Umut Ortak Arar - Nilay Örnek
[…] mimdap.com‘da da şöyle bir paragraf var: “Yılmaz Sanlı’nın üstünde durduğu diğer bir yapısı da Maçka’daki Cemal Hünal Apartmanı’dır. Detaylar yine son derece sadedir, strüktürel ve strüktürel olmayan elemanlar ayrışmıştır. Katlara ait döşeme çizgileri dışarıdan okunur, çiçeklikler, çörtenler, saçak hizasındaki gölgelik ayrı ayrı tanımlanarak estetik amaçlı kullanılmıştır.” […]