Hükümet, İstanbul’un Kuzey ormanlarını, su havzalarını yok etme, kenti kuzeye doğru genişleterek ulaşım ve altyapı sorunlarını iyice içinden çıkılmaz hale getirme pahasına, Karadeniz kıyısına üçüncü bir hava limanı inşa etmeyi planladı ve bunun için gereken imar planı değişikliğini askıya çıkarttı. Harfiyat, dolgu çalışmaları başladı. Öngörülen 2.5 milyar m3’lük dolgu’nun herbirisi 25 m3 taşıyan yaklaşık 100 000 000 kamyon edeceği görülünce kotun indirilmesine karar verildi.
Sorunlar:
Plancıların “sakın yapmayın” dedikleri, İstanbul Planlarında yer almayan bu havalimanı uzmanlara göre:
.Bir çevre felaketidir. Kentin ormanlarını ve su kaynaklarını tehdit etmektedir.
.Kente uzaklığı nedeniyle çok büyük ulaşım sorunlarına ve maliyetlerine neden olacaktır.
.Kentin kuzeye büyümesini teşvik edecek, doğal kaynaklarını yok edecek, kenti çok büyük ulaşım, altyapı, hizmet sorunlarıyla karşı karşıya bırakacaktır.
.Elli kilometre kuralı nedeniyle Atatürk Havalimanının devre dışı kalmasına neden olacak, bu alanda yapılacak spekülatif yatırımların önünü açacak zaten yetersiz olan altyapının daha da kötü bir duruma düşmesine neden olacaktır.
Yolcu sayısı gerçekçi mi?
Ayrıca yine uzmanlara göre ön görülen yolcu sayısı hayalidir. Bunun gerçekleşmesi mümkün değildir.
Çünkü; 140 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanı dünyanın en büyük havalimanlarının kapasitesini %50 aşmaktadır. Atatürk Havalimanının şu an için 50 milyon olan yolcu sayısının da üç mislidir.
Ayrıca; proje için öngörülen arazi eski kömür çukurlarının bulunduğu alanda bulunmaktadır ve çukurlara doludur. Son derece elverişsiz bir zemin üzerine yapılması planlanan devasal havalimanının öngörülen bütçesi tamı tamamına 46 milyar dolardır. Bu rakam Sabiha Gökçen havalimanı maliyetinin tam 92 katıdır. Beklenen 140 milyon yolcu ise yine uzmanlara göre saçmadır. Çünkü bir havalimanı için maksimum kapasitenin 100 milyon dolayında olduğu, hava trafiğinden kaynaklanan sorunlar yüzünden bu rakamın aşılması halinde en az 50 kilometre mesafeye ikinci bir havalimanı yapılarak bu rakamın tutturulmasının mümkün olduğu şeklindedir ki öngörülen hazırlanan projede böyle bir durum söz konusu değildir.
Yeni Havalimanı için bir başka sorun da kot sorunudur. Eski kömür ocaklarının çukurları üzerine yapılması planlanan havalimanının çukurların doldurulması için gereken yaklaşık 2,5 milyar m3 malzemeye ihtiyacı var. Bu da yaklaşık her biri 25m3 kapasiteli 100 milyon kamyon toprak yapıyor. Hesapta Kanal İstanbul’dan gelecek bu toprakla zemin oluşturacaklardı. Ancak bu da şimdilik gecikmeli gözüküyor. Halbuki bunlara hiç gerek yok. Sabiha Gökçen’in arazisi bu çapta bir havalimanını dolgusuz, çok fazla harfiyat da gerektirmeden karşılayacak büyüklükte ve daha önemlisi ekolojik sorunları aynı büyüklükte yaratmayacak konumda. Tabi bir başka konu da bu çapta bir havalimanına İstanbul’un gelecekte gerçekten ihtiyacının olup olmayacağı. Dünyanın en büyük yolcu trafiğinin yaşandığı Avrupa ve Amerika sahası dışında kalan bir konumumuz var. Çin, Hindistan, Okyanusya uçuşlarında ise bu alanda büyük yatırımlar yapan Körfez Ülkeleri ile rekabet sorunları var. Ancak bu kadar yolcuyu bulacağımızı varsayarsak bu yatırım anlam kazanabilecek.
Yeniyüzyıl Üniversitesinde diploma projesi konularından birisi de havalimanıydı. Şeyma Çağtay bu konuyu ele aldı. Soru şuydu: acaba Kuzeye her açıdan sorunlu bir havalimanı yapmak yerine Sabiha Gökçen Hava limanı büyütülebilir, pist sayısı arttırılabilir ve kentle bağlantıları mükemmel düzeyde, kente ayrıca yeni yükler getirmeyecek bir havalimanı kazandırılabilir miydi? Aşağıdaki proje bu sorunun cevabını vermeye yönelik bir çalışmadır.
Yılmaz Kuyumcu (Diploma Projesi Yöneticisi)
(Fotoğrafları büyütmek için üzerine tıklayınız) (Projenin bir ünitesinin filmi için tıklayınız.)
Proje Archiprix 2014 öğrenci yarışmasında finale kalan 27 proje arasında yer aldı.
Proje iki yonca yaprağı kavşak ile ulaşılan ekspres ve yan yollardan oluşmakta. Yan yollardan doğrudan otopark alanlarına girilmekte, buradan katlara ulaşılmakta. Ayrıca yan yollardan gelen ve giden yolcu bölümlerine araç bağlantıları bulunmakta böylelikle gerek kısa gerek uzun park süreli araçlar, otobüsler, otomobiller kolayca kapılara ulaşabilmekte. Ayrıca bu alana uzatılması düşünülen metro hattı doğrudan doğruya alt kotlardan itibaren terminal binalarına ulaşmakta.
Ayrıca havalimanı içinde aktarmalarda ve genel işlemlerde ulaşımı sağlamak için kapalı devre bir metro sistemi bulunmakta. Böylece yolcuların bir terminalden diğerine aktarılmaları kolaylaşmaktadır. Bu sistem ayrıca metro ile ilişkildir.
Altı adet terminalin dört adedi dış hatlara iki adedi ise iç hatlara ayrılmış durumda. Herbiri 3,5-4 kilometre uzunlukta toplam 8 pistten oluşan bir sistem iniş ve kalkışlar için optimum olanakları sağlamakta. Tüm bunlar havalimanı arsasının mevcut olanaklarını kullanarak sağlanmakta.
Alt bodrum’da yer alan otoparkın yanı sıra; metro istasyonu, gişeleri, yürüyen merdivenleri ile doğrudan hizmet vermekte. Böylece gelen yolculara çok sayıda alternatif ulaşım imkanı sunulabilmekte. Bir üst kotta yer alan bavul alma/gönderme birimi doğrudan apronla ilişkili bir şekilde yer almakta, bunun arkasında kalan bölümler ise servisler için kullanılmakta.
Gelen yolcu katında yer alan iki adet gelen VIP bölümü, 24 adet bavul alma döner bandı, yolcularını bekleyenlere hizmet veren bekleme mekanları uçakların görüntüsünü bir seyir unsuru olarak bekleyenlere sunmakta. Gelen VIP bölümünde güvenlik ve basın için ayrılan bir bölüm, konferans salonu, VIP odaları, ıslak hacimler, gümrük ve pasaport kontrol üniteleri bulunmaktadır. Ayrıca yolcu bekleyenlerin yararlanabilecekleri kafeterya ve lokantalar ile ticari üniteler yine bu bölümde yer almaktadır.
Gelen yolcu bölümünde yer alan asma kat ofislere ayrılmıştır. Orta bölüm boş bırakılmış böylelikle mekan etkisi sağlanmıştır.
Giden bölümünde giden VIP, Check in bölümleri, bekleme alanları, lokanta ve kafeteryalar yer almaktadır. Giden yolcu ara katı yine idari bölümlere ayrılmış orta alan boş bırakılmıştır. Bu alandan pasaport, bilet ve gümrük kontrollerinden geçtikten sonra uçaklara ulaşılmaktadır.
Çok sayıda yolcuya hizmet verilebilmesi için koşullar: ulaşımın mükemmel bir şekilde düzenlenmiş olması. Yığılmaları önleyecek şekilde ve uzmanlaşmalara imkan sağlayacak biçimde ayrı ayrı terminallerin olması ve bunların birbirleriyle bağlantılı bir şekilde kurgulanmaladır.
Yapının taşıyıcı sistemi aynı zamanda doğal havalandırma ve aydınlatmanın en alt kotlara kadar ulaşmasına olanak sağlayacak şekilde düşünülmüştür.
Proje: Şeyma Çağtay Mimarlık Bölümü: Yeni Yüzyıl Üniversitesi































8 Yorum
ali aliye
Çözümün parçası olmaktansa, sorunun parçası olarak seyircilere oynamak en kolay yoldur. Sadece kendi bildiğinin doğru olduğuna inanmak en büyük “ötekileştirme” niteliğidir ve genellikle de, tüm dinlerde yasaklanan “kibrin” yansıması, kedisi ile barışık olmamanın tezahürüdür.
Çok güzel bir proje, kendi içerisindeki bütünlüğü sadece 3.Hava limanına karşıtlık üzerine sunulması ve bunun çevrecilik ile ilişkilendirilmiş olması şanssızlığına rağmen. Saygı değer Hocamı kutluyorum.
3.Havalimanı/Facebook
3. Havalimanı şiddetli Poyraz nedeniyle yılın 120 günü kullanılamaz. Uçak benzini KEROSİN kanserojen olup rüzgar ile istanbul zehirlenecek. Göl ve Göletlere çöp dolduruluyor, ağaçlar kesiliyor, istanbul çöle dönecek, Havalimanı kullanılamıyacak. İstanbul Havalimanı ile yaşanılmaz bir şehre dönüşecek, içme suları KEROSİN ile zehirlenecek, havası Kerosin ile zehirlenecek. Bu tahribatın telafisi milyarlarca dolar harcanarak bu Havalimanı ileride tekrar iptal edilecek. 3. HAVAALANI Silivri veya Tekirdağ civarında kurulur ise Poyraz rüzgarlarını sert esmemesi nedeniyle yılda 120 gün değil belki 1-2 gün hava muhalefeti nedeniyle uçuşla iptal edilebilir. Fakat şimdi pranlanan alanda hava alanı kurulur ise yılın 120 günü uçuş imkanıolmuyacağından zaten karlı değil zararlı bir yatırım olacağından devlet bundan zarar görecektir. Dünyanın en büyük havalimanı Pariste olup 33 km karedir. 3.Havaliamı için düşünülen 100 km kare alanın anacak ve ancak 1/4 havalimanı yapımı için geri kalanı işyeri , konu ve alış veriş merkezleri yapılacaktır. Birileri zengin olacak diye istanbulun içme suyu havzası, ormanı ve havası bozulacak ve UÇAK BENZİNİ KEROSİN ile zehirlenecek ve kanser vakaları artacaktır. Silivri veya Tekirdağ yöresine yapıalacak bir hava limanı ise istanbul boğazından 2 kat daha uzun olan fakat hiçbir yatırım yapılmamış geri kalmış Çanakkale Boğazına milyonlaca insan için yeni ve yaşanabilir güzel bir yerleşim alanı olacaktır.
Adem Aşçıoğlu
Uçuşların bölgelere ve havayolu şirketlerine göre terminallere yönlendirilmesi çok akıllıca bir çözüm olacaktır. Bu gün aktarmalar iç hatlarda ve dış hatlarda olmak üzere iki türlüdür. Ayrıca düzenli uçuşlar ile charter uçuşları da farklıdır. Bu farklılıkların terminal bazında ayrışmış olması son derece pratik olanaklar sağlamaktadır. Başlangıçta biraz tuhaf gibi gelse de son derece akıllıca bir çözüm olduğunu yıllardır havalimanlarında çalışan birisi olarak söyleyebilirim.
Hilmi Damarlıoğlu
80 metreyi 60 metreye indirenlere, çukurları doldurup beşyüz tonluk uçaklar için pist yapanlara duyurulur.
Mehmet Akif İplikçi
Bizde adettir, önce bir proje yapılır sonra onun içine gecekondular kondurulur ve yapı tanınamaz hale gelir. Bizim Atatürk Hava limanının da başına bu geldi. Eklemeler, çıkmalar… derken güzelim proje eklektik bir bohçaya döndü. Genç mimarın projesi hem yolcu sayısı arttıkça terminal eklemesi yapılmasına olanak sağlaması, hem ulaşımı her yönden öngörmüş olması -keşke ulaşımı net bir şekilde gösteren bir diklemesine kesit de koysaymış sunumuna- otopark havalimanı ilişkisi, arsanın kuzey doğusunda kalan mevcut terminalin de yeniden değerlendirilmeye müsait bir konumda kalması ve korunabilir olması gibi avantajları var. Ayrıca kuş yollarından uzak olması da bir başka avantaj. Bence sadece kendilerinde vizyon olduğunu zannedenlere iyi bir ders olmuş bu proje. Ne derler beklenmeyen taş baş yararmış.
Aziz Sıvacı
Tek bir terminal ile bu çapta bir yolcu trafiğini yürütmek mümkün değil. Örneğin dünyanın en büyük havalimanlarından birisi olan DALLAS hava limanı (toprağın bol olsun Ceyar) çok sayıda terminalden oluşmakta. O nedenle sanıyorum bu genç meslektaşımızın önerisi daha mantıklı, tabi eğer koşa koşa gelecek 140 milyon yolcu bulabilirsek. Kutlarım.
Mustafa Pozantılı
Bence bu proje çok önemli ve bir cevap hak ediyor. Eğer Sabiha Gökçen’in arazisi bu proje ile iddia edildiği gibi bu kapasitedeki bir hava limanı için müsaitse kör gözüme gözüme durumu ortaya çıkmaktadır. Tek ve bütünleşik bir terminal binasının kapasitesinin sınırlı olacağı anlaşılmakta, ayrıca 120 uçağı aynı anda karşılayabilen bir kapasite saydım bu çok önemli olmalı. Diğer taraftan iç ulaşım için özel hat ve ayrıca bir metro bağlantılarından söz etmiş keşke bunu iyi ifade eden bir kesit koysaymış. Yeni havalimanı projesinin müellifleri olan Grimshaw Architects ilk aşamada 90 milyon kişi/yıl ve ikinci aşamada 140 milyon kişi/yıllık bir kapasite olacağını söylüyorlar. (Bence kendileri de inanmıyordur) Toplam çatı alanının bir milyon m2 olacağını iddia ediyorlar. Sanıyorum genç meslektaşımın önerisi toplamda bunun yarısı kadar. Mevcut havalimanı ile karşılaştırılabilir olduğundan daha gerçekçi gözüküyor. Bu rakamlar gerçekten doğru olabilir mi? Biz mimarlar şimdilerde kesilen ormanların peşine düştüğümüz için bu durumu gözden kaçırıyoruz gibi geliyor. Ne dersiniz?
Ali
Ferah, Atatürk havalimanından sonra cennet sayılır. Umarım hükümet akıllanır Kuzeye devasal bir ucube yapmak yerine mevcudu kullanmak çok daha akıllıca. Anlaşılan vizyon eksik değil ülkemizde ama rant araya girince işler karışıyor.