Mimdap Kent Gezileri programının ilk ayağında, yüze yakın Mimdap okuruyla buluşmak, tanışmak ve İstanbul Tarihî Yarımada’ya daha önce bakmadığımız bir gözle bakmak fırsatı bulduk. Doğrusu, yüzlerce defa gezdiğimiz bir bölgede böylesine “yüklü” bir hazine bulacağımızı tahmin edemezdik. Rehberimiz Yılmaz Kuyumcu ve bölge üzerine yazılmış hemen her şeyi tarayarak ortaya çıkardığı engin bilgisi sayesinde, İstanbul bize kucağını daha cömert bir şekilde açtı desek yeridir herhalde.

Eminönü İskelesi’nde buluşulan, Çemberlitaş’taki başlama noktasından yola çıkışın ardından 4,5 saate yakın bir süre devam eden gezi, doğal olarak yorucuydu, ancak hiç kimse yakınmadı, kalabalığın içinde birbirini kaybetme tehlikesine aldırmadı, sonuçta bu güzel geziden akılda kalan sadece güzel anılar oldu.
Yalan söylemek de olmaz, topluluk bir ara yorulma emareleri gösteriyor gibiydi ki sahneye Büyük Valide Hanı’nın çatısındaki muhteşem İstanbul manzarası çıkıverdi:

Herkes, İstanbul’a daha önce böyle bir gözle bakmadığı, karşısında bambaşka bir manzara olduğu konusunda hemfikirdi. Çatıdaki şanslı kalabalığın kaç kere fotoğraf makinelerinin deklanşörüne bastığını tahmin dahi edemedik.
Söylenecek çok şey yok. Geziden fotoğraflar ve katılımcıların yorumları her şeyi bizim anlatabileceğimizden çok daha iyi açıklayacaktır.
Ancak Nuruosmaniye Kütüphanesi’nin merdivenlerinde çektirdiğimiz bu sıcak hatıra fotoğrafını da unutmak olmaz:

Katılan ve heyecanımızı bizimle paylaşan herkese teşekkür ederiz.
[Gezi fotoğrafları için tıklayın]
[Gezilen hanlar hakkında detaylı bilgi için tıklayın]



16 Yorum
Mehmet Soğukoğlu
Geziye katılan az sayıda öğrenciden biriydim. Gerçekten bilgilendirici ve keyifli bir geziydi. Bu gezinin düzenlenmesinde emeği geçen herkese özellikle de Mimdap ekibine ve Mimar Yılmaz Kuyumcu hocamıza teşekkür ederim.
Serap İçöz
Düzenlenmeyi düündüğünüz yeni gezileri ne zaman gerçekleştiriyoruz? Bekliyoruz.
Müberra Birdoğdu
Ben kontenjan konsun diyen hiçbir arkadaşın ben gideyim o gitmesin mantığıyla konuştuğuna inanmıyorum.Elbetteki grup bölünerek gezi tekrarlanabilir.Ana bilgiler gitmeden elimizde olur,Az bir miktar para ödenirse (Öğrenciler hariç) Gezi tekrarı masraflerına faydası olur.Bence yiyecek içecek işine girmemekte fayda var ama siz bilirsiniz.Birde yine televizyoncular gelirse onlara anlatım grupla birlikte yapılır.Her şey güzeldi dahada güzel olur Teşekkür ederim..Müberra Biedoğdu..
Mimdap
Şöyle bir çözüm önerisi de olabilir mi:
Geziye 50 kişilik kontenjan konur. Başvuranlar diyelim ki 100 kişi olursa, bir sonraki hafta ikinci 50 kişilik grupla aynı gezi bir kere daha tekrarlanır.
Kalabalık güzel olmakla birlikte, bir yerden sonra gerçekten galeyan halini alabiliyor. Yukarıdaki yorumlardan birinde anlatılanları pek de duyamadığını söyleyen birisi vardı. En azından böyle bir durumun önüne geçilebilir mi böylece?
Bu sadece bir fikirdir. Son karar Mimdap okurlarının olur.
S.Sanıtürk
Bundan sonra olacak geziler için sorduğunuz,”kontenjan” meselesi ile ilgili, naçizane fikrim, aynen Sn. Naziye Ünal’ın , her 2 şıkta yazdıkları gibidir.
Kalabalık olmasından daha güzel bir şey, olabilir mi?
Gençlerin de katılmasından, daha güzel bir şey olabilir mi?
Bundan sonraki gezilerin , hiç bir şekilde bu denli kalabalık olamayacağı, önceden kestirilebilir mi?
”Sen gelme!, ama ben gideyim” denilebilir mi?
Herkese selamlar, sevgiler..
Hülya ATEŞ
Gezi resimlerden gördüğüm kadar muhteşem bir gezi olmuş.İnşallah devamı gelir.Bizler resimlerle ufkumuzu derinleştirdik.Bir önerim olacak bir dahaki sefere resimlerin altına isim ve yer yazılsa mükemmel olacak diye düşündüm.Saygılarımla.
Emir İmer
Geziye katılan bir kaç öğrenciden biriydim.Öncelikle Mimdap’a ve Sn. Mimar Yılmaz Kuyumcu hocamıza çok teşekkür ederim.Çok keyifli bir gezi oldu ve çok verimli bir gün geçirdim.Hele ki o çatıdaki manzara tüm yorgunluğa deydi.Umarım gençler olarak sizlere fazla rahartsızlık vermemişizdir.
didem özgür
bundan sonra gezilecek yerler hiç bir şekilde bu denli kalabalık olmayacağından bence kota konmasın. Hanlar bölgsi çok özel tabiki. Yılmaz Hocaya teşekkür. unutulmayacak bir gündü. herkese selamlar
Tülay Güllaç
Geziye katılan iki arkadaşımla birlikte çok büyük keyif aldık.Önceleri verilen bilgiyi duyamamaktan dolayı sıkıntı çektik ama sonra bulunduğumuz yerleri yaşamaya çalışarak işi oluruna bıraktık.Geziye katılımın çok olması benide rahatsız etmedi,cumartesi olmasından dolayı gezilen yerlerdeki kalabalık daha büyük etkendi.Bence gelecek gezilerde de sınırlandırma olmamalı,öncesinde gezilecek mekanların bilgileri genel olarak verilirse,kalabalık olmakta rahatsızlık vermez.Mimdap’a ve hocamıza teşekkür ederim.Yeni gezi programlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Serkan Mutlu
Anlaşılan bu kontenjan fikrini tartışmak gerekiyor. Naziye Ünal’ın söylediklerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Herkes fikrini beyan ederse daha iyi olur.
Naziye Ünal
Öğrencilik yıllarından sonra,gezme fırsatı bulamadığım yerleri yeniden görme ve tanıma fırsatı bulmak çok güzeldi.Yorucu ama güzel bir gün geçirdik.Mimdapa ve hocamız Sn.Yılmaz Kuyumcu’ya teşekkür ederim.
Değinmek istediğim iki konu var.
1-Gezi notlarının geziden sonra değil,önce yayınlanmalı diye düşünüyorum.Bilerek gezmek daha doğru olur.
2-Gezinin çok kalabalık olduğu için, kontrolun zor olduğu bundan sonraki gezilere kontejan konulmalı fikri ortaya atıldı.Kalabalık olmasından daha güzel bir şey olabilir mi? Demekki mimdapa ve geziye ilgi var.Daha sonraki gezi daha organize edilerek bu sorun çözülebir.Ortak giderler için (çay,yemek gibi)belki bir miktar para toplanabilir.Daha sık molalar verilerek,sokakların daha boş olduğu pazar günleri seçilerek sorun çözülebilir diye düşünüyorum.
Kontejan mimdapın oluşum ilkelerinede aykırıdır.Kapı herkese açık olmalı. Sağlıkta kalın.
AYSEL CAN EKŞİ
yaşadığımız kentte karmaşıklığa ilişkin fikirler tartışılıyor, çözümler aranıyorken hep yenilerini yapmak yetmez daha da yenilerini yapmak o da yetmez üç de yetmez beş de yetmez, zemin üzeri de yetmez dibi de yetmez derken birileri…biz de var olan geçmişi – tarihi paylaşmk istedik ve tabi ki kısacık zamanlar buna yetmez kent gezimiz devam edecek, paylaşımlar arttıkça mimarlıkta demokratik açılımlar da artacaktır.
Mimdap
Semra Sanıtürk’ün gezide çektiği fotoğrafları da ekledik. Diğer katılımcılardan da paylaşmak isteyen olursa seve seve yayınlarız. Hem ortak bir havuz oluşmuş olur, herkes tüm fotoğraflara ulaşır.
hakan şenyuva
gezilerin devamını dilerim. daha önce bir arkadaşımızın belirttiği gibi 40 kişiyi geçmeden yaparsanız daha kontrollu olur diye fikrimi belirtme isterim. site yetkililerinin belirttiği gibi yaklaşık bir ay sonraya Balat-Zeyrek için bekliyoruz. yeni paylaşımlar ve dostluklara…
mehtap arlı
ben ce de müthiş bir gezi oldu. önce hava şartlarından dolayı endişeliydik ama sonra güneş yüzünü gösterdi. hanlar ve tarihi dokunun kendi çağında yaşamın şekillenmesine, ekonominin dönemsine göre nasıl yapılmış olduğunu ve Eminönü civarının asıl olarak nasıl bir ticaret semti olduğunu fazlasıyla duyumsadk. geziyi düzenleyenlere ve emeği geçenlere teşekkürler.
Semra Sanıtürk
…Aradan yıllar geçti işte o günden beri
Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim,
Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.
Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar,
Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!
Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!..
Birkaç şairin, yazarın, edebi hayatı boyunca aşamadığı eserleri vardır.
Faruk Nafiz Çamlıbel de Han Duvarları için, “aşamadığım tek şiirim der.”
Mimdapın düzenlediği Hanlar bölgesi gezisi ile Sn. Mimar Yılmaz Kuyumcu rehberliğinde, kısmen isimlerini bildiğim, ama hiç gitmediğim, 30a yakın hanı, tek tek görerek, dinleyerek, dokunarak, hissederek, yüzleşerek AŞMAK, benim için büyük bir kazanç oldu. Bu geziyi tasarlayan ve hayata geçiren, herkese teşekkürlerimi iletirim. Katılımın çok olması da ,sevindiriciydi Ankara’dan oğlumla geldiğime, misliyle değdi.
İşin çuvaldız kısmına gelirsek;
Özelde İstanbul, genelde ülke olarak, ne kadar zengin bir tarihe sahibiz, ama
eloğlunun, asırlar boyu tarihi bir çiviye bile verdiği değeri, biz maalesef hiç verememişiz !. Asırlara mal olmuş bu yapıları, pamuklar içinde koruyacağımıza, hoyratça, insafsızca, duyarsızca, kullanmakta hiç bir beis görmemişiz, halen de görmüyoruz. Çok yazık!
Tabiî sadece üzülmek, kaygılanmak, çözüm olamıyor maalesef…! Kültür, eğitim, geniş görüşlülük, sosyolojik durum, göç, berdevam düzen, toplumbilim, politika v.s. gibi bir dolu neden var, istenilenlerin olması için.
161718 Y.Y da yapılan, bu yapıların dili olsa;
Çok yaşlıyım, çok yorgunum. Omuzlarıma eklediğimiz onlarca yüke rağmen, dimdik ayakta kalmak için, olanca gücümle direniyorum!. Direniyorum çünkü, geçmişinizden koparsanız geleceğiniz de olmaz derdi.
Kimbilir…!
Semra SANITÜRK