NewYork kentinin ikonik sokak manzarasına yeni bir görünüm.

New York’un ön verandası, kentin hareket noktası gibi pek çok adlandırmalar yapılan Times Meydanı, yeni ancak geçici bir görünüşe sahip olacak.
New York Ulaşım Departmanı bu hafta, bölgede yapılacak diğer bir kalıcı tasarım hazırlanırken Times Meydanı’nın yaya alanlarını yenileyecek geçici düzenleme için seçilen tasarımı açıkladı. Brooklyn merkezli sanatçı Molly Dilworth tarafından geliştirilen tasarım, NASA’nın Manhattan üzerinden kızıl ötesi uydu verilerinin grafik gösterimlerinden meydana geliyor.

Dilworth’ün “Serin Su, Sıcak Ada” başlığını taşıyan konsepti, kentlerin kırsal alanlardan daha sıcak olması eğilimini anlatan kentsel ısı adası etkisine odaklanıyor. Önerilen tasarımın göz alıcı mavileri ve açık tonları daha fazla gün ışığını yansıtıp daha az ısı emerek, bu popüler yaya meydanını görsel olarak iyileştirirken oturmak için daha rahat bir yer haline getiriyor. Renkler ve desenler suyu çağrıştırarak, Times Meydanı’nın ortasından bir nehir akıyormuş izlenimi yaratıyor. Aynı zamanda da bölgenin afiş ve billboardlarının kırmızı, turuncu ve sarılarıyla özel bir uyum yaratıyor.

Belediye Başkan Yardımcısı Patricia Haris, “Biz, kentin yaratıcı topluluğuna ulaşarak, kalıcı bir plan hazırlanana kadar New Yorkluların hayal gücünü meydanları canlandırmak için kullanmalarını istedik. Şu anda kentin ve dünyanın en önemli sahnelerinden birinin kalıcı tasarımının hazırlanması için en iyi mimarlar, mühendisler ve peyzaj mimarlarıyla çalışıyoruz” açıklamasını yaptı.

Yeni tasarım Temmuz ayında uygulanacak ve 18 ay boyunca kullanılacak.
Yazı ve Görseller: World Architecture News
Çeviri: Mimdap



2 Yorum
Yılmaz Kuyumcu
Tek kelime ile berbat iklimi olan üstüne üstlük nefes aldırmayan binalarla kaplı bir kentte kamusal alan çöl vahası değeri kazanmakta. Bizde ise herhalde vahada yaşadığımızdan olacak çöplük muamelesi görmekte.
Geçen gün batan meşhur iskelenin yanındaki güzelim parka baktım sahile çıkacak iskelenin habercisi (projeyi Tersanede görmüştüm) bir çadırla kaplıydı. Salıpazarına baktım muhteşemdi. Dünyanın en güzel en fazla kamusal alan niteliği taşıyabilecek yeri. Ha keza Eminönü sahili tüm Haliç hatta aynı değerde. Halbuki o yasak bu yasak anlayışının sonucu cennet olacakken cehennemden farksız durumda.
Birilerinin bu yazdıklarımı tersten okuyacaklarını, biliyorum ama artık onlar benim umurumda bile değil, hele hele kamusal alanı reddetmenin Kadıköydeki görünümünü gördükten sonra…tüm bir kent gecekondu/kaçakyapı düzeyini aşıp bir türlü mimari düzeye gelemiyor.
uğur seren
eski taşıt yollarına ve büyük açklıklı kentsel meydanların otoya terk edilen bölgelerinde kamusal alan kurma fikir gerçekten takdire değer. güzel bir gelenek, kentlerin nefes almasına yol açacaktır.