‘İğne Deliği’nden sızan kareler

6 Dakika Okuma Süresi

Son dönemde düzenlediği sergilerle sıklıkla Mimdap’ta konuk ettiğimiz İstanbul Modern Sanat Müzesi, 33 genç fotoğrafçının çalışmalarından oluşan “İğne Deliği Fotoğrafları” sergisiyle, 2500 yıllık Camera Obscura tekniği ilkesine bağlı çalışmaları beğenimize sunuyor. 24 Ağustos 2008’e kadar gezilebilecek serginin küratörlüğünü, Engin Özendes üstleniyor.

Sergide kullanılan teknik kadar, fotoğrafçıların kişilikleri ve bu işe nasıl kalkıştıkları da dikkat çekiyor. Adana Adasokağı Lisesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Nuri Gürdil’in önderliğinde 2006’da kurulan ve Tepebağ Lisesi’nde süren fotoğraf atölyesi, zamanla Adana’daki belli başlı okullara da örnek olmuş ve 10 ayrı okula dalga dalga yayılmış. Atölyeye katılan öğrenciler, gerekli teknik ekipmanlarının olmaması nedeniyle sorun yaşamaları üzerine, dünyanın en eski fotoğraf tekniği olan Camera Obscura’yı kullanmaya karar vermişler.

Konserve kutusundan düzenek

“İğne Deliği” (Pinhole) ismi verilen teknikle çalışan öğrenciler, üzerinde delik açılmış konserve kutularını ve benzer nesneleri kullanarak, kendi İğne Deliği düzeneklerini yaratmış. Fotoğraf çekmek için paranın ya da malzemenin şart olmadığını, önemli olanın yaratıcılık ve önsezi olduğunu kanıtlayan öğrenciler, kendi iğne deliklerinden sızan karelerle, etkileyici kompozisyonlar oluşturuyorlar.

Sergide, genç fotoğrafçıların eserlerinin yanı sıra, fotoğraf çekimini gerçekleştirdikleri iğne deliği düzenekleri de sergileniyor. Bu düzenekler arasında, duyarlı bir yüzeye sahip fotoğraf kâğıdı doğrudan bant kutusuna yerleştirilmiş ve dış görüntü gün ışığında negatif olarak kâğıt üzerine kaydedilen bir iğne deliği düzeneği; hem 6 x 6 hem de 6 x 9 filme çekim yapabilen parfüm seti kutusundan yapılmış iğne deliği düzeneği ya da otomobillerin ön tekerlek bağlantı bölümünde bulunan rot başıyla yapılmış, oynar başlı, üçayak ve yuvarlak helva kutusundan yapılmış iğne deliği düzeneği bulunuyor.

Serginin küratörü Engin Özendes, “Fotoğraflar gerek ifade biçimleri, gerekse iğne deliği için gerçekten yakalanması zor olan kompozisyonlardı ve ışığın kullanılması açısından çok etkileyiciydi. Çalışmaları izlerken sahiplerinin bu kadar genç olacağını düşünmemiştim. Kendileri ile tanıştığımda da bu genç insanlar beni bir kez daha şaşırttılar. Fotoğraflar ne denli kusursuzsa, bu öğrenciler de o denli bilinçliydi” diye konuşuyor.

“Öğrenciler kentlileşme sürecine katkıda bulunuyor”

Fotoğrafların bir diğer amacının da öğrencilerin kentlileşme sürecine katkıda bulunmayı ve kültür mirasına sahip çıkmayı öğrenmeleri olduğunu belirten Özendes, “Gürdil, bu çalışmanın, kültür-sanat bilinci belirli oranda gelişmiş, fotoğrafa ve her türlü estetik ürüne saygı duyan, kendisiyle ve kentiyle barışık, üretken, yaratıcı, misyon ve vizyon sahibi, entelektüel bireylerin yetişmesine hizmet edeceğine inanıyor” diye devam ediyor.

Engin Özendes, “İğne Deliği Fotoğrafları” sergisinin, toplumsal bir projeye destek vermek ya da Anadolu insanının fotoğrafla ilişkisini vurgulamak gibi sanat dışında kalan amaçlarla değil, bu genç fotoğrafçıların ellerinden çıkan fotoğrafların yüksek bir estetik değere sahip olması ve fotoğraf sanatının son derece önemli, tarihsel bir dönemine işaret etmesi nedeniyle İstanbul Modern’de yer aldığının altını çiziyor.

İğne Deliği nedir?

Günümüzde bazı önemli fotoğrafçılar tarafından da kullanılan ve 29 Nisan’ın “Dünya İğne Deliği Günü” ilan edilmesine neden olan bu anlatım biçimi, aslında çok basit bir ilkeye dayanır. İlk kez, M.Ö. 5. yüzyılda Çinli düşünür Mo Tzu, nesnelerin ışığı her yönde yansıttığının farkına vararak, yazılarında çok küçük bir delikten geçen ışığın yarattığı ters görüntüyü belirtir. “İğne Deliği” fotoğraflarında, bilinen fotoğraf makinelerindeki objektiflerin yerini 0.25-1 mm çapındaki bir iğne deliği alıyor. Işık bu delikten geçerek, karanlık ortam sağlayan kutunun içinde bulunan ışığa duyarlı yüzey (film ya da kart) üzerinde bir görüntü oluşturuyor. Işık geçirmeyen her kapalı ortam, bir iğne deliğinden sızan ışıkla ‘camera obscura’ya dönüşebiliyor. Kutuya açılan iğne deliğinin karşısına bir fotoğraf filmi ya da kâğıdı yerleştirilip, kutu fotoğraf çekimine hazırlanıyor.

«« İĞNE DELİĞİ FOTOĞRAFLARI GALERİSİ İÇİN TIKLAYIN »»

Fotoğraflar: İstanbul Modern Sanat Müzesi

2 Yorum

  1. mustafa

    benim çok ilgimi çekti..fotoğrafçılığa meraklı biriyim ama bu zaman kadar hiç iğne deliği tekniğini duymamıştım..nasıl yapıldığını çok merak ediyorum ve en kısa zamanda yapmak istiyorum..

  2. feraye tunç

    çok iyi bir toparlama olmuş. kent olanaklarından mahrum kalan çocukların bu kadar yaratıcı eserlere imza atabilmesi, anadolu’da sanat adına ciddi bir potansiyelin olduğunu da kanıtlıyor bizlere.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir