Bulgaristan’da ETFE malzemesinden imal edilmiş şişme cephe ile yenilikçi tenis merkezi Varna

Bulgaristan’da Varna kentinde mimar Matija Djedovic tarafından tasarlanan Tenis Kompleksi, kentin orta kısmında yer almakta. Proje kentin gelişmesinde yeni bir eksen oluşturma amacıyla tasarlandı.
Kent ile görsel bir bağlantı oluşturulmaya çalışılmakta, yeni Varna morfolojisi ise bu proje bağlamında üç aşamada dönüşmektedir.
Tenis kompleksine yaklaşırken, amorf biçim tarafından dikkat çekilmekte, modern merkez stadyumu çevresi ile kurduğu armoni ile bir taraftan diğer taraftan tepeye yerleşen stadyum 1; bir üçlü olarak morfolojiyi değiştirmektedir.

Kompleks beş bölümden oluşmaktadır bunlar: yardımcı alanlar, merkez stadyumu, stadyum 1, iki stadyum arasındaki merkezi kamusal alan, 1000 araçlık yer altı otoparkı.
Tenis kompleksinin kapasitesi 14000 kişi olup, toplan alan 117429 m2’dir.

Merkez stadyumun kabuğu, yeni bir mimari eleman olarak algılanmakta, projenin estetik zenginliğini oluşturmaktadır. Kabuğun final biçimi delikli yüzey şeklindedir. Binanın yapısı ise iç ve dış mekânlardan oluşmakta, bunlar ısıtılan ve ısıtılmayan mekanlar olarak ayrılmaktadır. Delikler üç şekilde kullanılmaktadır. Bunlar ısıtılmayan mekanlar için olduğu gibi delikli, ısıtılan mekanlar için ETFE ile kaplanmış, karanlık ve ışık istenmeyen mekanlar için ise PVC kabuk.






Bu yapıda farklı yenilenebilir enerjiler kullanılmakta, halkın aşırı ilgisi özellikle piezoelektrik yüzeylere yönelmekte. Amaç en etkileyici tenis kompleksini inşa etmek, yenilenemez enerjilerden sakınmaktır. Böylece gelecekte kompleks sadece enerji üretmekle kalmayacak aynı zamanda kente de gereken enerjiyi verecektir.
Kaynak:Evolo
Çeviri:Mimdap



2 Yorum
Hüsnü Kayserili
Müze’ydi, spor salonuydu, parkdı, bahçeydi, hele hele yüzme havuzuydu, kütüphaneydi kimin umurunda, Asr-ı saadette bunlar mı vardı?
Küçük çocukların beyinleri de sulandırılsın ondan sonra kimse zaten böyle şeylerden bahsetmeyecek bile…
Hüsnü Ekçenli
Varna’ya bir de dev cami pardon kilise yapsalarmış, niye böyle ulvi şeyler varken dünyevi şeylerle uğraşlar ki?