TÜRKİYE MİMARLIK GÜNDEMİNE…
Hepimiz ülkemizdeki eğitim sisteminden şikayet etmekteyiz. Yönetiminden akademik kadrosuna, ders içeriğinden, eğitim ortamına kadar her üniversitenin pek çok sorunu ile karşılaşmaktayız. Peki buna karşılık biz ne yapıyoruz? jürilerde korkusundan sesini çıkaramayan, yönetimle daha fazla karşı karşıya gelmemek için içeriği boşaltılmış derslere ve yetersiz atölye ortamlarına razı olan mimarlık öğrencileri miyiz?
KOÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanıp yayınlanan manifesto, “dur” çağrısının ilk fişeği oldu. Arkitera’da resmi olarak yayınlanan bu manifesto, mimarlık ve mimarlığın gereklerinin bilincinde olan bizleri de ateşledi.
Bizler , Ulusal Mimarlık Öğrencileri Buluşması Katılımcıları olarak öncelikle KOÜ öğrencilerini selamlayıp, onlara desteğimizi ilan etmekteyiz. Yarattığımız tartışma ortamlarında, Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrenciler olarak, hepimiz kendi okullarımızdaki sorunları masaya yatırdık ve ortak paydalar elde ettik. Temelde öğrencinin bir “birey” olduğundan yoksun bir eğitim sistemiyle karşı karşıya olduğumuzu gördük. Buna çözüm getirmek için de tamamen demokratik ortamlarda oluşturacağımız fiziksel ve interaktif ortamlardaki forumlarımıza tüm yönetici ve akademik kadroyu davet etmekteyiz. Hepimizin birer birey olarak kabul göreceği forumlarda, sorunlarımızı karşılıklı olarak çözüme kavuşturmak üzere…
Ulusal Mimarlık Öğrencileri Buluşması Katılımcıları





8 Yorum
Ali Malatyalı
Hocaların nitelikleri de çok önemlidir. Bir çok üniversitede iş o kadar laçkalaşmış ki, mimari proje derslerine girenler hayatlarında tek bir mimari proje yapmamışlar, tek bir şantiyeleri olmamış, tek bir yarışma projesi yapmamışlar. Bilgisayar programlarını kullanmamışlar, hatta tek bir mimari alanda yazılmış makaleleri yok. Somut alanda tek bir araştırma yaptırmamışlar. Malzeme ile hiç ilgileri olmamış. Mimarlığın o engin okyanusunun kıyılarında dolaşmışlar ayaklarını suya sokmadan. Üniversitelerimiz bu tür hocalarla dolu. Kimse kusura bakmasın, benim yeğenim öyle şeyler söylüyor ki bir mimar olarak şekilden şekile giriyorum. Meslek bilinci bu kadar yerlerdeyken öğrencilerden mimarlığın ufuklarında dolaşmalarını kimse beklemesin. Kesin bir Orhan Arda, Sedat Hakkı, Taut beklemiyorum. Ama en azından bir duvarın, bir temelin, bir kolonun kirişin çatının da ne olduğunu bilmeli.
Ali Malatyalı
Hocaların nitelikleri de çok önemlidir. Bir çok üniversitede iş o kadar laçkalaşmış ki, mimari proje derslerine girenler hayatlarında tek bir mimari proje yapmamışlar, tek bir şantiyeleri olmamış, tek bir yarışma projesi yapmamışlar. Bilgisayar programlarını kullanmamışlar, hatta tek bir mimari alanda yazılmış makaleleri yok. Somut alanda tek bir araştırma yaptırmamışlar. Malzeme ile hiç ilgileri olmamış. Mimarlığın o engin okyanusunun kıyılarında dolaşmışlar ayaklarını suya sokmadan. Üniversitelerimiz bu tür hocalarla dolu. Kimse kusura bakmasın, benim yeğenim öyle şeyler söylüyor ki bir mimar olarak şekilden şekile giriyorum. Meslek bilinci bu kadar yerlerdeyken öğrencilerden mimarlığın ufuklarında dolaşmalarını kimse beklemesin. Kesin bir Orhan Arda, Sedat Hakkı, Taut beklemiyorum. Ama en azından bir duvarın, bir temelin, bir kolonun kirişin çatının da ne olduğunu bilmeli.
Mehmet Turhan
eğitim alanının ne çok sorunu var aslında. içeriden birileri tartışmayınca hamaseti aşamayan sözlerle olumsuz bildirimlerde bulunup geçiyoruz. halbuki çözüme hiç yaklaşamıyoruz. eğitim ticaret rekabetinin konusu olunca niteliği nasıl bulacağız? diploma nasıl bir anlam taşır o halde?
Anonim
Bizde bu derslerin neredeyse tamamı okutuluyor. Bu listede olmayan derslerimiz de var. Şimdi benim aldığım diploma ile üç beş hoca ile yirmibeş otuz kişilik sınıfta kim kime dum duma ders yaptığını sanan öğrencinin diploması aynı mı olacak? Haksızlık bu.
Işıl
Orkun hoca Beykent’ten ayrıldı mı? Sitede var gözüküyor, söylenene göre ayrılmış.
Anonim
Devlet üniversitelerinde de tersi durum var. Hoca sayısı artıyor hatta bazı üniversitelerde neredeyse yedi sekiz öğrenciye bir hoca düşüyor. Nasıl oluyor da aynı “Bologna süreci” her üniversitede farklı işliyor?
Mehmet Akif İplikçi
Bunu bizim kuşak 1960 ların sonunda yaşadı. Diploma satan üniversiteler, yüksek okullar en sonunda kamulaştırılıp devletin eğitim kurumlarına dönüştürülmüştü. Bunun en büyük nedeni diplomaların eşitsizliği yüzünden ortaya çıkan haksız durumdu. Üniversite rektörlerinden bazıları sırf mütevelliye yaranmak için üniversitelerini batırma pahasına dersleri azaltıp, hocaları çıkartıp aşırı kalabalık dersliklerde, yetersiz hoca sayılarıyla durumu idare etmeye çalıştıklarını duyuyoruz. Diğer üniversitelerde ise durum tam tersine hoca sayısını, niteliklerini, derslikleri, hoca başına düşen öğrenci sayısını optimum düzeye getirerek bu tür ticari üniversitelerden öğrenci çekmeye çalışıyorlar. Bence ticari açılardan da çok akıllıca davranıyorlar. Çünkü artık üniversite sayısı öğrencilere tercihlerini doğru yapabilmelerini sağlayacak düzeye yaklaştı. Hiçbir öğrenci transcript’inde eksik derslerle mezun olduğunu sanıp gittiği her yüksek lisanstan, her işyerinden kovulmaktan beter edilmek istemez. Hem de parasını ödediği halde.
Ali İhsan Antepli
Daha önce Kocaeli Üniversitesi Öğrencilerinin bir bildirisini okumuştum. Özetle boyun eğdiğimiz, sessiz kaldığımız için utanıyoruz diyorlardı. Bu gün mimarlık eğitimimizde çok büyük sorunlar başladı. Üniversiteleri bir kez daha ticarethaneye çeviren özel üniversite sahipleri (ne demekse!!!!) birkaç hocayla dersleri idare etmeye çalışıyorlar. Her geçen yıl hoca sayısı azalıyor, öğrenci sayısı artıyor, dersler kalkıyor ve mütevelli temsilcisi olarak kendilerini gören yöneticiler bilimselliği bir kenara bırakıp bu oyuna alet oluyorlar. Bu gün bir çok özel üniversite denklik veremez duruma düştü. Özellikle mimarlık gibi alanlarda bu çok daha vahim çünkü durumun anlaşılmasından itibaren bu üniversitelerin verdikleri diplomaların bakkal kese kağıdından farkı kalmayacak. Öğrenciler diplomalarının ne durumda olduğunu öğrenmek istiyorlarsa kendilerine şu soruları sormalılar: 1. Dört yılda en az 7 tane proje dersi alıyor muyum? 2.En az üç tane mimarlık tarihi dersim var mı? 3.En az dört bilgisayar CAD programlarının okulda eğitimini alıyor muyum? Bunlardan en az bir tanesi BIM programı mı? 4. En az iki tane yapı projesi dersi alıyor muyum? 5.En az iki tane malzeme, yapım tekniği, statik dersim var mı? 6.En az iki çizim (tasarı geometri, perspektif, sunum teknikleri) dersim var mı? 7.En az 2 tane mimarlık hukuku, ekonomisi dersim var mı? 8. En az üç tane biçim oluşturma ile ilgili dersim var mı? 9.En az bir resim ya da heykel yapmaya yönelik dersim var mı? 10. En az bir tane sosyoloji, bilimsel düşünce, kültür tarihi dersim var mı? 11. En az bir tane mimarlığa özgü matematik, fizik dersim var mı? 12. En az bir tane mimarlığa özgü yapı fiziği dersim var mı? 13.En az birer adet rölöve, restitüsyon, restorasyon dersim var mı? 14.Proje grubumda hoca başına öğrenci sayısı en fazla 14 mi? Eğer bu soruların büyük bölümüne tercihen tamamına evet cevabı veremiyorsanız diplomanızı kendinizi serinletmek için kullanabilirsiniz. Selam ve sevgilerimle. Ali İhsan