Üç kez Ağa Han Mimarlık Ödülünü almış tek Türk mimarı olan Turgut Cansever bugün (22 Şubat 2009 günü) aramızdan ayrıldı. Turgut Cansever’in cenazesinin, Pazartesi günü (23 Şubat 2009) Fatih Camisi’nde ikindi namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından Edirnekapı Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Turgut Cansever 1921 de Antalya’da doğdu. Galatasaray Lisesi ve İDGSA Mimarlık Bölümü’nde okudu.Cansever 1951’de ilk mimarlık bürosunu kurdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden “Osmanlı ve Selçuklu Mimarisinde Sütun Başlıkları” adlı teziyle sanat tarihi doktoru, “Modern Mimarinin Sorunları” adlı tezi ile doçent ünvanını aldı.
1959-60’ta kuruluşunda bulunduğu Marmara Bölgesi Planlama Teşkilatı Başkanlığı ve 1961’de İstanbul Belediyesi Planlama Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 1974-75’te Dünya Bankası İstanbul Metropol Planlama Projesi’ne başkanlık yaptı. 1974 -76 arasında Avrupa Konseyi Türk Delegasyonu Üyeliği yaptı ; 1975-80 arasında İstanbul Belediyesi’nde, 1979’de Ankara Belediyesi metropol planlama, yeni yerleşmeler, kent merkezleri ve koruma danışmanlığı yaptı.
1983’te Charles Moore, Roland Simounet, james Stirling, P. W. Sudin, Rifat Chadirji, Habib Fida-Ali, Mübeccel Kiray, İsmail Serageldin’le birlikte Ağa Han Büyük jüri üyeliği yaptı.
22 Şubat 2009 pazar günü İstanbul Kadıköy Çiftehavuzlar’daki evinde vefat eden Cansever’in uygulanan eserleri arasında Çengelköy Sadullah Paşa Yalısı restorasyonu, Karatepe Açık Hava Müzesi, Salacak Çürüksulu Ahmet Paşa Yalısı, Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü ve Bağlarbaşı Türkiye Diyanet Vakfı İSAM binası, Antalya Karakaş Camisi yer alıyor.
Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü sahibi
Geçtiğimiz yıl sonunda Cumhurbaşkanlığı ödülünü aldı. 2005’ten bu yana verilen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne geçen yıl üç ayrı dalda üç isim değer görüldü.
Edebiyat alanında Yaşar Kemal, mimari sahasında Turgut Cansever ve müzik dalında da Türk müziğinin ünlü bestekárı ve solisti Dr. Alaeddin Yavaşça değer görüldü. 2008 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen bir törenle sahiplerine verildi.
Ödül, Türk kültür ve sanat yaşamına önemli katkılarda bulunan, ülkemiz kültür ve sanatının yücelmesine çalışan Türk vatandaşı ve yabancı uyruklu kişiler ile kurumlara, devlet adına, onurlandırmak ve özendirmek amacıyla 2005 yılından bu yana veriliyordu.
Ödül alırken
Mimarlık ürünleriyle önemli başarılar sağlamış olan Cansever, sadece mimarlığıyla değil, düşünceleriyle, farklı bakış tarzıyla önemli bir yere sahipti. Bir düşünce adamı olara Turgut Cansever mimarlığıyla olduğu kadar fikirleriyle de kendi izleyicilerini yaratmıştı.
Demir Tatil Köyü
Turgut Cansever 1992 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü kazandığı Demir Tatil Evleri, Bodrum’un 9km kuzeyinde yer alan Mandalya koyunda yer alır ve toplam üç otel ve 500 kadar evden oluşmaktadır. Cansever projeyi Emine Öğün, Mehmet Öğün ve Feyza Cansever ile birlikte gerçekleştirir.
Demir Tatil Sitesi
Kubbeyi yere koymamak
Kendine özgü düşünceleri olan Cansever, Tanzimat ile başlayan ve geleneğe rijid bir düşmanlık duyan düşünce ve kesimlere bu kez oluşturulan muhafazakar tepkinin giderek kalınlaşmasından, bu kesimlerin birbirleriyle çatışmasından verimsiz bir ortamın doğduğundan bahseder. Bilge mimar Kubbeyi Yere Koymamak isimli eserinde Konfüçyüs’ten İbn-i Arabi’ye, Medine’den Brasilia’ya, Sinan’dan Haussmann’a, sanat müziğinden Barok müziğe, tevhide dayalı mimariden modern mimarlığın babalarına kadar uzanan çizgide üretilen derin ve ışıltılı çizginin felsefesini ele alır.

İslam Mimarisinde demokrasi vardı
Turgut Cansever bir söyleşinde, “Osmanlı toplumunun ortak güzellik değerleri vahşi Batı değerleri ithal edilerek Türk aydınları tarafından tahrip edilmiştir. O yüzden Sinan’ın eserleri toplumdan tecrit edilmiş, taş yığını haline düşürülmüşlerdir.” diyor. Bu söz, ‘bilge mimar’ namıyla bilinen Turgut Cansever’in.
Türk Tarih Kurumu
Mimar Sinan’ı İslam mimarisi ve kültürünün doğru anlaşılmasına vesile olarak gören Cansever, Sinan’ın felsefesini, ‘Mimar Sinan’ isimli kitabında anlattı. Genel olarak İslam mimarisi özelde Sinan’ın eserlerinin demokratik bir yapıda olduğuna dikkat çeken büyük mimar şöyle diyor: “Yapıyı kullanan herkes, kendi yerini tayin ediyor. Bu tam mutlak bir demokratik yapıdır, mimarideki demokrasidir. Yapı emretmiyor, kesin olarak tarafsız bulunuyor.”
ÖNEMLİ ESERLERİNDEN BAZILARI
1967 Türk Tarih Kurumu binası, Ankara (Ertur Yener ile birlikte / 1980 Ağa Han Mimarlık Ödülü)
1971-73 Ahmet Ertegün Evi Restorasyonu, Bodrum, Muğla (1980 Ağa Han Mimarlık Ödülü)
1949-51 Sadullah Paşa Yalısı Restorasyonu, İstanbul
1957 Karatepe Açık Hava Müzesi, Adana
1957 Büyükada Anadolu Kulübü, İstanbul (Abdurrahman Hancı ile)
1961 Karatepe Açıkhava Müzesi, Adana
1971 Çürüksulu Ahmet Paşa Yalısı Restorasyonu , İstanbul
1968-71 M. Nuri Birgi Evi Restorasyonu, İstanbul
1983 Sualtı Arkeoloji Enstitüsü (INA), Bodrum-Muğla (Feyza Cansever ile)
1989 Rafet Ataç Evi, Burgazada, İstanbul (Feyza Cansever ile)
1990 Demir Tatil Köyü, Bodrum-Muğla (Mehmet-Emine Öğün ve Feyza Cansever ile / 1992 Ağa Han Mimarlık Ödülü)
1992 Akın Yalısı, İstanbul
1991 Karakaş Camii Restorasyonu, Antalya
mimdap



9 Yorum
zerdegum
İyi ki şimdilerdeki kuleleri çok fazla görme eziyetine maruz kalmadı.50-60 lerde söylediklerini bir dinleyen olsaydı ucube gibi emlak gyo ortaklı kuleler İstanbul’u kuşatmazdı…
Metin Akkuş
Kubbeyi Yere Koymamak adlı eserinden Turgut Beyi tanıdım . Geç tanımış olmam duygusu içerisinde olsamda , zamanı ve mekanı anın içinde gören Turgut Bey’e şükranlarımı bildirir Kadiri Yüce olandan Rahmet ve mağfiretini ona bolca vermesini niyaz ederm.
Sümeyye Kaynar
KENDİSİYLE MİMARLIK YÜKSELMİŞTİR.
emin korkmaz
Cansever hakikaten önemli bir kişiydi. Sözü olan bir mimardı. Kabulleri, düşüncesi mimarlık kamuoyuna biçim veriyordu. Büyük kayıptır.
Hayati Binler
Günümüzde meslektaşlarımızın dünyaya bakış açılarında eski kültürümüzün izlerini görmemiz pek rastlanır bir husus değildir. Bazıları ise salt şekilden yola çıkarak bazı şeklî hususları yeni projelerinde canlandırmak hevesinde oluyorlar. Düzenlenen sempozyum, panel vb.de de bu eski kültürün derin izlerinin olmadığını maalesef görüyoruz. Halbuki kökü mazide olan âtî olmak istiyorsak eski kültürümüzle barışık olduğumuz gibi, bu kültürün bütün unsurlarını öğrenmek ve buna ilaveten de bu unsurları güncelleştirmek suretiyle benimsemek zorundayız. Yoksa yaptığımız işler sadece sığ temelli yani temelsiz ve basit şekilden ibaret kalır.
Mimar Sinan’ı değerlendirirken, kubbe çapı, mimari oranı, plan tipleri vs. irdelenirken; Sinan’ı yetiştiren ortam, Sinan dönemindeki ahlaki anlayış, Sinan dönemindeki mimari eğitimi, Sinan dönemindeki halkın mimariye ve sanata bakışı, Sinan dönemindeki mülkiyet ve yapı hukuku gibi hususlar da objektif olarak irdelenmeli ve nihayetinde bir senteze gidilmeli. Bu sentezden elde edilen sonuçlar doğrultusunda günümüz mimarisinin meseleleri tespit edilerek bu meselelere çözümler aranmalıdır. İşte Rahmetli Cansever günümüzde belki de bu sentezi ve yorumu en iyi yapabilen münevverlerimizden biriydi.
Bu vesileyle kendisini rahmetle anıyor, doldurulması çok zor olan yerine binler meslektaşımızın yetişerek günümüz insanının ve mimarisinin meselelerini çözebilecek azmi, cesareti ve neşeyi bizlere vermesini Cenab-ı Hakk’dan diliyorum.
Ulaş Yenigün
Cansever 1970 sonu, seksenler kuşağıın önde gelen isimlerindendir. Fikirlerini sağlam dayanaklar üzerinde kurar. Mimarlığı ses getiren bir mimarlık oldu hep. Boşluğu doldurulamayan bir insan olacak besbelli. Gelenekselci yanıyla ‘modern mimarlık’ tartışmalarının dışındaydı, ekstremdi. Farklıydı söylemin dokusu ile, köküyle de.
rahmi orduluoğlu
Cansever belli görüşleri olan, aykırı olsa bile düşüncesini devam ettiren ve eser veren tam bir mimardı. Şimdiki yalan yanlış tarih aktarımcılığı yaparak ortalığa yeni Ankara AKM si, Keçiören belediyesi Estergon kalesi gibi tarihi bir tiyatro dekoruna dönüştürenlere ve üstelik bu projelere dini-milli diyenlere pabuç bırakmazdı. Onlardan çok farklıydı. Kalite adamıydı.
Bir düşünür, entelektüel kaybettik.
Uğur Kesim
Sayın Cansever bu ülke mimarlığının temel taşlarından biriydi. Ülke değerlerini modernizm anlayışı yanında oldukça tutarlı tartışmalara tabi tutardı. Çok da itinalı ve kalıcı ürünler vermişti. Hakikaten büyük kayıp.
Sevenlerine ve mimarlık kamuoyuna başsağlığı dilerim.
gazanfer sunter
önemli bir mimardı. düşünceleri farklıydı ve bu fark hissedilirdi. iddialı bir serüveni kendi topraklarında sürdürdü. kaybetmek sahiden kayıp.
dostları sağolsun