MVRDV, Kengo Kuma ve Julien De Smedt Taiwan’da 20 villa tasarlayan 20 özel mimar arasında. İspanyol Menis, Berlin ve Los Angeles merkezli Graft’ın tasarımları, diğer mimarların yapıları arasında ilk 10 sırada yer aldı.

Kengo Kuma’nın, Japonca’da “gizemli” anlamına gelen Aimai isimli villası da bu evler içerisinde en beğenilenlerden biri oldu.Kuma, yaptığı tasarım için şunları söyledi: “Aimai, bu villa için en temel kavramsal çerçeveydi. Bu Japonca kelime, belirsiz durumlar ve nesneler için kullanılır. Bu kavramsal çerçevenin belirlenmesi itibariyle, projede keskin sınırların bulunması engellenmiş oldu. Bu keskin sınırların olmaması durumu, hem doğa ile insan, hem de iç mekân ile dış mekân arasındaki sınırların muğlaklaşması anlamına geliyordu. Kenarları olmayan bir çatı, doğanın içerisinde kaybolan bir ev bu kavramsal çerçevenin sonucunda ortaya çıkan tasarım oldu.”


MRDV mimarlık

Julien De Smedt ise, tasarladığı evi “mekânsal sistemler bütünü” olarak tanımlıyor ve yapay dalgaların odalar için oluşturduğu panoramik manzaralarla yepyeni bir mekân algılaması yaratıyor. Kendisi, yaptığı tasarımla ilgili konuşurken şunları belirtiyor: “Biz, doğanın dışında bir mimarî yaratmayı planladık. Tasarladığımız ev, herhangi bir başka düzenlemeye bile gerek kalmadan, mekânı kendine göre biçimlendiriyor. Böylece, içinde olduğumuzda farklı manzaları bize gösteren, bir yandan da doğa içerisinde göze çarpmayan bir estetik yaratmış oluyoruz.”
Temmuz ayında inşaatına başlanması beklenen evlerin 2009 Aralık ayında tamamlanması bekleniyor.

MRDV mimarlık

Kengo Kuma


Halim Suh


Akihisa Hirata


İan


Toshiko Mori


Fernando Menis


Yung Ho Chang


Julien De Smedt


David Chun-Tei Tseng


Shu-Chang Kung


Irving Hung-Hui Huang


Ray Chen


Jay Wen-Chie Chiu


Jay Wen-Chieh Chiu


Yu-Tung Liu

Kaynak: BD online
Çeviri: mimdap

2 Comments

  1. Bence mimarlık zaten bilinenleri tekrarlamak değildir. Onun için mimarlara gerçekten ihtiyaç yoktur. Bizim bir çok meslektaşımız bugün gelen müşterilerini bilgisayardan arsa ve imar durumuna uyarladığı hazır projeleriyle hizmet veriyor. Bu durum hem kenti öldürüyor hem de mimarlık mesleğini.
    Yukarıdaki projeler tek bir sefer tek bir yerde uygulanmak üzere yapılmış projeler. Mimarlığı bir güzel sanatlar dalı olarak ele alıyorlar ve bir sanatçı hassasiyeti ile çözümler getiriyorlar. Bunun bir başka avantajı da yeni ufuklar açmaları.
    Ülkemizin tüm mimarları yaratıcılıklarıyla bu yeni ufukları açmaya yöneldikleri zaman sanıyorum mimarlık hakettiği saygıya kavuşacaktır.

  2. Okul projeleri…. Kıtlığa ve sususzluğa doğru hızla giderken bir mimarın daha sorumlu olması gerekmez mi? Konu sadece sanat ve biçim değil. Birçok konunun çarpımıdır. Bir sıfır olunca sonuç sıfır olur…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir