Tasarımın limitlerini zorlayacak 8 yeni gökdelen daha

2 Dakika Okuma Süresi

Bu ay, Dubai’de Burj Halife, inşa edilmiş diğer tüm yapılardan yükseğe ulaştı. Ama hepsi bu değil. Planlanan 8 yeni gökdelen daha, en yüksek olmak için yarışıyor.

Dubai’de 4 Ocak’ta resmen açılan Burj Halife, şu anda dünyanın en yüksek yapısı. Kendinden sonra gelen Çin’i 510 metre yüksekliğindeki Taipei 101 binasını bile neredeyse ikiye katlayarak bu unvanı hak etti. Ancak mimarların dikey yükselişi Burj Halife ile son bulmuyor.

Her ne kadar Burj Halife, yenilmesi güç bir rakip olsa da, en fazla 5-6 yıl süresince en yüksek olarak kalacağı öngörülüyor. Dünyanın her yerinden geliştiriciler pek çok yeni gökdelen önerisiyle ortaya çıkıyorlar. Bazı projelerin çizimleri basına yansımasına rağmen pek çoğu son dönemlerde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle beklemeye alınmış durumda. Ancak yakın gelecekte gökyüzüne yükselmeye başlayacaklarını söyleyebiliriz.

tallest-0

1. Burj Mubarak al Kabir
Yeri: Madinat Al Hareer, Kuveyt
Proje Yüksekliği:1001 metre

tallest-1

2. 1 Dubai
Yeri: Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri
Proje Yüksekliği: Üç Gökdelen, 600, 800 ve 1000 metre

tallest-2

3. Miapolis
Yeri: Miami, ABD
Proje Yüksekliği: 915-1000 metre

tallest-3

4. Nakheel Tower
Yeri: Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri
Proje Yüksekliği: 1000-1400 metre

tallest-4

5. Sky City 1000
Yeri: Tokyo, japonya
Proje Yüksekliği: 1000 metre

tallest-5

6. Bionic Tower
Yeri: Şanghay, Çin
Proje Yüksekliği: 1228 metre

tallest-6

7. Kingdom Tower
Yeri: jeddah, Saudi Arabia
Proje Yüksekliği: 1000 metreden fazla

tallest-7

8. Millennium Challenge Tower
Yeri: Kuveyt
Proje Yüksekliği: 1852 metre

tallest-8

Kaynak: Popular Mechanics
Çeviri: Mimdap

2 Yorum

  1. Mustafa Şenocak

    Newyork koskoca bir kıtanın ve ekonominin Avrupa ile deniz ticaretinden ortaya çıkmıştı. Sorun çok dar ve yerleşmeye uygun olmayan bir alanda çok geniş antrepolarla desteklenen bir şehir oluşturmaydı çözümü yüksek yapılarda buldular.
    Ama arkasında ne büyük kıtalar, ne büyük ekonomiler, ne ticaret nede antrepoları olmayan ülkelerin sırf görünüşle ve binalarla bunu sağlayabileceklerini zannetmeleri. Arap ülkelerinde gereğinin en az altı misli yapı stoğu ve çılgınca çöle daha da kötüsü denize gömülen dünyanın petro dolarları.
    İşin doğrusu eğitimle, sanatla, kültürle daha gelişmiş sosyal yapılarla, sosyal devrimlerle, bunların ticari, ekonomik karşılıklarından gerçekleşecek bir ekonominin kentleşmesi olurdu.
    Ama bunları düşünmek bile eminim molla/şeyh bozuntularını dehşete düşürüyordur. İlkel olsun, geri olsun, kapalı olsun ama benim olsun diyorlardır. İşte sonucu.
    Deli gibi çölün ortasında yüksek yapı yapmaya çalışmak günümüzde komik bile değil.

  2. tuncer küçük

    sahiden tasarımın limitleri zorlanmış. hatta akıl sır erecek gibi değil, tabiatın içinde doğa olaylarıyla başedecek bu kadar yüksek yapı.gerekli mi gereksiz mi tartışması ayrı bir konu. bu insanoğlunun bir yarışı ve sınavı belki. böyle bakmak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir