Daha önce başka sosyal konut projeleriyle de andığımız Madrid’de, bir diğer sosyal konut tasarımı Dosmasuno Arquitectos’tan geldi. Şehrin Carabanchel bölgesindeki yeni bir alan olan Vale del Boi’de yer alan bu proje, Madrid Şehir Konseyi’nin denetiminde, sosyal bir plan dâhilinde gerçekleşti.

Şehir konseyinin kafasında, 2011 tarihine kadar 59 bin sosyal konut inşa etme projesi hâlen duruyor. Konsey, bu evlerin 32.500 tanesini tamamen sosyal fonlardan karşılamayı amaçlıyor. Dosmasuno Arquitectos’un tasarımı, her biri homojen bloklardan oluşan, en az altı katlı yapılar içeriyor.
Tasarımda, endüstriyel bir yordam izlenmiş. Buna göre, devamlı tekrar eden tekil bir birim, mimarî sistemin temelini oluşturmuş. Ancak tasarımın kimi noktalarında uygulanan ufak rötuşlarla, görüntünün tekdüzeliği kırılmış.


Beton cepheye eklenen modüler çelik yapılar ise, her bir konutun uzantısı olarak kullanılmış, böylece evlerdeki yaşam alanlarını genişletmek de mümkün olmuş.
Valle del Boi’ye daha yakından baktığımızdaysa, tasarımın özünde kamu sektörünün projeleri finanse etme pratiklerine uygun bir yöntem geliştirdiğini görüyoruz. Dosmasuno Arquitectos, bir grup genç mimardan oluşan bir ekibin ilk büyük mimarî projesi olma özelliğini de taşıyor.


Mimarlar, her şeyden önce, sosyal konutun biçimselliğiyle yeni bir ilişki kurarak, blok halinde tasarımın sınırlarını zorlamayı amaçlıyor. Bunda amaçlanan şey ise, bir yandan tasarımda daha ince hatlara sahip yapılara imza atarken, projenin kapasitesi sayesinde, kontrolsüz bir şekilde büyüyen kente belli bir düzen getirmek.
Binanın bir tarafı ana caddeye bakarken, diğer tarafı orta avluya uzanıyor ve böylece bir nevi iç bahçe görüntüsü oluşturan bu mekânda farklı komşuluk ilişkileri kurmak mümkün oluyor.
Mimarî tasarım, yapının temel malzemesi olan güçlendirilmiş betonla, daha hafif çelik malzemenin birbirine eklemlenmesinden oluşuyor. Bunu özellikle iç cephede görüyoruz: Betona eklemlenmiş çelik strüktürler, yapıya enteresan bir hava katıyor.


Çelikle betonun bir arada olma hali, yapının güneş ışığını kullanma biçiminde de kendini gösteriyor. Cephede kullanılan çelik, günışığını yakalayarak, doğrudan içeri alıyor. Böylece binanın yaz kış ışık alması mümkün oluyor.
Cephedeki bu tasarım anlayışı, yapının gövdesinde farklı bir hal alıyor. Yapının içine girdiğinizde, binanın ışıkla olan ilişkisi daha farklı bir hal alıyor. Burada iç cephenin tamamen betondan oluştuğunu görüyoruz.

Yapının içindeki her konut, aynı formu tekrar ediyor. Ancak yapıya eklemlenen tekil eklentilerle, tekdüzelik yıkılmaya çalışılıyor ve yaşam alanları genişletiliyor.
Sonuçta ortaya, Madrid Şehir Konseyi’nin amaçladığı sosyallikte, etkileyici bir sosyal konut projesi çıkıyor.
Kaynak: Domus
Derleme: Serkan Mutlu / mimdap



1 Yorum
Cevat Karakaş
TOKİ nin konutlarına benzemiyor ama sosyal konut işi bu kadar “toplu” olarak yapılınca bir iticilik oluyor ister istemez.