Shigeru Ban “Çalışmalar ve İnsani İşler” Konferansı

5 Dakika Okuma Süresi

Yapı Endüstri Merkezi’nde dün saat 19.00 da gerçekleşen konferans Yapı Endüstri Merkezi ve Mimarlar Odası İstanbul Şubesi tarafından düzenlendi.

Açılış konuşmalarınan sonra projelerini sunmaya çağrılan Shigeru Ban, afetlerin yaşandığı bir ülkede japonya’da doğduğunu, “doğal afet” denilen şeyin bir defa öğrenildikten sonra ona karşı önlem almamanın ‘doğal’ olmadığını ve burada mimarın da sorumluluğu başladığını, bir çok insanın kaybedildiği afetlerin bu yüzden ‘doğal’ sayılamayacağını vurgulayarak konuşmasına başladı.

Shigeru Ban, Mimarların daha çok güce ve parayı elinde tutanlara çalıştığını, gücü elinde bulunduranlara bir yerde hizmet verdiğini, saraylar; ihtişamlı büyük binalar yapmaya yöneldiklerini söyleyerek bu konferansında afetleri ve afet sonraları yaşadıklarını anlatacağını söyledi. Toplum yararına hizmetlerin önemli olmasına rağmen çeşitli nedenlerle geri planda kaldığını sözlerine ekledi.

resim-041.jpg

Ard arda projelerini göstererek konferansını sürdüren Shigeru Ban, okuldan mezun olduktan sonra Avlar Alto’nun yanında çalıştığını, onun için fuar ve sergi pavyonları çizdiğini, geçici bir süre kalacak olan pavyonların yapımında malzemenin heder olmaması, geri kazanılması için düşünceler geliştirmeye başladığını, geçici bir iş için ormanı yok etmek yerine geri dönüşümlü bir malzeme olan kağıdı denediğini anlattı.

gocebe-muzesi.jpg

Göçebe Müzesi

Anlattığı bir çok projede kağıt tüpleri ya bir sanayi artığı (kumaş ruloları içindeki kağıt tüpler) olarak ya da yine istek üzerine üretilen ve çeşitli çaplardaki kağıt tüpleri hem taşıyıcı strüktür hem bölücü eleman hem yerine göre dış kabuk olarak kullandığını gösteren Shigeru Ban, bizim gibi bir ülkede betonarme karkas sistem, tuğla duvar, alüminyum ya da pvc doğramadan ve bunun değişik türevlerinden başka malzemeler de olduğunun altını çizmiş oldu. Başka türlü düşünerek de mimarlık üretilebileceğini ilginç tasarımlarıyla anlattı.

gocebe-muzesi-ici.jpg

Göçebe Müzesi içi

İlginç tasarımlarından biri olan “Göçbe Müzesi”sini konteynerlerden yaptığını, bunu istediği yere ve ülkeye taşıyabildiğini, hatta konteynerleri taşımayıp standart olduğu için o ülkedeki konteynerleri kiralayarak farklı kombinasyonlar meydana getirdiğini yapılmışları üzerinden izah etti.

Aynı mantıkla Seul’de Olimpik Park içinde yine konteynerlerden oluşan D harfi biçiminde bir müze yaptığını, kağıt boruları burada daha çok kullandığını anlattı.

Mies Van Der Rohe’den onun cam evinden (Fransforth Hause)  etkilendiğini söyleyen Shigeru Ban, japon mimarisiyle onun tasarımını kıyasladığını, ondaki görsel şeffaflığı çok beğendiğini ama arada cam olduğu için fiziki engel teşkil eden cam konusunu düşündüğünü, kendi tasarımlarında benzer mantıkla davranıp doğaya tamamen açılmayı hedeflediğini, bunun için cam yüzeylerin kaldırılabilir, toplanabilir, açılabilir olarak düşündüğünü farklı farklı projelerindeki değişik uygulamalarıyla anlattı.

untitled-2.jpg

Mies’ten perde duvarı, hatta duvarsız evi öğrendiğini görselleriyle anlatan Shigeru Ban, dokuza bölünmüş, dokuz taş gibi planı olan evinde sadece iki bölümün; banyo ve mutfağın belirli olduğunu, diğer bölümlerin teşkilinin kullanıcıya bırakıldığını anlatırken, “yatağınızı istediğiniz yere çekiyorsunuz, ayrı mı yatmak istiyorsunuz, diğer köşe sizin yatma yeriniz oluyor…” dedi.

Önemli olan insanlık için bir şeyler yapmak…

Daha sonra Shigeru Ban’in bir anlamda sosyal sorumluluk projeleri manasındaki çalışmaları konferansta yer aldı. Ruanda’da göçmenler için barınma yeri, çadır yapışını, 1995 Kobe depremi sırasında 6500 kişinin öldüğü Kobe’de barınma yeri olarak yaptıklarını, sonra 1999 Marmara Depremi sırasında Türkiye’de yine kağıt tüplerle yaptığı geçici barınma evlerini, Siri Lanka 2004 tsunami felaketinde yaptığı barınma yerlerini, geçen sene Çin’de yaşanan felakette gerçekleştirdiği geçici evleri ve geçici okul yapılarını, onların basit fakat yöresel malzemeyi de dikkate alan çözümlerini teker teker anlattı.

Shigeru Ban konferansının sonunda mimarları kastederek “biz anıt kurmaya bayılırız, kendimi de bundan ayırmıyorum. Ama asıl insanlığın anıtı kurulmalıdır” dedi.

seul-olimpik-muze.jpg

SEUL Olimpik Müze

“Ne biçim bir bina yapayım” diye sormuyorum

Konferansını tamamlayan Shigeru Ban’a salondan çeşitli sorular yöneltildi. Kullandığı malzemyi, kağıt tüpü, bunların yalıtım özellikleri, yanma sınırı..vs gibi sorulara Shigeru Ban gerekli yanıtları verdi. Malzemeleri geri kazanımlı, mutlaka sağlam, japonya gibi bir ülkede yaşadığı için yatay yüklere (lateren güçlere) dayanımlı tasarımlar yaptığını, mühendislere danıştığını, çözümlerini test ettirdiğini belirtti.

Salondan gelen bir soru, mühendislerle sıkı işbirliğinin ve iş bölümünün nasıl olduğu, tasarım fikrinin öncelikli olarak kimde oluştuğu yönündeydi. Shigeru Ban, çok iyi mühendislerle çalıştığını ama onlara “ne biçim bir bina yapayım diye sormuyorum” diye yanıtladı. Kafasında bir tasarımı oluşturduğunu ve onlarla bunu çalıştığını söyledi.

mimdap

5 Yorum

  1. lalehan gökdeniz

    “dünyayı güzellik kurtaracak” derler ya, işte asıl bizi felaketlerden koruyacak olan Ban gibi yenilikçi düşünceleri olanlar ve bunları toplum yararı için seferber edenlerdir.

  2. Ulaş Yenigün

    yenilikçi mimarlık arayışını yardımseverlik temelinde yürüten kamusal akılla birleştirince ortaya farkında olamadığımız başka bir dünya çıkıyor gerçekten. soğuk su etkisi ya da beyin şoku gibi. muhteşem bir yaklaşım, tebrik ediyorum.

  3. Emirhan Tijen TEPELİ

    YEM e birkez daha teşekkürler…emeği geçen herkese de ayrıca teşekkürler…
    Müthiş akılcı tasarımlar, duruma ve yöreye uygun çalışmalar, sıradışı tasarımlar, farklı malzeme kullanımında çeşitlilik, aklımıza gelmeyen ürünlerin yapılarda değerlendirilmesi…
    Tasarımda daha ne istenilebilinir ki…İyi ki bu toplantıya katılmışım…diğerleri gibi bu Mimar da çok yaratıcı… Ülkemiz Mimarlarının da çalışmalarını dünyaya tanıtmalarını arzu ediyorum.
    Herkese iyi çalışmalar..

    Emirhan Tijen TEPELİ
    OMCAM MAKİNE VE MOZAİK SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
    İşletme Müdürü-Tasarımcı

  4. Cemal Kozlu

    Shigeru Ban bence yeni bir güç, Mies, Corbusie, Kahn gibi biri. Star grubunda değil belki ama dünyayı değiştirmeye aday mimarlardan. Başka birşey için ve dünya için savaştığı belli. Yerel malzeme kullanışı ve sözünü ettiği sentezler çok ilginç.
    Afet bölgelerindeki çalışmaları ise her türlü övgünün üzerinde.

  5. emine dağtek

    çok idealist bir mimar. aynı zamanda toplumcu bana kalırsa. bu kadar felaketin içinde bizim mimarlar olsa karışıp bir çare bulmaya çalışmaz. içine girip çalışanlar ise gerçekten barınmayla ilgili Ban’ın yaptıklarını yapmaz, herhangi bir yardımsever gibi su taşır, çöp götürür, orada bulunmak için bulunur. (bakınız mimarlar odasından halen ilgilenenler) Ban bir yandan da imzalı işlere girişmiş, kaliteli tasarımları var yani.
    böyle bir mimarın varlığı beni çok gururlandırdı.
    ondan daha çok bahsedileceği günleri görürüz umarım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir