Yerel mimar, Rotterdam’daki yüksek yapı komedisine bir son vereceğini garantiledi.

İkinci Dünya Savaşı, Avrupa’nın bir çok kentini yerle bir etmişti, Rottedam da dahil. Kent bir yandan insani ve finansal boyutlara inerken, diğer yandan Hollanda’nın “yükselen kenti” olmaya aday gösterildi. Ancak yerel bir mimar ve Monolab Architects’in başı olan jan Willem van Kuilenburg, kentin güneyinde tasarladığı Rotterdam’ın ilk gökdeleni olacak olan 450 metrelik “City Tower” ile, yerel yönetimlerin “şaka gibi” planladığı –yüksek yapı zonunu- yükseltiyor.

Kuilenburg, “Rotterdam çok kuşkucu, çok korumacı ve daha çok mazlum gibi görülüyor. Erasmus Köprüsü’nün ardından artık Rotterdam’ın Avrupa standartlarında ve kenti gururlandıracak bir gökdelene ihtiyacı var. Hepimizin farkında olduğu gibi, Rotterdam’daki kuleler hem çok vasat hem de çok ilkel. Eğer rahat zamanlarımızda biriktiriyorsak, bunun amacı bugünkü gibi kriz zamanlarında yatırım yapmak içindir” şeklinde açıklama yapıyor.


Kuilenburg, bahsettiği seferberliğin temeli olarak da City Tower’ı görüyor. 450 metre yüksekliğindeki karma kullanımlı ve ışılelektriksel dış cepheli (ışığa maruz kaldığında elektrik üreten) gökdelen, Maas Limanı’nda su üzerine inşa edilecek. Kuilenburg’e göre böylelikle hem gökdelenin tüm kente hizmet etmesi hem de Avrupa’nın en büyük limanının kente bağlanması sağlanacak. Yapı, çelikten bir yaya bulvarı ile karaya ve 1000 araçlık ayrı bir otoparka bağlanacak.

Rotterdam sakinlerinin kent çok baskın bir imge yaratacağını düşündükleri gökdelen için Kuilenburg, “Rotterdamlılar, enerjik ve yeniliğe açık insanlardır ve gökdelenlerle genellikle gurur duyarlar.” yorumunu yapıyor. Kuilenburg şu sıra yatırımcılarla görüşürken bir yandan da proje için uluslar arası fonlar bulmaya çalışıyor.

Kaynak: World Architecture News


