Renzo Piano’nun, 30 Nisan günü açıklanan, Whitney Müzesi High Line bölümü için yapmış olduğu plan, “starchitect”lerin yaptığı ve kentleri para makinesine çeviren planlara pek benzemiyor. Müze müdürü Adam Weinberg, “Tasarım oldukça basit ve tasarımda, Renzo komşuluk birimi anlayışını samimiyetle kullanmış. Aynı zamanda bu tasarım, New York içerisinde bulunan, en önemli kamusal alanlardan biri olacak.” diye belirtiyor.

Proje, müzenin dış mekânlarını oldukça vurguluyor. Yaklaşık, 4000 metrekarelik alanda, bir adet Açıkhava restoranı, bir Açıkhava konser salonu ve bir de konserler için yeterli büyüklüğe sahip bir lobi bulunuyor. Bunların yanında, Piano, 14000 metrekare büyüklüğünde bir de çatı salonu öneriyor. Planda, iç mekân için sessizliği garantileyen bir tasarım düşünülmüş.Kırmızı renkli bir yürüyen merdiven, ziyaretçileri sakince müzenin batı köşesindeki sergi alanına taşıyor. Müzeyi yürüyen merdivenlerle gezmek de ayrı bir zevk olacak gibi görünüyor. Sanatçıların yaptığı eserlerin, en üst noktalardan bile görülmesi sağlanmış.

Piano’nun projesi, çok yüksek katlara ulaşmıyor ve oldukça yerel dokuyla bütünleşir görünüyor. Plan, High Line ile Hudson River Park arasında bir köprü niteliği taşıyor. Camla kaplı lobi ve asansör de, kentin tüm cephelerden görülebilmesini sağlıyor.

Kaynak: Architect’s newspaper
Çeviri: mimdap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir