Stüdyo doğal ve kültürel peyzaj içine entegre olan bir yapıyı hedefledi. Yerel belediye tarafından organize edilen yarışmayı kazanan Menis Mimarlar, 2016 yılı Avrupa Kültür Başkenti olmak için koruma kültürü geliştiren kent için bir açılım oluşturmakta.
Yapıda iki adet iç salon bulunmaktadır. Yapının renk özellikleri kırmızı ve beyaz arasında oluşmakta ve bu yönüyle eski kenti anımsatmaktadır. Yapının yarıkları göz kamaştırıcı beyaz beton zarf üzerinde koyuluklar oluşturmakta, bu aynı zamanda iç akıcılığı simgelemektedir. Bu diyalektik ortaçağ ve çağdaş stiller arasında bir köprü oluşturmaktadır.
Kırmızı tuğla ile betonun karıştırılması ise yeni bir yüzey şekli olarak ortaya konulmakta, yüzeyler yontulmuş kayalara benzeyen bir görünüm oluştururken akustik değerleri de yükseltmekte.
Böylece oluşan iç mekanlar bir mağarayı anımsatmakta, amorf eğriler ve kıvrımlar alışılagelmiş Öklit geometrisini aşmakta. Binanın salonları büyük performanslarda birleştirilebilmekte, mekanın kapasitesi bu şekilde 4000 koltuğa kadar çıkmakta.
Bina bulunduğu nokta, Torun kentinin eski dokusu ve yeni gelişme alanı arasındadır. Projeye 2010 Dünya Mimarlık Festivali’nde birincilik ödülü verildi.
Kaynak: Arch2O Sabina Karleva Çeviri: Mimdap


















