Zaha Hadid’in tasarladığı olimpik havuz merkezinin ayrıksı çatısında, masrafları azaltmak amacıyla, çelik yerine ahşap kullanılabileceği açıklandı.

Bu gerçekleşirse, Zaha Hadid’in orijinal tasarımında üçüncü kez değişikliğe gidilmiş olacak.

Projenin içinde çalışanlardan alınan habere göre, yatırımcılar bir kere daha Hadid’den merkezin yapım masraflarının kısılmasını istedi. Bunun sonucunda çatının çelik yerine ahşaptan yapılması görüşüldü.

Söz konusu değişiklik, çatının yapım masraflarının, daha önce tahmin edilen rakamın iki katını bulacağı ve öngörülen bütçenin aşılacağı anlaşıldığında düşünüldü.

Orijinal tasarımda, bir olimpik havuz için ilk defa düşünülen paslanmaz çelikten çatı fikri mevcuttu. Ancak müşteri ve yatırımcılardan Balfour Beatty, yapıdaki çelik kullanımını azaltmak ve bütçeyi aşağı çekmek konusunda görüştüler. Çelik üreticisi firma Eiffel’in projeden çekilmesinin sebebinin de bu olduğu anlaşılıyor. Hochtief’in de projeden ayrılması, bu konuyla alakalı olabilir.

Balfour Beatty, şu sıralar ortaklarıyla kafa kafaya verip projeyi kabul edilebilir bir bütçe seviyesinde tutmak için uğraşıyor.

Olimpiyat Komitesi’nden john Armitt, Londra Belediye Meclisi’nde geçtiğimiz hafta yapılan toplantıda, olimpik merkeze kesin bir bütçe vermek için henüz erken olduğunu, ancak şimdilik harcanan tutarın 469 milyon sterlini bulduğunu söyledi. İlk etapta bu merkez için düşünülen toplam maliyet 216 milyon sterindi.

Projeden bir yetkili şöyle konuştu: “Malzemenin çelik yerine ahşap olması konuşuldu. Çatının yapısı şimdiye kadar iki kere değişmişti, şimdiyse üçüncü sefer söz konusu. Bu, gerçekten de bu işe dâhil olan herkes için korkutucu.”

Hadid, Kasım 2006 yılında projede yaptığı değişiklikle, çatının boyunu üçte bir oranında ufaltmıştı.

Yapılan resmî açıklamada ise şöyle söylendi: “Olimpik merkezin inşaatında hangi malzemenin kullanılacağı konusunda henüz kesin bir görüş yok. İhale sona erdiğinde girişimciyle konuşulup son karar verilecektir.”

Kaynak: Building.co.uk
Çeviri: mimdap

3 Comments

  1. İngiltere’de büyük projeler hem mimarlık çevreleinde hem de yönetim çevrelerinde çok tartışılıyor. Çok gündemde duruyor.HAtta dünya kamuoyuna bile projeler açılıyor bu yolla. Bir yönten bu galiba.

  2. Yapılabilir bir proje için gerekirse tasarım yeniden elden geçiriliyor. Yapının en önemli parçası olan çatı için Eiffel firması çekiliyor; yani bunu yapamam diyor, tasarımcıya tekrar dönülüyor. Bu süreçleri de izlememiz cidden gerekir. Projeler konusunda ‘genel olarak konuşmaktan’ başka birşey yapılıyor, işin sahiden gerçekleştirilmesi üzerine düşünülüyor. Star bir mimardan bile tasarımını yeniden gözden geçirmesi talep ediliyor. Demek ki projeler sadece bir imaj değil, “nasıl yapmalı” sorusuna yanıt veren bir süreç tarifi aynı zamanda. İlginç ve öğretici.

  3. Giderleri azaltmak için projede değişiklik istenmesi İngiltere de bile olabiliyor demek ki. Zaha Kartal’daki projesinde “bu bal peteği adaları yaratmak çok masraflı, adaların içinde tarif ettiğiniz formda binaların hepsini siz mi tasarlayacaksınız, bunlar yerine biz kendi bildiğimiz yapıları yapsak…” desek misal olarak Zaha ne der acaba? Üç defa projesini revize mi eder yoksa “benim tasarımım bu” mı der. Burada bir de, ülke ne kadar zengin olursa olsun büyük projelerin sadece prestijleri ile ilgilenmediklerini, onun toplumsal maliyetini de araştırdıklarını gösteriyor. Bence esas ayırım noktalarından biri bu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir