Mülkiye yıkımın gölgesinde kaldı

8 Dakika Okuma Süresi

Ankara’da yıllarca masalarında memleket meselelerinin tartışıldığı Mülkiyeliler binası ‘yıkım’ tartışmalarının gölgesinde kaldı.

mulkiye-1Mülkiyeliler Birliği Vakfı, yıllarca sadece mülkiyelilerin değil sanatçı, akademisyen ve gazetecilerin de anılarını paylaştığı Ankara’nın en önemli sigelerinden biri oldu. Mimarlar Odası ve bazı mülkiyeliler ‘anılarımız yıkılacak’ diye karşı çıkarken, Mülkiyeliler Birliği binanın ihtiyaçları karşılayamaz hale geldiğini savunuyor.

İlk olarak sorularımızı projeyi uygulamaya koymak isteyen Mülkiyeliler Birliği yönetimine yöneltiyoruz.

Mülkiyeliler Birliği Başkanı Ali Çolak, “Yönetim olarak, sadece üyelerimizle değil, Mülkiyeliler Birliği binalarına ilgi duyan tüm çevrelerle projeye ilişkin tartışma süreci yürütmeyi tasarlıyoruz. Ancak bunun takvimini Genel Kurul sonrasında açıklamayı planlıyoruz” diyerek sorularımızı şöyle yanıtladı:

Kentin sosyal ve siyasal yapısı
Mülkiye Sitesi projesinin amacı nedir?

Ankara son yıllarda uygulanan belediyecilik anlayışının da etkisiyle hızlı bir şekilde kültürel açıdan yoksullaşmıştır. Mülkiyeliler Birliği’nin yer aldığı Konur Sokak Yüksel caddesi aksı demokratik tepkilerin dışa vurulduğu, taleplerin dile getirildiği, toplumsallaştığı bir alan olarak kentin sosyal ve siyasal yapısına önemli katkılar sunmaktadır. Bu sokakta farklı biçimlerde oluşan rant, sokağın değişmesine yol açmış, bazaar adı altında açılan kimi yerlerde yasadışı ticarete konu bazı ürünlerin ticareti yapılır hale gelmiş, bu ranta gözünü diken kimi mafyatik yapılar sokağın demokratik yapısına tahammül edemez olmuştur. Mülkiye Sitesinin amacı, zaman içerisinde günde bin kişiye hizmet veren bir lokanta ve otel işletmesine dönüşmüş ve ömrünü tamamlamış Mülkiyeliler Birliği binalarını Mülkiyeliler, SBF Öğrencileri ve Ankaralılar açısından bir sosyal-kültürel üretim merkezi haline getirmektir.

Tüm ihtiyaçlara cevap verecek
Siteprojesi rant için mi, yoksa ihtiyaç için mi yapılıyor?

Mülkiye Sitesinin ihtiyaç için yapıldığı çok açıktır. Yapılaşma her iki blokta altı kata izin verdiği halde ana bina giriş üzeri 4 kat ve teras ile, diğer blok ise giriş üzeri 1 kat ve teras ile sınırlandırılmıştır. Aşağıya inilerek otopark yapmak mümkün olduğu halde, bahçeyi tahrip etmemek için bundan kaçınılmış, zorunlu otopark, teknik merkez, sığınak ve mutfak için iki kat bodrum ile yetinilmiştir.

Proje kapsamında tamamlanacak bina Mülkiyeliler’in tüm ihtiyaçlarını karşılayacak mı?

Yapılacak bina elbette uzun bir süre Mülkiyelilerin, hatta dost örgüt ve çevrelerin kent merkezindeki tüm ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Ancak zaman içerisinde farklı ihtiyaçların oluşması durumunda 2.5 kat olarak yapılan binanın statik, elektrik, tesisat ve mimari projesi 6 kat olacakmış gibi tasarlandığından yeni ihtiyaçlar buraların yapılması suretiyle karşılanabilir. Ancak zamanla bu arsa ve binalarda karşılanamayacak ihtiyaçlar da ortaya çıkabilir.

Mülkiye-ti kimin?
Mimarlar Odası şimdi bu projeye neden karşı çıkıyor?

Üç yıl önce ortak bir proje üzerinde mutabık kaldık. Projeye göre, Konur Sokak’taki bina yıkılarak yenisi yapılacaktı. Finansmanın yüzde 72’sini karşılayacak olan Mimarlar Odası binanın yüzde 32’sini kullanacaktı ancak, mülkiyet devri olmayacak 20 yıllık kira anlaşması yapılacaktı. Bu noktada Mimarlar Odası Ankara Şubesi, 3 milyon TL’lik projenin finansmanı için Genel Merkez’den destek istedi. Genel Merkez, mülkiyet devrinin olmadığı bir durumda 20 yıl kiralama karşılığı bu kadar paranın verilmesinin rasyonel olmayacağı gerekçesiyle finansman talebini reddetti. Mimarlar Odası Ankara Şubesi de, projeden çekildi.

Mülkiye ödülü Aren’e verilmişti

Mülkiyeliler Birliği Başkanı Ali Çolak, 2007 yılı mülkiye büyük ödülünü Siyasal Bilgiler Fakülkesi eski öğretim üyesi Prof. Sadun Aren’e vermişti

Tanık: Genel kurul sonrası tartışırız

Mülkiyeliler Birliği’yle Mimarlar Odası arasındaki tartışmalar sürerken, projenin hayata geçmesi halinde onay verecek kurumun başında olan Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’ın da görüşlerini almak istedik. Projeyle ilgili kararın Mülkiyeliler Birliği Genel Kurulu’na bırakılmış olmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Tanık, “Mülkiyeliler Birliği Türkiye’nin saygın kuruluşlarından birisi, şu anda bir vakıf yönetimi var. Ayrıca eski yöneticilerden oluşan çok saygın bir topluluk var. Ortada projeye ilişkin farklı görüşler var. Şu durumda benim bir görüş belirtip taraf olmam uygun düşmez. Genel Kurul’dan sonra çıkacak karara göre biz de görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşabiliriz” dedi.

Mafyatik yapılar oluştu

Mülkiyeliler Birliği Başkanı Ali Çolak, son yıllarda Karanfil ve Konur Sokak’ta kitapevlerinin kapanarak, bazaar adı altında yasadışı ticarete konu bazı ürünlerin ticaretinin yapıldığını söyledi. Bu ranta gözünü diken mafyatik yapıların oluştuğunu öne süren Çolak, “Mülkiyeliler Birliği kendi olanakları ölçüsünde bulunduğu sokağa, kentin merkezine ve Başkent’e demokrasi güçlerinin yararına olacak bir müdahalede bulunma çabasındadır” dedi.

Tartışmanın takvimi genel kurul sonrası
Bir açıklamanızda, “Sitenin yapılmasına içtenlikle inanarak karşı çıkan üyelerimiz olduğunun farkındayız” diyorsunuz. İtirazları hangi zeminde tartışmaya açmayı düşünüyorsunuz?

Yönetim olarak, sadece üyelerimizle değil, Mülkiyeliler Birliği binalarına ilgi duyan tüm çevrelerle böyle bir tartışma süreci yürütmeyi tasarlıyoruz. Ancak bunun takvimini Genel Kurul sonrasında açıklamayı planlıyoruz. Mülkiyeliler Birliği önce farklı binalarda kiracı olarak oturmuş, 1964 ve 1968 yıllarında önceden yapılmış olan bu binaları satın almıştır. Bugüne kadar kendisinin yaptığı, dolayısıyla kendi kimliğini, anlayışını, rengini kattığı bir binası olmamıştır. Bu fırsat ilk kez önümüze çıkmıştır.

Katkı çağrısı

Hepimizin bu binalarla ilgili anıları ve duygusallığı var. Bunların tümüne saygı duyuyoruz. İçtenlikle karşı çıkan arkadaşlarımızı da ne yapılmaya çalışıldığını doğru anlamaya, binaların yaptırılmaması çabası yerine Mülkiyelilerin gelişimine, kendini ve geleneğini geleceğe taşımasına ve kendi kimliğimizi yansıtabileceğiz doğru tasarlanmış bir binanın ortaya çıkmasına katkıda bulunmaya çağırıyorum.

mulkiye-3

Ulusal tek kademeli yarışma

mulkiye-2Mimarlar Odası Başkanı Nimet Özgönül de, Mülkiyeliler Birliği binasının kent yaşamının önemli odak noktalarından biri olduğunu belirterek, binaya ilişkin projenin ‘katılımcı’ bir süreçle elde edilmesi gerekliliğini vurguluyor. Özgönül projeye ilişkin sorularımızı şöyle yanıtladı:

Mülkiyeliler Sitesi’ projesinin amacı nedir?

Mimarlar Odası için Mülkiyeliler alanı ile ilgili proje tanımı; Kızılay Kent Merkezi’nde geçmişimizi ve yaşanmışlıklarımızı barındıran; hem anılarımızı hem kent mekânını paylaşmamıza vesile olmuş yapılardan birisidir. Üye ve kurumsal varlığıyla Yüksel Yaya Bölgesi’nde, geniş bir alan olarak Kızılay’da Mülkiyeliler Birliği ve mekânları tıpkı Mimarlar Odası ve mekânı gibi kent yaşamının önemli odak noktalarından biridir.

Bu süreci tercih etmediler
Projeye üç yıl önce destek veren Mimarlar Odası şimdi bu projeye neden karşı çıkıyor?

Mimarlar Odası proje sürecin ulusal tek kademeli bir mimari proje yarışması ile elde edilmesinin en doğru, sağlıklı ve demokratik yöntem olduğunu vurgulamasına, bu konuda ısrarcı olmasına rağmen Mülkiyeliler Yönetimi bu süreci tercih etmemiş, bu durum karşısında Mimarlar Odası Ankara Şubesi süreçten çekilmiştir.

Üyeleriyle bu sorunu aşacaklar
Mülkiyeliler Sitesi projesi rant için mi yapılıyor, yoksa ihtiyaç için mi?

Yönetim ihtiyaçtan dolayı alanın yenilenmesine yönelik açıklamalarda bulunmaktadır, projenin ve uygulamanın yapım süreci ve yöntemi ile işletim modeline bakıldığında rant amaçlı olduğu da ifade edilebilir.

Mülkiyeliler Birliği, projeye yapılan itirazların Genel Kurul’a yönelik hesaplardan kaynaklandığını ileri sürmektedir.

Bu konu da Mülkiyeliler Birliğinin iç sorunudur. Bu konuda da konuşmak, aynı şekilde yönetim anlayış ve ahlakına uygun davranış olmaz. Üyeleri ile bu sorunu aşacaklardır.

Destek verecekler
Mülkiyelilerin ihtiyaçlarının karşılanması doğrultusunda halihazırda var olan projeye alternatif bir projeniz var mı?

Mimarlar Odası Ankara Şubesi duyarlıklara değer veren, kentsel ve kurumsal belleği önemseyen, şeffaf ve katılımcı demokratik bir süreci örgütleyerek kente, kentliye her türlü kurum ve kuruluşa katkıyı vermiştir. Mimarlar Odası mimari proje üretmez, ancak bu alan için proje üretim sürecini tanımlayan katkıya da şüphesiz destek verecektir.

Kaynak: Hürriyet Ankara

Mimdap’ta: Mülkiyeliler Birliği Binası Üzerine Bir Tartışma

4 Yorum

  1. cumali kırmızı

    Mülkiye binası süreci ile ilgili sayın M.Onur Yılmaz’ın çok aklı başında ve çok makul durumun problemlerini anlatan yazıları oldu çeşitli iletişim ortamlarında. Ankara şube henüz bunlara karşılık doyurucu bir cevap vermiş üylerini tatmin etmiş değil.
    Diğer yandan sayın N. Özgönül’ün “ulusal proje yarışması olmalıydı” tarzındaki yaklaşımını da yadırgıyorum. Burada müşteri konumundaki Mülkiyeliler bence ülkenin çok önemli dört ya da beş grubundan davetli yarışma yoluyla proje elde etmişler. Şimdi tek bir yol ulusal tek kademeli proje yarışması mıdır ki bu söz burada sarf ediliyor? Öyle olsa şimdi konu edilen sorunları yarışmaya katılan mimarlar mı çözeceklerdi? Yarışma mı o binanın “mülkiyetinin” toplumda kalmasını sağlaycaktı ve Ankara şube rahat edecekti?
    Çelişkili şeyler bunlar ve dediğim gibi Ankara şube henüz tatminkar bircevap veremedi.

  2. Mustafa Şenocak

    Sivil toplum örgütlerinde en tehlikeli durum şantaj yapmaktır. Örneğin dört yıl önce bir “habersiz imza” olayı ortaya çıkmıştı: Habersiz imza belediyede çalışan teknik elemanların o belediyede daha önce proje onaylatmış mimarların imzalarını kullanarak kendileri tarafından elde edilmiş projeleri onaylaması bunun karşılığında da para almasıydı. Durum ortaya çıkınca ilgili belediye jürisini mimarlar odası yöneticilerinin oluşturduğu uyduruk bir yarışma düzenlemiş mesleki denetim sözleşmesi imzalamış ve işleri kendi açısından tatlıya bağlamıştı. Mimarlar odasının anlı şanlı yönetimi de bu suça iştirak etmiş ilgili belediyeye gönderdikleri bir yazıda bu sahtekarlığı “habersiz imza” diyerek önemsizleştirmişlerdi. Aradan yıllar geçti, bu yıllarda yalan kampanyaları yürütüldü muhalifler için onlar akpartilidir denildi… garip alımlar yapıldı paralar harcandı maaşlar alındı… ve imza sahteciliği devam etti sürdü…
    Şimdi yeni bir olay eğer beni ortak yaparsan kamu yararı var yoksa kamu yararı yok…
    Ne zaman aklımız başımıza gelecek…

  3. sevim bener

    Mülkiyelilerin yeni bina meselesi Mülkiye genel kurulunda tartışılacakmış. Orada bu konu nasıl bir sorun ise ve nasıl karşıtları ve taraftarları varsa bence M.O Ankara şube genel kurulunda da bu konu öyle bir sorundur. Üstelik bir çatlaktır şimdiki yönetim açısından. İsabetsizliklerle dolu bir süreçtir en azından ve kötü yönetilmiştir. Popülist sayılacak söylemlerle diğer kitle örgütleri falan çağrılarak güya bir “demokrasi” dersi verilmek istenmiş, “mülkiyeti” toplumundur, Mülkiye başkanına düşmez bu işler gibilerden aslında dost örgütlerin girişmemesi gereken bir münazara ve müdahale dili tercih edilmiştir. Şimdi bu dili aceleci bir şekilde imal edip sunanlar şapkayı önlerine koymaya başlamış ve Ankara genel kurulunda bu sorunu nasıl aşacaklarını düşünmeye başlamışlardır herhalde.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir