Mimarlığı Aktarmak – Dünya Mimarlık Kongresi – Torino

2005 yılında İstanbul’da yapılan ve 3 yıl arayla tekrarlanan UIA (International Union of Architects) Dünya Mimarlık Kongresi, bu kez 29 Haziran – 3 Temmuz 2008 tarihlerinde İtalya’nın Torino kentinde yapılıyor. Halen dünyadaki 1.300.000 mimarın her ülkenin Mimarlar Odaları vasıtasıyla temsil edildiği UIA aynı zamanda 60. kuruluş yılını kutluyor.

Bu yıl teması “Mimarlığı Aktarmak” olarak belirlenen kongrenin, bu temayı seçmesinin iki önemli anlamı var: tasarım yoluyla topluma yayılma ve toplumla iletişime geçmenin yanında, toplum tarafından açığa çıkarılan enerjiyi ve olguları bir araya getirmek. Bu amaçla kongrenin bu derin anlamı, her biri ayrı bir günün konusu olacak olan üç alt temaya bölünmüş: ”Kültür, Geçmiş”, “Demokrasi, Şimdi”, “Umut, Gelecek”

Kültür, Geçmiş
• Mimarlık, gelenekleri anlatır ve nesilden nesle geçirirken, insanoğlunun tarih içindeki geçmişini ve kültürünü de aktarır.
• Mimarın bireysel ve profesyonel anlamda sorumluluğu, bu kültürü bir nesilden diğerine aktarma konusunda öncü olmaktır.
• Mimari mirasın korunması ve yenilenmesi
Demokrasi, Şimdi
• Birden fazla öznenin işi ve katkısının özeti olarak mimarlık
• Tüm sosyal sınıfların ihtiyaçlarına etkin çözümler bulabilmek için bugünün inşası, kentsel demokrasi, iletişim ve arabuluculuk
• Herkesi etkileyen somut sorunlarla yüzleşmek ve bu sorunları çözebilmek için, aşırı bireysellikten uzaklaşan mimarlık
Umut, Gelecek
• Mevcut kaynaklarla uyumlu bir çevre ve bölgenin gelişimi için gerekli olan somut yardım
• Çevresel sürdürülebilirliği ve korumayı, gelecek nesillere aktarılabilir bir dünya için mimarın sorumluluğu olarak gören mimarlığın yeşil yüzü
29 Haziran Pazar gecesi, UIA’nın 60. yıl kutlamalarıyla açılışı yapılan kongrenin “KÜLTÜR” temalı ilk günü, çeşitli konferans ve etkinliklerle gerçekleşti. Bu etkinliklerin bazıları şöyle:
30 Haziran 2008 Pazartesi: KÜLTÜR
Çağdaş Mimarlığın Dili (Konferans)
Marco de Michelis moderatörlüğünde, Massimiliano Fuksas,Aaron Betsky, Hani Rashid, Kengo Kuma’in katıldığı konferansın konusu “yapılı çevre ile toplum arasındaki çok yönlü ilişkide mimarlık dilinin rolü” idi.

Yaratıcılık ve Meslek (Konferans)
Giorgio Tartaro’nun moderatörlüğündeki, “bireysel yaratıcılık ve mesleki kültür arasında hem yaratıcı hem de sosyal faydaları olan bir ilişki nasıl kurulabileceği” konusunun tartışıldığı konferansın konuşmacıları George Kunihiro, Zhu Pei, Italo Rota, Mark Wigley oldu.
20. Yüzyıl Mirası: Kültürel Değişimin Mimarisi (Oturum)
Mimarlık ve Bağlam (Oturum)
Genç Mimari (Oturum)
Endüstri Kentini Aktarmak (Oturum)
Mimari Kültürler (Oturum)
Anlamayı Öğrenmek: Mimarlık ve Kentleri Öğrenmek (Oturum)
Arşiv Olarak Medya (Oturum)
Peyzajı Aktarmak (Oturum)
Paolo Soleri (Özel Etkinlik)
Bir Bina Hayatınızı Değiştirebilir mi? (Uzmanlık Oturumu)
Mimarlık ve Mimarlık Yayınları (Uzmanlık Oturumu)
Mimarlık ve Gazeteler (Uzmanlık Oturumu)
Yumuşak Taşla Origami – Kengo Kuma (Workshop)
Malzeme Yaratıcılıkla Birleşince (Workshop)
Spor ve Dinlenme Tesisi Sunumu (Uzmanlık Oturumu)
Kıyı Mimarisi (Uzmanlık Oturumu)
1 Temmuz 2008 Salı: DEMOKRASİ
Proje, Uzlaşma ve Karar (Konferans)
Krizdeki Kentler ve Mimarlık Umudu (Oturum)
Mimarlık ve İletişim (Oturum)
Dünya Çapında Kentsel Merkezler (Oturum)
Mimarlık ve Ekonomi: Ekonomik Değerin Yaratıcısı Mimari İletişim (Uzmanlık Oturumu)
Hareketli Alanlar için Mimarlık (Oturum)
Katı Alüminyum ve Mimari (Workshop)
İspanyol Mimarisi 2008 (Uzmanlık Oturumu)
Doğal Yaşam Alanını Aktarmak (Uzmanlık Oturumu)
Mimarın Rolü (Uzmanlık Oturumu)
Doğu Avrupa’nın İçinde ve Dışında Yeni Yoksulluk (Uzmanlık Oturumu)
Uluslararası Yarışmalar (Uzmanlık Oturumu)
Günümüzde Mimari Kalite (Uzmanlık Oturumu)
Sürdürülebilir Gelişme: Nesiller Arası Diyalog (Uzmanlık Oturumu)
Mimarlık Herkes İçindir (Özel Etkinlik)
2 Temmuz 2008 Çarşamba: UMUT
Hayal Kurma Teknikleri (Konferans)
Sürdürülebilir Kentleri Aktarmak (Konferans)
Yönetim Araçları (Oturum)
Daha İyi Bir Gelecek İçin Yenilikçi Malzemeler, Sistemler ve Teknikler (Oturum)
Genç İtalyan Mimarlar (Oturum)
Brezilya, Çin, Hindistan, Polonya ve İngiltere’den Örneklerle Konut Mimarisinde İletişimsel Yenilikler (Uzmanlık Oturumu)
Dikey Moskova (Uzmanlık Oturumu)
Archiprix İtalya (Uzmanlık Oturumu)
Gelecek İçin UIA (Uzmanlık Oturumu)
Kıyı Turizmi Planlaması Ve Yönetimi (Uzmanlık Oturumu)
Sürdürülebilir Mimarlık İçin Yenilikçi Malzemeler (Workshop)
3 Temmuz 2008 Perşembe
UIA Ortakları Konferansı, Bir Mimar, Bir Bina (Uzmanlık Oturumu)
Torino Manifestosu
Mimarlık Herkes İçindir
Devir Teslim : Torino 2008 – Tokyo 2011
Kaynak: UIA
Derleme: mimdap



4 Yorum
Mustafa Mutlu
Herkes için mimarlık teması dikkat ederseniz bizim odanın pompalamaya başladığı “yıldız mimar” ın zıddı bir kapsamda düzenlenmiyor. En azından yukarıdaki metinde yeteri kadar yıldız var:) O zaman “herkes için mimarlık kavramı” mimarlık için mimarlık ile toplum için mimarlık kavramından hangisine yakın?
Bunu düşünmek gerekiyor. Toplum için mimarlık kavramı ülkemizde bir mimari tarzı anlatıyor. Tıpkı postmodern, modern, eklektik mimariler olduğu gibi toplum için mimarlık kavramının da artık biçimsel karşılığı var. Bunlar ana malzemesi betonarme, yükseklikleri, ön, arka, yan bahçe mesafeleri belli, çatısı kırma, cephesi btb, tarak sıva, terrakota, paslanmaz (bu akım kendi içinde de gelişmekte) bir mimari. Mimarlık için mimari kavramı da buna karşı oluşmuş bir kavram, tasarım özgürlüğü, özgünlüğü ile ilgili. Bu da ayrı bir üslup, bir kereliğine hazırlanmış projeler, özel durumlara göre hazırlanmış bağlamcı projeler, uykusuz geceler, ağır giderli çalışmalar…. kapsıyor. Üsluplar tarihi açısından bakarsak mimarlık için mimarlar kavramının herkes için mimarlık kavramına mimari etik açısından daha yakın olduğunu görürüz. Çünkü zaten özde yatan müşteri seçmek değil, müşteri için en iyiyi, kalitenin bir diğer motivasyonu olan toplumu da bir soyut müşteri gibi düşünerek bu iki anlayış içinde hedeflemektir. Bence UİA etkinliğinin anlaşılması için konuya bu açıdan bakmakta yarar var.
Yoksa yıldız mimarların burada ne işleri var sonucu çıkardı.
Hayati Binler
Herkes için mimarlık teması çok önemli. Bizim meslektaşlar biraz entel bazıları dada fazla entel olabiliyor. Toplumun değerlerinden uzakta ve ben bilirim anlayışıyla mimarlık yapanlara toplum yüz vermiyor. 2008’deki “Mimarlığı Aktarmak” temasının özünde geçmişi iyi bilmek ve onu modern argümanlarla günümüzde inşa ederek geleceği düşünerek aktarmak olduğunu düşünüyorum. Aslında bildiri özetim sayın UIA yönetimince kabul edilseydi şu sıralar İtalya’da bildirimi sunmuş olacaktım.
Mimarlığı aktarırken geçmişin teknik ve biçimlerini körü körüne taklit de hoş değil. Bazı meslektaşlarımızda da gördüğümüz bir yanlışlık, geçmişteki çok benimsenmiş ve alem olmuş formları günümüzde tekrar ederek mimarlık yapmak. Özellikle camilerde geçmişteki kubbeli şemaları kopya etmek veya taklit etmek suretiyle oluşan çıkmazı hâlen yenebilmiş değiliz. Az sayıdaki modern örneklerde de belirli bir ruh ve temel yok. Böylesi çabalar elbette taklit ve kopyalardan daha fazla teşvike şayan. Böyle böyle belirli bir yere varacağız.
Nasıl Osmanlı Mimarlığı, hemen bir önceki kültür olan Selçuklu Mimarlığından kısa bir zaman sonra ayrılarak kendisini ve özgün şeklini bulmuşsa; bizim de Osmanlı mimarisinden maada yeni ve moderm bir Türk Mimarlığını behemahal oluşturmamız gerekiyor. Değilse torunlarımıza bırakacağımız eserler hiç hoş değil. Özellikle dini yapılarda “kökü mazide olan âti” meyanında tasarım ve inşa çalışmalarını vakit kaybetmeden yapmamız gerekiyor. Değilse, çok modern bir alışveriş merkezinin yanında bir Osmanlı Camiinin taklidinin yer almasının sorumluluğunu ve vebalini bizim nesilden kimseler veremez.
İş burada sadece mimarlara da duşmüyor elbette. Eser banileri ve derneklerin de suçu var. Yalnız devlet tip proje ve denetimsiz inşaatlarla bu işe geçit verdikçe çözüm oldukça zor. Mimarın bu şartlarda yapabileceği modern veya belirli bir tasarım kalitesi ve özgünlüğü olmayan işleri almamak ve/veya direnmek. Bunun dışında yapılacak fazla bir şey olmamakla birlikte, benim gibi bu işi yazmayı vazife ederek en azından dilimizle yani kalemimizle bazı şeyleri ikaz eder vaziyette olmamız, şimdiki çözüme fazlaca bir katkısı olmasa bile, asgari olarak istikbalde gelecek tenkitleri savuşturmada şahsî bir savunma olabilir diye düşünüyorum.
fazlı bakkalcı
UIA kendini etkili kılacak yöntemleri arıyor ama etkinlikleri dünya mimarlarını yeterince temsilden uzak. Türkiye etkinlikleri birazda sıra dışı bir başarıydı. “Herkes için mimarlık” kapsayıcı bir başlık ve de altı çok doldurulabilecek, kamusal programlara açık. Sonuç bildirgesini, yeni açılımları bekliyoruz.
Sabahat Derin
3 yıl önce ülkemizde UIA 2005 fırtınası esmiş doğrusu bu vesile ile dünya mimarlık gündemine ve çevresine yaklaşmıştık. Organizasyon çok iyiydi. Şimdi Torino aynı şeyi yaşıyor. Temalar oldukça ilginç ve bana göre olgun konular. Daha iyi bir gelecek, modern mimarlık ve onun dili, sürdürülebilir kentler, herkes için mimarlık sahiden heyecan verici başlıklar. Sonuçları iyi makaleler olarak alırız diye düşünüyorum.