Mimarlık Eğitiminin neresindeyiz? (2)

4 Dakika Okuma Süresi

Geçen hafta başladığımız dünyanın önde gelen mimarlık okullarında ve dışında hazırlanmış üst düzey çalışmaları sunmaya devam ediyoruz.

Mimarlık eğitimi veren kuruluşların ortak özelliği sırf mimarlık alanına ayrılmış ve diğer bölümler tarafından kullanılmayan atölyelerin bulunması. Bu sayede öğrenciler saat sınırlaması olmaksızın çalışmalarını yapabilmekteler.

 

Bir diğer özellik, temel tasarım çalışmalarında kullanılan malzeme ve tekniklerin çeşitliliği. Yukarıda boşaltma yöntemi ile yapılmış bir çalışma.

 

 

“İmar Adası”  kavramı etrafında geliştirilmiş ve farklı olasılıkların malzeme ve teknik birliğinde bir araya gelmeleriyle gerçekleşen bir rölyef çalışması.

 

Yatayda kaydırma yöntemi ile hazırlanmış bir çalışma.

 

Aşağıda taşıyıcı sistem ve cephe örtüsünün bir bütün oluşturması,

Mekan mimarlık öğrencisinin sadece tasarladığı değil eksikliğini de hissettiği birebir yaşadığı bir olgudur.

 

 

Katlama ile gerçekleşmiş bir çalışma.

 

 

Aşağıda farklı malzeme ve tekniklerin bir araya gelmesiyle yapılan bir maket çalışması.

 

 

Artık her aşamada bilgisayar hayalleri “gerçek” kılmakta.

 

Maket teknikleri, okullarda öğrencilerin kullanımına sunulan CNC makinaları ile gelişmekte, öğrencilerin kendilerini ifade etmeleri kolaylaşırken sunum düzeyleri yükselmekte.

 

Okulların mimarlık eğitimine ayrılmış alanlarının mekansal yeterlilikleri maketlerin 1/1 ölçeğe kadar büyütülebilmesine olanak sağlamakta.

 

Bilgisayar programlarının ileri düzeyde ve yoğun bir şekilde kullanılması tasarım eğitimlerini derinden etkilemekte, dönüştürmekte, teorik çalışmaların içeriğini değiştirmekte…

 

3D Plotter’lar ve ileri ifadelere olanak sağlayan bilgisayar programları ile tasarım olanaklarını hayal güçlerini de aşacak şekilde neredeyse sınırsız kılmakta.

 

Topoğrafya bu ileri teknoloji ve tasarım ortamlarında mimarinin bir parçasına dönüşmekte. Yapı ile topoğrafya yeniden yorumlanırken bağlam ile bütünleşmekte.

 

Temel tasarımda modüler çalışmalar ön plana çıkmakta.

 

 

 

Ancak tek bir teknik ve anlayış yerine çok sayıda teknik ve tasarım yönteminin anlayışının bir arada kullanılması tasarım çalışmalarının özellikle eğitim kuruluşlarında son derece zenginleşmesini sağlamakta.

 

Görselleştirme, orantılara olanak sağlamakta.

 

 

Yapılar topoğrafyaya dönüşürken geçmişin kuralları, kalıpları, eğitim yöntemleriyle birlikte dönüşmekte.

 

 

Ütopyalar açmakta, düşünceler sınırsızca şekillenmekte.

 

 

 

 

 

Mimarlık her dönemde her yerde sunulan, anlatılan gösterilen projelerden oluşan bir “etkinlik” ile tamamlanmakta.

Eğitimin sonucu:

 

Aşağıdaki çalışmalar bundan otuz beş yıl önce öğrenciliğimiz sırasında Ecole de Lille kapsamında yapılan öğrenci çalışmaları. O dönemde bunlar “anlaşılmıyordu”.Bize bu olanakları sağlayan ve çok kısa zaman önce kaybettiğimiz hocalarımız Ricardo Porro ve jean Robein’i saygıyla anıyoruz.  Onlar çok şeyin yanı sıra bizlere avangarde olmanın, öncü olmanın ne olduğunu gösterdiler. Aşağıdaki resimde kaybettiğimiz hocalarımız jean Robein ve Ricardo Porro öğrenci projelerini değerlendirirken. (1977-1978 yılları)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynaklar: Baş kısım için nexttoparchitects 
Özel bölüm: özel arşiv
Metin: Yılmaz Kuyumcu
 
Devam edecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir