Frank Gehry tarafından Kudüs’e yapılacak olan Hoşgörü Müzesi için başlayan tartışmalar, artarak devam ediyor. 200 milyon dolarlık proje alanında bulunan Müslüman mezarlığının kaldırılacak olması, ülkedeki farklı grupları birbirine düşürmüş, bunun sonucunda proje 2006 yılında durma noktasına gelmişti.
Ancak İsrail Yüksek Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde aldığı bir kararla, Simon Wiesenthal Hoşgörü Müzesi’nin yapımına izin verdiğini açıkladı.

Her şey 2006 yılında başladı
2006’da proje alanına ilk kazmanın vurulmasının ardından, burada tarihî önemi olan bir Müslüman mezarlığının bulunduğu ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine ülkenin iki Müslüman grubu, bir insan hakları örgütü olan Karamah ve Al-Aqsa Company, alandaki inşaat çalışmalarının durdurulmasını istemişti. Bunun sonucunda İsrail Yüksek Mahkemesi inşaatı geçici olarak durdurmuş ve tarafların anlaşmaya varmasını talep etmişti.
İsrail Anıt Eserler Kurulu, alanda bulunan mezarların araştırılmasının ve taşınmasının aylar süreceğini belirtirken, kuruldan Osnat Goaz, “Bu gibi gecikmeler İsrail’de hep yaşanır. Özellikle Kudüs, devasa bir arkeoloji alanı sayılabilir” diye konuşuyordu.
Mezarlığın olduğu bu alana, 1960 yılında bir yer altı otoparkı ve park alanı yapılmıştı. Bugün müzenin yapılmak istendiği yer de, bu otoparkı kapsıyor. Yıllardan beri herhangi bir defin işleminin yapılmadığı mezarlık alanının büyük çoğunluğu da, müze yapılmak istenen kısımda kalıyor.

Müzeyi inşa eden Simon Wiesenthal Center, inşaatın planlama aşamasındayken burada tarihî bir mezarlık olduğunu bilmediklerini ifade ediyor. Merkezin temsilcisi Charles Levine de, ilgili belediyeden ve İsrail Bayındırlık Bakanlığı’ndan “alanda inşaat yapılmasına mani olacak herhangi bir engel bulunmadığına” dair güvence aldıklarını söylüyor.
İşin ilginç yanı, ilk etapta müzenin şehir merkezinin dışında bir yere yapılması düşünülmüş, ancak sonrasında dönemin belediye başkanı, şimdiki başbakan Ehud Olmert’in isteğiyle, yapının şehir merkezine yapılması kararlaştırılmıştı. Olmert’in bunu istemesinin sebebiyse, ünlü mimar Gehry’nin elinden çıkacak bir yapının, şehir merkezine hareket katacağını düşünmesiydi.
Ağırlıklı olarak taş, cam ve titanyumdan yapılacak olan projede, kültür ve konferans merkezlerinin olması da öngörülüyordu.

“Bunun adı hoşgörü değil, hegemonya”
Öte yandan, Filistin ve İsrail bölgesinde faaliyet göstermekte olan 41 mimar, müzenin yapımının durdurulması amacıyla bir bildiri yayınladı.
Bildiride, müzenin hal-i hazırda bölünmüş bir şehir olan Kudüs’teki bölünmüşlüğü daha da arttıracağına vurgu yapılırken, şu satırlara yer verildi:
“2006’da başlayan bu proje, toplumdan gelen tepkiler ve dava süreçleri nedeniyle dondurulmuştu. Müslüman dinî önderleri, İsrail İslam hareketi ve Ortodoks Yahudiler, mezarlıkların taşınması konusundaki kaygılarını dile getirmişti. Kudüs Bağımsızlık Parkı’nın yakınında bulunan bu alan, 1948’den bu yana İslami otoritelerin sahipliği altındadır.

İçinde iki müze, bir kütüphane, öğrenim merkezi, konferans salonu ve 500 kişilik tiyatronun bulunacağı bu bölücü müzenin yapımına devam edilmesi, fazlasıyla düşüncesizce bir harekettir. Müze, bir “hoşgörü” ifadesinden çok, İsrail’in Filistin üzerindeki hegemonyasını pekiştirmeye yönelik bir yapı olacaktır. Hiçbir mimarî proje, insan haklarını ve tarihi ayaklar altına alarak, toplumun dengesini bozma tehlikesi meydana getiremez. Bu proje, zaten yakıcı bir mesele olan Orta Doğu’daki barış ihtimalini daha da zorlaştıracaktır.
Kudüs Belediyesi’ni, Simon Wiesenthal Centre’ı ve İsrailli yetkilileri, bu mimarî “saatli bomba”ya izin vermemeye çağırıyoruz.
Charles jencks, Richard MacCormack, Neave Brown, Abe Hayeem, Haifa Hammami, Hans Haenlein, Cezary Bednarski, Kate Mackintosh, Suad Amiry (Ramallah), Shmuel Groag (Kudüs), Beatriz Maturana (Avustralya), Walter Hain, Ian Martin ve Filistin’e Adalet İçin Mimarlar ve Plancılar hareketi adına diğer 28 mimar”

Mimarlık, Köln’e cami tartışmalarından sonra, bu sefer de Kudüs’teki müze tartışmalarıyla birlikte, 21. yüzyılın “din savaşları”nın bir parçası olmuşa benziyor. Konu hakkındaki son gelişmeleri, önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.
Kaynak: Archrecord, Guardian, Bluebox
Derleme: mimdap


