Londra’da yapılan bir halk toplantısında, 90000 metrekarelik ofis gelişim şeması hakkında konuşuldu ve KPF project’in mimarlarından Karl Sharro, civardaki rezidanslarda oturanlar tarafından sıkıştırıldı. Projedeki binanın boyunun kısaltılmasını isteyen konut sahipleri, bazı yüksek kaldırımların da projeden kaldırılması isteniyor.

Barbican Birliği müdürlerinden David Graves, şemanın konuşulduğu toplantıda, Barbican’ın yaptıracağı binanın, kente erişilebilirliği arttıracak ve kamusal yaşamı zenginleştirecek bir tasarım olduğundan bahsetti.

RİBA’dan Frank Duffy ve George Ferguson gibi bazı mimarlar tarafından desteklenen konut sahipleri, KPF’nin büyük ölçekli şemasının değiştirilmesi için önemli bir gücü arkalarına almış durumdalar.

Duffy, bu yeni tasarımın geçirgenliği engellediğini belirtirken, Ferguson ise, bu yeni binanın yer seçiminin yanlış olduğunu belirtiyor. “Londra için, Canary Wharf, büyük ölçekli binaları kent merkezinden dışarıda tutabilmek amaçlı olarak düşünülen bir bölge. Bunun mantığı aynı Paris’teki La Défense gibiydi. Bu yüzden de burada tasarlanmak istenen binanın o bölgede inşa edilmesi gerekiyor. Bunun dışındaki bir tasarım hamlesi, büyük sıkıntılara sebep olacaktır.”

Ancak, Sharro, kamusal ile özel olan arasında bir dengeyi amaçladığını iddia ettiği bu şema üzerinde ısrar ediyor ve “Bu şema, büyük bir kentsel konseptin bir parçası ve bu alan aynı zamanda dünya üzerindeki en aktif ekonomik alanlardan bir tanesini oluşturuyor. Bir demokraside, kent sakinlerinin ihtiyaçlarıyla ekonomik gereksinimlerin birbiriyle uyum içerisinde olması gerekir.” şeklinde konuşuyor.

Hammerson’ın üstlendiği şemada, 11 ve 22 katlı İki bitişik bloktan oluşan bina ve bunların içerisinde 100 000’e yakın daire, dükkan gibi birimler bulunuyor. Planın, gelecek ay oylamaya sunulması bekleniyor. Öneri şema, Milton Avlusu’nun yerini 38 katlı, David Walker Mimarlık tarafından tasarlanan konut işlevli binaya bırakacağı görülüyor.

Kaynak: BD online
Çeviri: mimdap

2 Comments

  1. Keşke dediğiniz gibi olsaydı.
    Serpil hanım, bir araştırın lütfen Büyükdere aksında hangi gökdelenin Mimarlar Odasından vizesi yok? Park otelin bile vardı.
    O karşı çıkma tribünler için ayrıca “nasıl olsa birileri bizim için karşı çıkıyorlar” düşüncesini yayarak toplumsal tepkileri de önlüyor.
    Keşke dediğiniz gibi olsaydı.
    Saygılarımla.

  2. gerçekten Avrupa kentlerindeki kentlilik bilinci takdire şayan. bizde bir tek mimarlar odası böyle yanlışlara karşı çıkarken, İngiltere gibi bir yerde tüm kentliler merkezde yüksek yapı yapılmayacağını dile getiriyorlar. bu sıkıntılarını dile getirebilmelerinin de bir altyapısı hazırlanmış tabii. bizdeki gibi beyaz masa benzeri bir katılımcı belediyecilik anlayışı yoktur onlarda sanırım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir