Arif Atılgan
Melih Koray okuldan mezun olduğu 1951 yılından öldüğü 2016 yılına kadar Kadıköy’de, herkesin beğendiği sayısız projeye imza atmış Kadıköy’lü mimardır.
Öğrenciliğini, ‘Güzel Sanatlar Akademisinde Proje hocam Seyfi Arkandan tam not alırdım. Diğer derslerden düşük not alınca orta derece öğrenci olurdum’ diye anlatır Melih Bey. Proje dersinin mimarlık eğitiminin en önemli tasarım dersi ve Seyfi Arkan’ın Atatürk’ün mimarı olduğunu anımsayalım.
O, meslekteki ilk yıllarını ise şöyle anımsatır: ‘1950 li yıllarda sadece İstanbul Belediyesi vardı. Ayasofya’nın yakınında 10 odalı bir yerdi. O zamanlar cetvelsiz, gönyesiz, tarakla proje çizenleri görmüşümdür.’
1960 lı yıllarda insanlar tarihi Bağdat Caddesinin tarihini bile bilmezlerken buraya Cadde derlerdi. Eski evlerin yerine yeni yapılan binalar Caddeyi ünlü yapmıştı. Çoğunun mimarı Melih Koray’dır.
Melih Koray’ın arkasında herhangi bir kurum yoktu. Aile büyüğünden kalmış hazır bir mimarlık ofisi de yoktu. Hatta mezun olduğunda zengin çevresi olan zengin biri de değildir. O Kadıköy’de tek başına tırnaklarıyla Melih Koray olmuştur. Mimarlığının değerini halk vermiştir. İnsanlar Onun binalarını diğerlerinden daha çok tercih etmişlerdir. İnşaatının mimarı O olmadığı halde Oymuş gibi söyleyen müteahhitler görülmüştür. Melih Koray, adını kimsenin karşı çıkamayacağı şekilde marka yapmayı başarmıştır.
O, binalarını projelendirirken adeta kendini içinde yaşatmıştır. Bağdat Caddesindeki binalara baktığınızda en beğendiklerinizin Onun eserleri olduğunu fark edersiniz.
Kendisiyle Kadıköy Belediyesine gidip binalarının korunması için dilekçe vermiştik. Dilekçenin tarihi bir belge olması için kendi el yazısıyla yazıp imzalamasının uygun olduğunu düşünmüştük. Bazı yerlerden, ‘Dilekçe veren her mimarın binaları korumaya mı alınacak?’ şeklinde tepki gelmişti. Keşke o dilekçe için 5 Nolu Kurul gereğini yapmış olsaydı.
Melih Koray’la birlikte bütün binalarını dolaşmıştık. Akademisyen dostlarımız ve Mimdap Mimarlık WEB Sitesi bizimle birlikte olmuştu bu çalışmada. Tespitler yaptık. Amacımız Onun binalarının korumaya alınması, hiç değilse arşivinin çıkarılmasıydı. Yeni Yüzyıl Üniversitesinden Yılmaz Kuyumcu, İTÜ den Yardımcı Doçent Yıldız Salman hocalarımız Onun eserlerini öğrencilerine ödev olarak incelettirdiler. Diğer üniversitelerimizde de bu tip çalışmaların olacağına inanıyorum.
Melih Koray, zaman geçtikçe daha çok anlaşılacak ve anımsanacaktır. Gönül ister ki iz bıraktığı Kadıköy’de unutulmaması için somut bir şeyler yapılsın. Heykeli, büstü gibi…
ARİF ATILGAN Ekim 2016






4 Yorum
mehtap koçak
Keşke bir çok şey Melih bey sağ iken yapılabilseydi. Bir seçki ve ya şu anda piyasada kent içi binaların tasarımını yapan mimarlar arasında ürünlerini çeşitli dallarda ödüllendirmek fikri bana iyi geldi. Melih bey de üretken bir insandı. Bağdat caddesi, Kadıköy içi onun yapıtlarıyla dolu. Sadece sofistik bina yarışmalarına ödül vermek yerine halkın kullandığı gündelik hayatımızdaki binalara beğeni kriteri getirebilecek olan bir yıllık seçki Melih Koray’a yakışır.
Fikret Okur
Yarışmalar açılsın, genç yetenekler için yarışmalar açılsa iyi olur.
semih günay
burada kendisine ödev çıkarması gereken belediye. belediye bir mahalleye ya da sokağa ismini verebilir.
Hasan Kıvırcık
Melih Koray için belki de onun sağlığında gerçekleşmeyen seçme binalarından en az beş binanın modern mimari örnek olarak tescil edilmesi en büyük anma olur kanımca. Ayrıca meslek odası her yıl anılabileceği bir sergi, bir atölye, bir proje seçkisi yarışması başlıkları düzenleyebilir. Örneğin, bu dönem yapılan yeni apartmanlarda övgüye değer tasarımları arttırmak ve “Melih Koray mimarlığı ödülü” almaya hak kazanan projeler diye yıllık bir seçki ve ödül oluşturabilir. Bu mimarlıkla hayatını yürüten meslektaşlar için bir heyecan yaratması bakımından Melih Koray’ın Kadıköy’de sonsuza kadar yaşatılmasında en büyük adım olur.