Varşova menşeli mimarlık firması Are, Polonya’nın Lublin şehri için yeni bir uluslararası havaalanı terminali tasarladı.
İspanyol Sener Ingenieria y Sistemas mühendislik firmasıyla birlikte gerçekleştirilen projenin, 2012 yılında tamamlanması öngörülüyor.

Tasarımla ilgili Are’den yapılan açıklamada, “Artık havaalanları şehirlerin kendilerini gösterdiği mekânlar haline gelmeye başladı. Tasarım sürecinde, Lublin kentinin dinamizminden ve samimiyetinden etkilendik” denildi.
Havaalanının yerleşeceği alanın planlanmasında uçaklar için aerodinamik çözümleri ön plana aldığını belirten firma, ortaya yastığa benzer şık bir tasarımın çıktığını ifade etti.



Tasarımda ilk düşünülen öğe, kalkış ve iniş pisti olmuş. Sonrasında bu aksı diklemesine kesen bir terminal binası yerleştirilmiş.
Böylece, gelen yolcu ve giden yolcu salonlarının birbirinden ayrılması mümkün olmuş. Ayrıca, bu sistem yapıdaki tüm fonksiyonların tek bir kata dağıtılabilmesini sağlamış.


Binaların birbirine paralel konumları ve pistin yerleşimi, sonrasında havaalanına yeni binalar eklenebilmesini mümkün kılacak şekilde ayarlanmış.


Tasarımda en geniş alanı, terminal binası kaplıyor. Burası, üç kanatlı bir salon olarak tasarlanmış. Burada bavulların toplandığı alan, bekleme odaları ve diğer karşılama odaları bulunuyor.


Terminalin büyüklüğü ve diğer oranlar, uluslararası IATA standartlarına göre hazırlanmış. Buna göre, havaalanı ilk etapta 1 milyon yolcuya hizmet verecek. Bu kapasitenin daha sonra 3,2 milyon kişiye çıkması planlanıyor.
Kaynak: Dezeen



2 Yorum
Yücel Karadağ
Yeni bir dünyaya girdik bu dünyada devrimci olmanın anlamı geçmişin tozlu kalıplarını kırmak. Bizim bulunduğumuz yerlerden çok farklı yerlerdeler. Biz devrimciliği bürokrasiyi yüceltmek zannederken bu insanlar daha insancıl, daha güzel, daha kullanışlı, daha ufuk açıcı ve insani eylemlerimizde bizi teşvik edici arayışların peşindeler.
Mimarlara inanmayan adam gibi bir yarışma açıp gerçekten yakışan bir yapıya kavuşmak yerine postmodern bir binayı son derece şaibeli şekilde satın alan bir mimarlar odasının olduğu ülkeden başka ne bekliyoruz ki…
Onlar aya biz yaya.
yüksel yıldırım
müthiş ki ne müthiş. çıta yükseldikçe yükseliyor. benzemezlik üzerine bir yarış adeta. yeni çağın inanılmaz dinamiği tasarım dünyasını da patlatıyor. tekrara ve kalıp öğretiye yer yok burada, herşey tek defalık ve özgün.