Kentsel dönüşüm ve mimari

3 Dakika Okuma Süresi

Mimarlar: OFİS arhitekti
Yer: Ljubljana, Slovenya
Proje Ekibi: Rok Umman, Spela Videcnik, Andrej Gregoric janez Martincic, janja Del Linz, Laura Carroll, Erin Durno, Leonor Coutinho, Maria Trnovska, jolien Maes, Sergio Silva Santos, Grzegorz Ostrowski, javier Carrera, Magdalena Lacka, Estefania Lopez Tornay, Nika Zufic
Yapı Mühendisliği: Elea IC doo
Makine Mühendisliği: ISS doo
Elektrik Mühendisliği: Eurolux doo
İşveren: DZS gg
Sit Alanı: 692 m²
Brüt Alanı: 2.420 m²
Fotoğraflar: Tomaz Gregoric, jan Celeda

Günümüzde ülkemizde yapılan kentsel dönüşüm projelerinde genel yaklaşımda ticari yön zaman zaman ağır basıyor.

Aynı şekilde ticari yönün ağır basmasıyla halkın tepkileri de aynı oranda yükseliyor. İngiltere örneklerinde kentsel dönüşümün bir öncelikli olarak bir sosyal ve kültürel donatı oluşturma olarak görüldüğünü ortaya çıkan projelerden bu durum açıkca anlaşılıyor.

Buradaki örnekte bir konut adası tek bir yapı olarak ele alınmış ve gerçekten son derece rasyonel ve zengin mekanları olan bir çözüm ortaya çıkmış.

Günümüz Türkiye’sinde bu çözümün kabul edilmesi çok zor. Çünkü en fazla iki yapı birleştirilebilir, diyerek başlayan koruma kurulu kuralları ile bu tür bir mimari düzeyin tutturabilmesi imkansız.

Ama ümitsiz olmamak gerekiyor belki bir gün biz de mimariye güvenmeyi öğrenebilir, kamusal alanların önemini, sosyal ve kültürel donatıların bir toplum için fiyatlandırılamayacak kadar değerli olduklarını anlayabiliriz. Kim bilir?

Bu proje Robba Çeşmesi ve Plecnik’in üç köprüsüne yakın, karşısındaki Belediye Binası, yanında eski şehir merkezinde, kapalı bir iç avlu ile üç barok blok konutun yenilenmesini içerir.

Mevcut durum: Her üç avlulu blokda yayıncılık firmasına aittir.
Zemin kat kitapçı ve birinci katta yukarıdaki alanlarda seksenlerin başında adapte edilmiş ofisler bulunmaktadır.
İç avlular, binanın ana hava alma mekanları için kullanılan bir bölümü kapalı, yarı camlı hizmet alanı olarak yeniden inşa edildi.

Kısaca evlerin dönüşümü ile elde edilen, küçük bir iç avlu etrafındaki 12 daire uygulanması, yeni bir mekansal çözüm getirdi. İç dağılım sistemi, bir taraftan düşey sirkülasyonların ekonomik kullanımlarını sağlarken diğer taraftan da dairelere en uygun koşullarda ulaşmayı sağlamakta. Cadde tarafındaki barok yükseltiler özgün durumlarında yeniden inşa edilmeleri gerekmekteydi. İç avlular ise camlanarak gereksinimleri karşılayabilecek, şekilde diğer taraftan da avlunun görülebilmesine olanak sağlayacak şekilde yer almakta. Bu yaklaşım resmi koruma kurumunu da ikna etti. Önerilen konutların ışık almalarını sağlayan bu öneri bölgenin yapısının da korunmasına olanak vermekte.
Yansıtıcı elemanları inşaat sırasında keşfedilen tarihi taş kemerler, sütunlar ve döşemeler, anahatları korundu.
Bu tarihsel öğeler cam zarf içinde form yansımalarına dönüşmekte.
Sürdürülebilirlik konusu: Maksimum alanların yaşama açılması, avluların açık hava ilişkisi, doğal ışık, doğal havalandırma çatı daireleri dışında klima gerektirmemektedir.
Kaynak:Archdaily
Çeviri:Mimdap

1 Yorum

  1. İlyas Hızır Eryüzlü

    Tarihi ve Kültürel Mekanların restorasyonu ve fonksiyonlarının, evrensel tasarım mantığıyla güncellenerek kentsel yaşam alanına katılması çok güzel bir çalışma olarak görülüyor.
    Bu güzel ve örnek çalışmaya, ‘herkes için tasarım’ın gerektirdiği
    ‘Ulaşılabilir/Erişilebilir’ iç mekan standartlarıda kullanılarak fonksiyon zenginliği katılsaydı mükemmel bir dönüşüm ürünü olurdu. Hayallerimize ışık tuttuğu için MİMDAP’a teşekkürler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir