Kanada’da Winnipeg’de Antoine Predock Mimarlar tarafından tasarlanan İnsan Hakları Müzesi toprağa gömülmüş ve gökyüzüne yönelmiş gibi görülmekte. Tasarım kavramı insanlık ile ilişkili ve insan türünün ortaklığı metaforunu yansıtmakta. Bir sembolik buz, bulutlar, taş ve toprak.

Müze günlüğü aslında hayatın bir parçası gibi düşünülmüş. Ziyaretçiler müzeye kaplamaların arasından girmekte, koruyucu taş kollar, eski bir jeoloji olayına gönderme yapmakta. Müzede yer alan kamuya açık etkinliklerin önemi nedeni ile kabuk dış mekan için bir alan oluşturmakta ve terasta ve amfitiyatrodaki etkinliklere olanaklar sağlamakta.
Büyük salon, yapının kalbinde bulunuyor. Onun büyük arkeolojik boşluğu geçmiş kazanımların anısını yansıtmakta. Seyir bahçesi ise bir Winnipeg Kış Bahçesi. Tıbbi bitkiler ve su bu alanın niteliklerini tanımlamakta. Bahçe mekanı bir tür arındırıcı alan gibi işlev görmekte ve çevre etiği düşüncesini güçlendirmekte bu aynı zamanda Kanada İnsan Hakları Müzesinin de bağlamını oluşturmakta.
Günün sonunda zaman ötesi ümit kulesi bulunmakta. Kentin bir panaromik görünümünü sunan kule, gökyüzü ve doğal gerçekliğine yönelmiş. Kule hayata ve insan türünün olumlu değişimlerine vurgular yapmakta. Suyun fiziksel varlığı ile sembolize edilmekte. Bulutlar bir buhar ortamı olarak müzenin fonunu oluşturmakta.
Kaynak:Evolo Çeviri:Mimdap






