Superkilen / Topotek 1 + BIG Architects + Superflex Peyzaj Kamu Tesisleri BIG Mimarlar Kopenhag Danimarka
Mimarlar: Topotek 1 + BIG Architects + Superflex
Yer: Nørrebro, Kopenhag, Danimarka
İşveren: Kopenhag Belediyesi, Realdania
Bütçe: 11 MIO USD
Alan: 30.000 m²
Yıl: 2012
Fotoğraflar: Iwan Baan, Hasse Ferrold, jens Lindhe, Maria da Schio, Torben Eskerod, Mike Magnussen
Sorumlu BIG Ortağı: Bjarke Ingels
Büyük Proje Lideri: Nanna Gyldholm Møller, Mikkel Marcker Stubgaard
Büyük Tasarım Ekibi: Ondrej Tichy, jonas Lehmann, Rune Hansen, Oca Borgstrøm, Laçin Karaöz, jonas Barre, Nicklas Antoni Rasch, Gabrielle Nadeau, jennifer Dahm Petersen, Richard Howis, Fan Zhang, Andreas Castberg, Armen Menendian, jens Majdal Kaarsholm, Oca Magasanik
Sorumlu Topotek 1 Ortağı: Martin Rein-Cano, Lorenz Dexler Topotek 1 Proje Lideri: Ole Hartmann, Anna Lundquist’in
Topotek 1 Tasarım Ekibi: Toni Offenberger, Katia Steckemetz, Cristian Bohne, Karoline Liedtke
Sorumlu Superflex Ortağı: Superflex
Superflex Proje Lideri: Superflex
Superflex Tasarım Ekibi: jakob Fenger, Rasmus Nielsen, Bjørnstjerne Christiansen
İşbirliği: Lemming Eriksson, Yardım PR ve İletişim
Superkilen Danimarka’da etnik açıdan en çeşitli ve sosyal yönden sorunlu mahallelerinden birinin merkezinde bulunan yarım mil uzunluğunda bir kentsel alandır. Onu çevreleyen alanda yaşayan insanların 60 farklı milletten gelen kökenleri, küresel dev bir « en iyi uygulama » serginin kapsayıcı fikirlerle oluşmasını anlamlı kılmaktadır.
Los Angeles’in bedensel egzersiz olanakları sunan « Kas Plajından », İsrail’in sulama kanallarına, Çin’in ağaçlarından, Katar ve Rusya’nın neon tabelalarına çok sayıda obje bir araya gelmektedir. Her nesne kendisini açıklayan bir küçük plakla Danimarka dilinde ve onun kökenini oluşturan dillerde anlatılmakta,
Böylece yerel mahalle mekanı homojen Danimarka görüntüsü yerine küresel kentsel çeşitliliğin sürrealist bir koleksiyonuna dönüşmekte.



Bu çalışma, BIG, Topotek1 ve Superflex firmalarının en başından itibaren mimariyi, peysaj ve sanatla birleştiren dünyada ender bulunan bir örneğine dönüştürmekte.
Norrebro Superkilen parkı farklılıkların kabul edilebildiği bir dünya sergisi niteliğinde. Dünyanın her yerinden gelen objelerle şekillenmiş. Bunlar arasında banklar, aydınlanma direkleri, çöp kutuları, bitkiler bulunmakta, bir gündelik eşyalar sergisi oluşmakta.
Çin tepelerine yapılan gönderme, japonyanın Okyanus manzaraları ya da Yunan arkeolojik kalıntıları tıpkı eski ingiliz bahçelerindeki replikaları gibi sergilendi. Evrensel bir bahçenin çağdaş bir kentsel sürümü olarak ortaya çıktı.
Kavramsal olarak proje üç ayrı bölgeden oluşmakta. Bunlar yeşil, kırmızı ve siyah renklerle vurgulanmakta. Bunlar gündelik objeler için dinamik bir ortam yaratmayı sağlamakta. Çeşitli ağaç türleri, dönemsel çiçekler, renkler küçük adacıklar oluşturacak şekilde düzenlenmekte, bütün mahalle boyunca bitkiler zamanla artacak şekilde karşılanmaktadır.



Trafik bağlantıları,
Komşuluk ilişkilerine bağlı olarak daha iyi ve daha şeffaf altyapı oluşturma, mevcut bisiklet yollarının yeniden düzenlenmesini gerektirmekteydi. Bu aynı zamanda otobüsler için çevrede oturanların dileklerinin de yerine gelmesi anlamına geliyordu.
Bu geçiş sinyaller, hız tümsekleri ve orta şeridi içerdi.
Kızıl meydan Norrebrohall’deki sportif ve kültürel etkinliklerin bir devamı gibi düzenlenirken, bu sosyal merkezin iç yaşantısının bir devamını oluşturdu. Bu alanda bulunan etkinlikler, halkın çeşitli karşılaşmalarda, oyunlarda biraraya gelmesine olanak sağlamakta. Renkli yüzeyler bu kamusal salonla bir devamlılık sağlayacak şekilde düşünüldü.
Zemindeki renklerin yukarıya doğru duvarlarda devam etmesi üç boyutlu bir deneyimin oluşmasına olanak sağlamakta. Öğleden sonra güneşinden yararlanmak isteyenlere neredeyse bir tribün görünümü ile mekan oluşturmakta. Kızıl meydan sportif ve kültür etkinliklerinin yanı sıra Pazar günleri varoşlarda ziyaretçi çeken bir pazara da evsahipliği yapmaktadır.
Merkez alan mevcut bir hokey sahasında yer almakta. Bu alanın plastik esaslı bir malzeme ile örtülmesi top oyunları, geçiş törenleri, paten pistleri için olanaklar yarattı. Mobil tribünler spor gösterilerini izlemek için konforlu oturma yerleri sunmakta.
Doğuya doğru meydan kafenin dış mekanını oluşturmakta. Kuzeye doğru basketbol sahaları, park yerleri ve diğer dış mekan etkinlikleri yer almakta. Ayrıca bir fitness alanı yine bu bölgede bulunmakta.
Büyük kırmızı bir halı tüm meydana sarılmış gibi yer almakta.
Fitness bölgesinde, Tai Boksu, oyun alanı (Chernobil, Irak salıncakları, Hint tırmanma oyunu), jamaika ses sistemi, bir Salvador Allende şablonu, çok sayıda banklar (Brezilya ve İngiltere’nin klasik dökme demir çöp kutuları, İran ve İsviçreden), bisiklet park elemanları ve park alanı.
Mevcut olanlar dışında sadece kırmızı ağaçlar…









Kentsel oturma odası. Siyah Kare.
Fas çeşmesi ve Türk bankı etrafında japon kiraz ağaçları yer almakta. Hafta içinde kalıcı masalar, mangallar ve tavla, satranç oyunu için donatılarla bu alan bir tür kentsel oturma odası işlevi görmekte.
Bisiklet trafiği, meydanın doğu kenarına kaydırılmış, böylece kot farkı sorunu Midgaardsgade ve bir bisiklet rampası ile Hotherplads kesişen bisiklet yolu arasında bağlantıyı sağlamış.
Kuzeye doğru bu tepe görünüşü güneye doğru meydan ve etkinlikleri ile tamamlanmakta.



Doha Katar’dan büyük dişçi sembolü meydanın sınırını belirlemekte.
Çin palmiye ağaçlarının altında Brezilyalı bar sandalyeleri, Bulgar piknik masaları ve Arjantinli Barbeküler, kiraz ağaçları etrafında Belçikalı banklar, Amerikan duş lambası, Norveç bisiklet park aracı beyazın vurgulandığı UV (ultraviyole) ışıklı yazının yanında japon ahtapot oyunu… Bir bisiklet pompası ile, Liberyalı sedir ağaçları.
Meydanın kuzey doğu köşesinde ve komşuları isteklerini karşılayacak sokağın sınırını korumak için, meydanının bir köşesi katlanmış bir mekan oluşturmakta.




Kırmızı kare üzerindeki desenin aksine, Mimers Plads üzerinde, beyaz çizgiler, objelere dokunmadan farklı mobilyalar etrafında kıvrılarak, kuzeyden güneye doğru düz çizgiler halinde hareket ediyor ve mobilyaları vurguluyor.

“Sporun hala daha kurallar üzerinde anlaşma olan, toplumun sayılı kurumlarından birisi olduğunu” söyleyen Bauman insanların dilleri ne olursa olsun hangi kültürden gelmiş olurlarsa olsunlar birlikte futbol oynayabileceklerini anlatmakta. Spor tesisleri bu nedenle komşu okulun gençlerine bir buluşma noktası sağlayacak basketbol alanı, mevcut hokey alanının yer alması bu açılardan da çok önem kazanmaktadır.
Çocuklar, gençler ve aileler için yumuşak tepeler ve yüzeyleri düzenli yeşil park faaliyetleri, yeşil peyzaj ve çocuklu aileler için piknik güneşlenme alanları, çimler, tatillerde kullanılacak oyun alanları spor turnuvaları, badmington oyunları ve tepeler arasında yapılacak egzersizler bu alanın diğer özellikleri.
Tüm bisiklet ve yaya yollarının yeşille buluşması komşuların dileği olarak gerçekleşti. Kuzeyde, Tagensvej’den itibaren ABD’den gelen büyük bir dönen neon işaret, büyük bir italyan avizesi, Costa Del Sol’den siyah Osborne Öküzü (bu bu bölgede yaşayan bir Danimarkalı çiftin dileğiydi)
Güney Afrikadan bir barbekü, Ermenistandan piknik masaları, volkan şekilleriyle bir basketbol ve futbol alanı, Teksas’dan bir dans pavyonu, kas plajı (LA’den) Kabul’dan bir yüksek salıncak. İspanya’dan bir pingpong masası. Ve çocuklar için oyuncak…

Kaynak:Archdaily
Çeviri:Mimdap




2 Yorum
mehmetali ardıç
Doğru düzgün planlanmış kamusal alanı olmayan bir ülkede yaşıyoruz ve neredeyse bu konuda hiç bir talebimiz yok. Meydan diye otoyol kavşaklarının öğretildiği, park diye sadece düz çim sahaların sunulduğu bir ülkedeyiz.
Herkese iş düşüyor bence. Mimara plancıya peyzajcıya ve tabi talep etmesi gereke topluma da…
Ali Çobanoğlu
Burada geleceğin şehirciliğinin de ipuçlarını buluyorum. Evrensel olmaya çalışan, halkın dileklerini dinleyen, onlarla birlikte yürüyen, sınır tanımayan (bizim mangallara bile yer vermişler) bir şehircilik. Artık evler ev kapılarında bitmiyor. Yaşasın halk yaşasın halkın kentleri. Ayrıca yaşasın 29 Ekim.