6. Ocak 2009 günü Aslı Özbay, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden: Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kabatepe Tanıtım Merkezi Fikir Projesi Yarışması hakkında mimarlık kamuoyunu da ilgilendiren bir açıklamada bulunmuştu.

Yarışma süreçleri baltalanıyor
6 Ocak günü mimdap yorumda diğer mimarlık basınında olduğu gibi yer bulan bu açıklamadan sekiz gün sonra Mimarlar Odası Genel Merkezi bir basın açıklamasında bulundu.

Aslı Özbay, hem meslek camiasını hem yetkilileri uyaran açıklamasında mimari konusu olan bir yarışmanın “fikir yarışması” denilerek 1/100 ölçekli bir tasarımın beklenmesinin altını çiziyor ve hem yarışma sürecini hem de yarışma jürisinin oluşma biçimini eleştiriyordu. Dün Mimarlar Odası Merkezinden yapılan açıklama ile aynen bu başlıklar olmak üzere içinde tepki olan bir açıklama geldi.

Dostlar alışverişte görsün
Özbay 6 Ocak tarihli açıklamasında “Hem konusu, hem süresi hem de ödülleri açısından çok cazip bir yarışma ile karşı karşıyayız, ama jürisi için aynı şeyleri söylemek zor… kimseye saygısızlık etmek istemem ama sorunlu durumları açık açık tartışmadıkça yarışma mekanizmasını iyice içinden çıkılmaz hale getirmeye katkıda bulunacağız. O nedenle hataları açıkça ortaya koymak, tartışmak, değiştirmeye uğraşmak gerekiyor” demişti. Aslı Özbay açıklamasını “Yarışmada 1/100 ölçekli bir “fikir projesi” isteniyor. Yani bu “fikir”, mimari tekniklerle sunulması gereken bir tasarım alanı!! Oysa disiplinler karması bu jürinin (yetkin bir yarışmacı/tasarımcı olması gereken) yegane mimar üyesi, herhangi bir yarışma başarısı hatta deneyimi olduğunu bilmediğimiz birisi. (Mimarlar odası Ankara Şubesinin Yönetim kurulu üyesi…) Diğer meslek alanlarındaki isimleri zaten tanımadığım için, jürilik yapabilme YETKİNLİKLERİ açısından birşey söylemek daha da zor! Hatırlatmama izin verin: yarışma jüriliği ileri düzeyde YETKİNLİK gerektiren, üyelerinin her birinin meslekleri alanındaki bilgi ve başarılarını defalarca kanıtlamış olmasını gerektiren, üst düzeyde bir sorumluluktur ve yarışmaların en vazgeçilmez faktörüdür. Jüriler yarışmaları rezil de eder, vezir de…” Açıklamasında bu hususları aktaran Özbay daha sonra devamla, “Bir de işin HUKUK boyutu var… Lütfen herkes şartnameyi olanca dikkatiyle okusun ve sonra “…BİLMİYORDUM…” diye ağlaşmasın: bu şartname jüriye sadece bir seçki yaptırıyor. Ama birinciyi sonuç olarak idarenin bürokratları (yani Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün memurları) belirleyecekler. Dolayısıyla aslında jüri, “dostlar alış-verişte görsün” görevini üstlenmiş oluyor – ki bu da yarışma hukukuna aykırı.”

Aslı Özbay

Yarışmanın ruhunun boşaltılmasına, görüntüde bir yarışma ortamı yaratmak anlamına geldiğini belirten Özbay SMD yi göreve çağırmış ve “lütfen bunu İHBAR kabul etsinler ve yapılması gerekenler konusunda kolları sıvasınlar.” demişti. Mimarlık basınında dolaşan bu haberi sanırız bu kez Mimarlar Odası “ihbar” kabul ederek yarışma süreciyle ilgili bazı bölümlere açıklık getirip, ortaya çıkan terslikleri vurguladı.

Mimarlar Odası’ndan durdurma isteği
Mimarlar Odası’nın 14.1.2009 günlü, “Gelibolu Yarışma Süreci Durdurulmalıdır” başlıklı basın açıklaması ile yarışmanın bilimler arası gibi açılmış bulunduğunu öğrendiğini söyleyen oda merkezi, Gelibolu Yarımadasına Orman Bakanlığının başlattığı süreci önce bilgilendiriyor:“Gelibolu Yarımadası ile ilgili TC Orman Bakanlığı tarafından 1998 yılında Uluslararası Gelibolu Yarımadası Barış Parkı Fikir Proje Yarışması açılmış ve ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Raci Bademli, yarışmayla elde edilen projenin hayata geçirilebilmesi için özverili çabalarla kapsamlı çalışmalar yürütmüştür. Özellikle Raci Bademli’nin kaybının ardından, bu yarışma ve ardından yaşanan süreç gözardı edilmiş ve konu sürüncemede bırakılmıştır. Yine, TC Çevre ve Orman Bakanlığı, 2008 yılında, üstelik kendi kurumunun yarışma ile elde ettiği üst ölçekli projesinin varlığına karşın, henüz Çanakkale Koruma Kurulu tarafından onaylanmamış bir imar planı taslağı üzerinden böyle bir yarışma açmaktadır. Kurulun onayı alınmadan yarışma açılması kamu yararına aykırı bir işlem olup, yapılan giderler, verilen ödüller ve harcanan zaman açısından kamunun zarara uğratılması söz konusudur.”

İstenenler mimari ölçektedir
Mimarlar Odası açıklamalarına yarışma konusu ve isteklerin 1/100 mimari ölçekte olması bazında yaklaşarak basın açıklamasında “Yarışmanın konusu ve ihtiyaç programı ile belirlenen ve yarışma sonucu elde edilecek eser/ürün “simülasyon” üst başlığı ile tanımlanmış olmasına rağmen, alt açılım metni tümüyle mimari proje referanslıdır ve bir “yapı”yı tanımlamaktadır. 1/100 ölçekte istenen, “dolaşılan ve oturulan sergi alanları, görsel işitsel salon, giriş ve kafeterya bölümleri ile yönetim kısmı” mimari çözümler gerektirmektedir. Simülasyon kurgusu da bu mimari projenin bir parçasıdır. Dolayısıyla “fikir yarışması” adı ile içerik uyuşmamaktadır.” diyor.

Bu önemli noktayı basın açıklamasında ifade eden oda merkezi, oradan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na dayanılarak hazırlanan “Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliğine geçiyor ve “% 5’leri tutarındaki kesintiler TC Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından bloke edilerek ilgili meslek odası hesabına aktarılacaktır.” ibaresi ile, yarışmanın Resmî Gazete’de yayımlanan ilanında jürideki tek mimar üyenin karşısında Mimarlar Odası ibaresinin bulunması, yarışmanın hiçbir aşamasında Oda desteği ve katkısı istenmediği halde, böyle bir durumun var olduğu izlenimini vermektedir.”diye yaşanan sürecin olumsuzluğuna işaret ediyor.

Anlaşılan Aslı Özbay’ın meslek ortamını açık bir dille uyardığı yarışmalar konusunda fazla geç olmadan oda merkezi de bir açıklama yapmayı gerekli gördü. Mesleğin uygulanabilmesi, yarışmaların dejenere olmadan sürdürülebilmesi için daha fazla çabaya gereksinim olduğu ortada.

mimdap

3 Comments

  1. Mimarlar Odası bu defa uyarıyla bile olsa mimarlığın dışlandığını görmüş ve müdahale etmiş. Ama esasında işin mimarlık ürünü deil de “fikir” projesi olması dolayısıyla her branşa açılması, bir tek mimar jüri bulundurulmuş olması büyük gariplik.
    Ankara şube uyuyor galiba, kendi üyesi çağrıldı diye yemi yutmuş galiba. Hemen bir tavır geliştirmeliler, bu adımdan bari geç olmadan geri dönmeliler.

  2. İdare suç işliyor.
    Yarışmayı Mimarlar Odası’nın % 100 Dava etmesi gerekirken,
    ” Mimarlar odası Ankara Şubesinin Yönetim kurulu üyesi…” jüri üyesi olarak karşımıza çıkıyor.

    Pes !!!

  3. bakın yeni dünya düzeninde mevcut hükümet nerelerden çark ediyor, yarışmaları sulandırıyor, mimarın müellifliğine neredeyse son veriyor, kentsel tasarımı mimarlıktan koparıyor. Aslı hanıma teşekkürler, (oda o noktayı yakalayamamış daha) bir de ilan ettiği yarışmadan birincilik kazanana işi vermeyeceğini, istediğine vereceğini baştan söylüyor. bu kadarına rezalet denir ve meslek damız lütfen bu konulara eğilsin artık. basın açıklaması filan da yeterli değil. bu rezalete göz yumarsanız gerisi hikayedir. mimarlık diye bir şey kalmaz geriye.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir