Gehry’nin Winton Misafir Evi taşınıyor

2 Dakika Okuma Süresi

Frank Gehry tarafından tasarlanan, 1987 yılında tamamlanan garip misafir evi, Orono’da Minnetonka gölü kenarından alınıp, Owatonna merkezdeki St. Thomas Üniversitesi kampüsüne taşınıyor.

Hazırlıklar, bu ay içerisinde başlayacak ve yaza kadar projenin Steele County tarafından onaylanması gerekiyor. Gehry’nin yenilikçi ve şakacı, 250 metrekare alanındaki binası, heykelsi bir form altında kümelenmiş küçük mekânlardan oluşuyor. Piramidal çatısı olan bir atriyum, yamuk benzeri şekilden oluşan ofis alanları, dikdörtgen biçimindeki mutfak ve garajdan oluşan kompleks, daha çok tuğla ve siyah metallerle yapılmış.

Gehry’nin tasarımlarının müşterisi olan Mike ve Penny Winton, bu misafir evi ile 1954 yapımı Philip johnson’ın cam evini 2002 yılında Woodhouse’a satmışlardı. Woodhouse, Cam Evi başkasına satmış olsa da, Gehry’nin tasarımını satmadı. Bununla beraber, Woodhouse misafir evini bir sanat eseri gibi korumaya, onu bir kamusal alanda sergilemeye karar verdi.

Woodhouse konuyla ilgili şunları söylüyor: “Bu bina bir sanat eseri ve herkes tarafından görülmeli. Benim tutkum, modern sanat eseri olarak kabul edilebilecek her şeyi, mimarî eserleri de buna dâhil ederek herkesin beğenisine sunabilmek.” Üniversite de, bu binaya kamusal turlar yapmayı, bina içerisinde sosyal, kültürel aktiviteler gerçekleştirmeyi planlıyor.

Kaynak: Archrecord
Çeviri: mimdap

4 Yorum

  1. Mustafa Mutlu

    Tırnaklar “neredeyse” de olacaktı, çıkmamış düzeltirseniz sevinirim.

  2. Mustafa Mutlu

    F.L.Wright’ın yaptığı ve bugün bir dönemi anlatmak için tüm kitaplarda görebileceğiniz evlerin 3000-5000 dolarlarla yapılan evler olduğunu, (o tarihte Amerika’da ortalama evler 10,000 dolarlardan başlıyordu) çok şaşırmıştım. O zamandan beri ne zaman birileri “mimarlığı bir zenginlere hizmet” olarak tanımlamaya kalksa midem bulanıyor.
    Geçen gün ailecek gezmeye gittik. Anadolu hisarında uzun zamandır gördüğüm bir yapı vardı. Yanındaki tarihi yapı ile uyum konusunda gerçekten neredeyse bir başyapıt (ben sevdiklerimi biraz abartırım meslektaşım kusura bakmasın onun için tırnakları koydum). Ben fotoğrafını çekerken bir simitçi geldi “abi bende bu eve bayılıyorum bakınca moralim düzeliyor” dedi.
    Dün bir arkadaşım bana bu yapıyı yapan mimarın, bu yapıdan ötürü “Mimarlar Odasının bugünkü “işgal yönetimi” tarafından onur kuruluna verildiğini” söyledi.
    Şaşkın ördek poposuyla dalarmış!

  3. burhan inam

    hayal gücümüzü oluşturan unsurları bir yoklayalım mı.kıt kanaat geçinen aylıkçı aile,hakkından daha fazlası için yasaları zorlayan sermaye sahibi,neredeyse tek tip binalara götüren yönetmelik.Ve tabiki idareli kullanma.
    gery olunca olay başını sokacak sorunsuz masrafsız bina olmaktan çıkıyor.herşey sıradışılık üstüne.keşke sıradan olabilsek.

  4. kerim sokullu

    işin içinde Gehry olunca bir orman evi bile “sanat evi” haline geliyor. o evin içindeki küçük merdiveni biz yasak “oldu mu şimdi” diyenler çıkabilir. ama Gehry yapıyor ve sanat oluyor.

    mesafeler önemli, gidilen yol değerli, tanınmak ve sevilmek çözücü…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir