Grimshaw’un yeni laboratuarı, bilim, sanat ve teknolojiyi bir araya getirmenin yollarını arıyor.

Uluslararası bir tasarım yarışmasının sonucunda ortaya çıkan Experimental Media and Performing Arts Center (EMPAC) bilimle sanatın, ses, hareket ve ışıkla birbiriyle buluşturulacağı, teknolojik ve sanatsal yeniliğin bağlantı noktası ve en etkin şekilde kullanılabilecek bir performans mekanı oldu.

Hudson Nehri’ne bakan dik bir yamaca yerleşen 18 bin 5 yüz metrekarelik bina, mevcut Rensselaer kampusunu batıya doğru genişletiyor. 5 farklı performans alanı yaratıyor: 1200 kişilik şık bir konser salonu, 400 kişilik bir tiyatro, 2 uyumlu performans stüdyosu ve bir dans stüdyosu. Ayrıca içerisinde ses ve görüntü işleme odaları, sanat konutları ve kampus içi radyo istasyonu da bulunuyor.

Binanın, mekan içinde görme, dinleme ve hareket etme deneyimlerinin hassaslığını arttırmak için bir laboratuar olması hedeflendi. Grimshaw, içerisinde performans ve diğer etkinliklerin, binadaki diğer kullanıcıları ayırmadan yapılabileceği, çok fonksiyonlu, çok katmanlı bir bina tasarladı. Tasarımın temeli olan avlu, ana mekanların lobisi şeklinde, enformel sosyal etkileşimin merkezini oluşturan bir mekan olarak düzenlendi. Akustik gürültü kriteri RC-15’e göre düzenlenmiş 4 farklı alan, oldukça karmaşık ve teknik olarak zor bir program oluşturuyor.

EMPAC, LEED Gümüş Sertifikası kriterlerine göre tasarlandı ve en iyi akustik ve konfor ile birlikte birinci derecede etkin enerji ve inşaat malzemesi kullanımıyla dünya standartlarında bir performans sanatları merkezi ortaya çıktı.
Kaynak: World Architecture News
Çeviri: Mimdap



1 Yorum
necati ersönmez
Fuayedeki yumurtamsı geometri boyut-doku ve form olarak işin kalbine yerleşmiş. Tasarımcının bütün esprisi orada kiltli sanki.