Elisabetta Terragni ve Paola Frigerio imzalı bu yeni okul tasarımında, kullanılan şeffaf malzeme sayesinde, “uzaklık” duygusu yaratılmış.

Mimarîde, hiçbir bina okul binaları kadar işlevsellik ve estetiği bir arada barındıramaz. Bu projede de, pek çok ayrı özelliğin bir arada bulunduğunu görüyoruz. 120 kişilik çocuk bahçesi, 150 kişilik bir ilkokul ve 140 koltuk kapasiteli bir okul sahnesi, tasarıma dâhil edilen öğeler arasında bulunuyor. Tabiî buna beden eğitimi salonu, kafeterya ve oyun odalarını da eklemek gerekiyor.Tasarımda sınıfların genişliği genellikle eşit tutulmuş. Her sınıfta sakin ve huzurlu bir ortamın bulunmasına özen gösterilmiş.

Sınıfların okul binası içindeki dağılımına özel bir önem gösterilmiş. Koridorlar, tuvaletler ve çalışanların odaları da birleşince, mükemmel bir okul binası ortaya çıkıyor.

Tasarımda kendini tekrar eden monoton öğelerden kaçınmak adına, binadaki her birime farklı ışık sistemleri ve atmosferler kurulmuş. Örneğin tuvaletler ve oyun alanları için neşeli renkler kullanılmış. Sınıflarda kullanılacak renkler ise okulda okuyacak çocukların katılımıyla belirlenmiş.

Binadaki her bir birimde tavan uzunluğunun en az 4 metre olmasına özen gösterilmiş.

Okul sahnesinin oval tabanı ve piramidimsi yapısı, hoş bir görüntü sunuyor. Sahnenin girişi ise çocuklar için ayrı bir oyun alanı olma özelliği taşıyor.

Okulda kullanılan farklı renk paleti, Aldo Cibic’in katkılarıyla birbirine uyumlu hâle getirilmiş. Kullanılan renkler, her bir birime ayrı bir hava katıyor.

İç mekânda kullanılan ufak avlular ve geçişler, topluluk ruhunu hareketlendirirken, birimler arası akışkanlığı da sağlıyor. Tasarım, okula yeni gelmiş bir çocuğun hemen seveceği ve ısınabileceği bir davetkârlık arz etmeye çalışmış.

Çocukların vakitlerinin büyük çoğunluğunu geçireceği bu okul binası, hiç şüphesiz şehre önemli bir mimarî öğe olarak eklemleniyor.

Kaynak: Domus
Çeviri: mimdap

2 Comments

  1. Yeşil çimenlerin üzerinde koşan çocuklara gıpta ile baktım. Arkalarında kendilerini ezmiyen tek katlı bir yapı. Avlusu, duvarları. sadeliği. doğayı ön plana çıkartan renkleri, kocaman camları (bizde olsa çocukların dikkati dağılıyor diye yarıya kadar beyaz yağlıboya ile boyarlardı -birzamanlar boğazdaki okulların camlarını boyamışlardı çocuklar ne öğrenceklerse…)
    Biz niye böyleyiz? Akıl dağıtılırken neredeydik? Bir buna bakın birde bizim “milli görüş/kafatası/belediye/MEB yapılarına… fark dudak uçurtuyor.
    Selamlar

  2. İtalya’da okul binaları “italyan milli mimarileri” uyarınca mı yapılıyor, milli eğitim şurası bu konuda karar alıyor mu, Roma imparatorluğu figürleri yapılacak yeni binalrda kullanılacak diye bir şart getiriyorlar mı?…. Ne komik olurdu değil mi? Biz bile yarı batı yarı doğu ülkesi olarak buna “gülerdik”, olurmu böyle saçmalık derdik.

    Dokundurmak bir yana yapı çok güzel.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir