Doğunun baştan çıkarıcı kenti

8 Dakika Okuma Süresi

“Tok olmamızın önemi yok. Biz burada tok olsak da yemek yeriz!” İşte doğunun en gelişmiş ili Gaziantep’i birebir ifade eden sözler. Fıstığı, baklavası, kebapları, gizemli hanları, rengarenk çarşıları ve “Çingene Kızıyla” bir tam bir masal diyarı. Mezopotamya’yla Akdeniz’in buluşma noktası olan Gaziantep özellikle leziz yemekleriyle sizleri büyülüyor. Antep’in tatlarına karşı koymak pek mümkün değil.

11.jpg

Cıvıl Cıvıl Festival Şehri
Gaziantep batıdaki pek çok şehirden daha gelişmiş durumda. Kızlı erkekli gençler akşamları rahatlıkla sokaklarda dolaşabiliyor. Bir yandan geleneksel doku korunurken diğer yandan şehirde hızlı bir değişim yaşanıyor. Restore edilen Bey Mahallesi, kafeleriyle, restoranlarıyla sanki İstanbul’daki Ortaköy’ü andırıyor. Gaziantep Üniversitesi’nin de etkisiyle şehir tam anlamıyla hayat dolu. Akşam saatlerinde bile Gaziantep’te rahatlıkla alışveriş yapabiliyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde şehir, Antepfıstığı Kültür ve Sanat Festivali’ne ev sahipliği yaptı.Festivale, yerli ve yabancı çok sayıda davetli katıldı. Antep sokakları renkli görüntülere sahne oldu. Festival çerçevesinde konserler, sergiler, tiyatro ve halk oyunları gösterileri, baklava yeme yarışmaları gibi çok sayıda etkinlik düzenlendi. Turizmciler, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri ve iş çevreleri de sanayi şehri Gaziantep’in turizmin de öne çıkması için harekete geçti. Festival çerçevesinde düzenlenen TÜRSAB Kültür Turizmi Sempozyumu’nda da Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin potansiyeli, kültür turizmine yeni açılımlar getirilmesi, yaşanılan sorunlar ve çözüm önerileri görüşüldü.

Ulusoy: Sosyal Tesisler Artırılmalı
21.jpgTÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, GAP bölgesinin kültür turizmi açısından önemli potansiyele sahip olduğunu, bu nedenle bölgeye gelecek turistlerin taleplerini karşılayacak sosyal tesislerin artırılması gerektiğini dile getirerek, ”Gaziantep bir markadır. GAP bölgesine gelen ziyaretçi sayısını artırmayı hedefliyoruz.. Turizm, bölgenin kaderinde bir değişiklik yapabilir” dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin kültür turizmi potansiyelinin yüksek olduğunu belirterek, ”Bölgede havza turizmi biraz daha fazla ön plana çıkartılmalı. Gaziantep, Antakya, Adıyaman, Şanlıurfa’nın da yer aldığı bir havza ortaya çıkarılırsa hepimiz kazanırız” dedi. Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı da 1 milyon turist çekmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Dünyanın En Büyük Mozaik Müzesi Kuruluyor
Gaziantep adeta bir müzeler kenti. Tarihte çok değişik kültürlere tanık olmuş Gaziantep’te 250’den fazla höyük bulunuyor. Anadolu’nun en eski buluntularından biri, Dülük Mağarası’nda bulunmuş taş aletler. Yöre Hurri, Hitit, Pers, Yunan, Roma, Bizans ve İslam uygarlığının izlerini taşıyor.Yeni inşa edilecek kompleks ile dünyanın en büyük mozaik müzesinin Gaziantep’te olması hedefleniyor.

Çingene Kızının Gözleri
31.jpgZeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep’e gidenlerin mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Meşhur “Çingene Kızı” mozaiğini Zeugma Mozaik Müzesi’nde görebilirsiniz. 1992 yılında çıkarılan bu mozaikteki kadın figürü gizemli bakışları ile Zeugma’nın simgesi haline geldi. Gözleri 360 derece etrafına bakabiliyor. İlk çıktığı yıllarda kimliği konusunda kesin bir tanımlama yapılamayan bu mozaiğe figüründeki kadın resminin çingene kızlarını andırması nedeniyle çingene adı verilir. Ancak bazı kaynaklar, çingene olarak tasvir edilen kadının yer tanrısı Gaia olduğunu ileri sürmekte. Gaia mitolojide, içinden tanrı soylarının çıktığı ilk element olarak kabul ediliyor. Zeugma Mozaik Müzesi’nin yanısıra şehirde Gaziantep Savaş Müzesi, Emine Göğüş Mutfak Müzesi ve Medusa Cam Eserler Müzesi de mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

Türkiye’nin İlk Sivil Gezegenevi Antep’te!
Şehir turu yaparken uzay filmlerinde rastlayabileceğiniz bir bina gözümüze çarpıyor. Astronomi ve uzay bilimlerini öğrenmek isteyenler için Türkiye’nin ilk sivil gezegenevinin (planetaryum) bu yıl sonunda Gaziantep’te açılacağını öğreniyoruz. Gezegenevi, çeşitli gök cisimlerini ve onların uzay boşluğundaki hareketlerini bir seyirci topluluğuna izletebilmek için özel olarak tasarlanmış bir salon. Salonda yarım küre biçimli bir kubbe ekran şeklinde perde bulunuyor. Kurgulanmış bir senaryo çerçevesinde yansı aracının ürettiği astronomik görüntüler, karanlık salonun kubbesinin iç yüzeyine yansıtılarak izleyicilere uzay boşluğunda gezinti yaptıkları hissi veriliyor.

“Akıl, Göz Yanılır, Ama Damak Yanılmaz”
41.jpg252 çeşit yemek türünün yer aldığı Gaziantep’in mutfağını anlatmakla bitmez. Kebabından baklavasına, yuvalamasından katmerine şöhreti dünya çapında olan Gaziantep tatlarıyla ilgili şehri ilk kez ziyaret edecekler için bazı önerilerde bulunabiliriz.Kebabın ve baklavanın mabedi olduğunu daha önceden duyduğumuz İmam Çağdaş’ın sırrının öğrenmek için yola çıkıyoruz. Gerçekten de İmam Usta’nın dediği gibi “Akıl, göz yanılır, ama damak yanılmaz. Onu kandıramazsınız” sözlerini yaşayarak görme fırsatımız oldu. Bakırcılar Çarşısı’nda yer alan İmam Çağdaş’ta mutlaka Ali Nazik, patlıcan kebabını tatmalısınız. 1887’de açılan lokantayı İmam Usta’nın oğlu Talat Çağdaş ve İmam Çağdaş’ın torunu Burhan Çağdaş yönetiyor. Kebaplarındaki lezzetin kullandıkları koyun etinden kaynaklandığı belirtiliyor. Burhan Çağdaş, kebaplarının sırrını şöyle anlatıyor: “Biz genellikle 17-18 kilogramlı, genç erkek koyunu tercih ederiz. Bu hiç değişmez. Gövde kısmını alır, tüm damarlarını ve sinirlerini temizleriz. Zırh denilen büyük bıçaklarla kıyarız. Bu tür kıyma ile yapılan her çeşit kebap lezzetli olur. Hem ateşe attığınızda şişip fazla gözükür hem de ağzınıza aldığınızda tane tane dağılır.”

Kaşık Kaşık Ayran!
İmam Çağdaş’ta ayran kalaylı bakır taslarda yanında küçük bir kepçeyle sunuluyor. Ayranı kaşık ile yavaş yavaş içmek gerçekten de çok keyifli oluyor. Mideniz şişmiyor ve kebabın tadı kaybolmuyor.

Havuç Dilimi Baklava
İmam Çağdaş’ın kebapları kadar tatlıları da meşhur. Özellikle leziz kebapların ardından sunulan havuç dilimi baklavaları mutlaka tatmalısınız. Baklavada ham maddesiinin kalitesi ve bir yıl önceden stok edilmesinin önemine dikkat çekilerek, İmam Çağdaş baklavalarında Harran ovasında yetişen sert buğday unu kullanıldığına işaret ediliyor.

Şirehan Sahan’da Büyüleyici Yemek
İstanbul’dan bildiğimiz Sahan Restoranlar zincirinin son halkası da Gaziantep Şirehan’da açıldı. Sahan’ın büyüleyici bir atmosferi var. Gaziantep mutfağından çok sayıda yemeği tatma imkanınız olan Sahan Restoran özellikle akşam yemeği için öneriyoruz. Etkileyici ışıklandırmasıyla sanki bir masalın içinde yemek yiyor gibisiniz. Bu arada 123 yıllık Şirehan’da butik otel açılacağı belirtiliyor.

Tarihi Bayazhan’da Musiki Keyfi
51.jpgGaziantep’te pek çok han restore ediliyor. Restore edilen hanlardan biri de 100 yıllık tarihi olan Bayazhan. Bayazhan’ın bir bölümü kent müzesi bir bölümünde de restoran bulunuyor.

Gaziantep’i ziyaret ederseniz özellikle Bayazhan’ın avlusunda Gaziantep’in geleneksel tatlarını musiki eşliğinde tatmanızı tavsiye ederiz. Ancak Bayazhan’daki restorana yoğun talep olduğu için zaman zaman siparişlerde gecikme olabiliyor. Restoranın çevresinde ise hediyelik eşya alabileceğiniz çok sayıda dükkan bulunuyor.

Kurutulmuş Patlıcan, Kabak Ve Biber Zamanı!
Gaziantep’in Bakırcılar Çarşısı ve gizemli hanlarında alışveriş yapmak için sizi baştan çıkartıyor. Eski yerleşim bölgesinde bulunan Bakırcılar Çarşısı’nda bakır döven bakırcı ustalarının emeği karşısında büyüleniyorsunuz. Bakırcıların tık tık sesleri arasında çarşıdaki renkli çarşıda alışveriş yapmak çok keyifli. Çarşıda pek çok yerde kurutulmuş patlıcan, biber ve kabakların sıra sıra dizildiğini görüyoruz. Şimdilerde bunları almanın tam zamanı olduğunu öğreniyoruz. 50 tane dizilmiş kurutulmuş sebzeyi 5 liradan almak mümkün. Ayrıca ev yapımı biber salçaları, nar ekşisini de uygun fiyatlara alabiliyorsunuz.

61.jpg

Kaynak: Sabah/Nilüfer ŞENSÖZ

1 Yorum

  1. olcay karaca

    bir sürü yönlendirmeler oldu bu kentin kaderiyle ilgili olarak. sanayi kenti yapılmaya çalışıldı yıllarca. tarımın merkezi olsun dendi. çok göç aldı. ama hiç bir zaman merkezi hükümet tarafından yeterince üzerine eğilinmedi. oysa kentin çok büyük bir potansiyeli hep vardı. bu halde olması sadece kendi özgücüyle bir kentin ayakları üzerine yükselmesindendir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir