Deprem ve ahşap bir kez daha…

2 Dakika Okuma Süresi

Ahşap ve deprem, asırlar sonra bir kez daha…

Depremin ne olduğunu gören Osmanlı Sultanları İstanbul’da ahşap dışında evlerin inşaatında malzeme kullanılmasını yasaklar.
Dünyadan örneklerde Richter ölçeği ile 8 şiddetinde bir depremin ne kadar yıkıcı olduğu bilinen bir şeydir. Neden bazı binalar diğerlerine göre daha kolay yıkılır?

Yukarıda İstanbul’da 1512 depreminin etkisini gösteren bir gravür.

Şili’de son depremde ortaya çıkan yıkım, yeni yapıların depreme dayanıklı olarak inşa edilmelerinin bir zorunluluk olduğunu gösterdi ve yeni tekniklere, malzemelere daha fazla ilgi gösterilmesi gerektiğini kanıtladı.
Hep söylenir: deprem öldürmez, bina öldürür diye. Binanızı tasarlarken, yapısal elemanları da öncelikle düşünmeniz gerekir: perdeler, çapraz destekli perdeler, çerçevelenmiş momentler, yeterli düzeyde birbirlerine ve düşey taşıyıcılara bağlanmış çerçeveler, diyaframlar, yatay makaslar tüm bunlar depremde can kurtaran taşıyıcı elemanlar…










Taşıyıcı elemanlar depremin yatay yüklerine karşı yeterli düzeyde direnç gösterebildikleri zaman ve eşyaların da duvara sabitlenmesi durumunda en şiddetli depremler bile en fazla heyecanlı bir lünapark etkisi yapacaktır. Bu konuda çok yararlı olan perde duvarlar, doğru kullanılmaları halinde yanal yüklere direnişte ve döşemelerden gelen yüklerin doğru bir şekilde temellere indirilmesi konusunda son derece yararlı olacaklardır.
İnsanların evlerinin dekorasyonunu düşündükleri kadar ne kadar sağlam olduklarını da düşünmeleri gerekir. Yoksa tüm o dekorasyonlar kötü bir yığıntıya dönüşebilir.





Aşağıda depreme karşı dayanıklı bir bina görülmekte. HHF Mimarlar’ın bu amaçla tasarladıkları ve yüksek yıkıcılıkta bir depreme tabi tutarak test ettikleri bir çok katlı apartmanı görüyoruz.
Ne derler, katsa kat, kazançsa kazanç, dirençse direnç. Sultanların inşaatlarda taş, tuğla, kerpiç kullanmayı yasaklarken ahşap evleri mecburi tutarken o dönemin koşularına göre haklılardı.
Bizim için koşullar acaba çok mu değişti?

Kaynak:HHF Architects
Montaj ve çeviri: Mimdap

 

1 Yorum

  1. İsmail Yorulmaz

    Böyle bir yaklaşım ve depreme yapı modelleri ile karşı koyma isteği kimde var? Bilinen metodlarla kolayımıza geldiği için hep aynı biçimde yapı yapmayı, hiç bir yeniliğe açık olmadan yapı endüstrimizi sürdürmeyi acaba ne zaman sorgulayacağız?
    Ne zaman???

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir