Son aylarda Denizli kenti üzerine süregelen tartışmalara Mimdap.org’da sıklıkla yer verdik. Özellikle Hükümet Konağı ve çevresinin yeniden düzenlenmesi ile ilgili konunun yarattığı tartışmalar sonrasında Denizli’de, 1-2 Mayıs tarihlerinde “Kent Merkezi Ölçeğinde Denizli Geleceğini Arıyor” Sempozyumu yapılmıştı. Son günlerde ise Denizli Hükümet Konağı ve Çevresi Planlaması Yarışması, konunun yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Biz de konuyla ilgili mevcut durumu, yerel ve ulusal basındaki gelişmelerle birlikte, genel hatlarıyla okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz.

5 Haziran 2009 tarihli Denizli Valiliği’nin talep yazısını Koruma Kurulu kabul ederek mevcut Hükümet Binası’nın – dış kabuğunun korunması, içinde istenilen değişikliğin yapılması ve başka bir yerde yeniden inşası şartları ile- rekonstrüksiyonunu 12. 6. 2009 tarihli Denizli toplantısında kabul ettiği söyleniyor. Ankara’dan yeni hükümet binası yapılması için ayrılan 10 500 000.-TL’nin bu iş için kullanılıp kullanılmayacağı ise henüz belirlenmiş görülmüyor. Ayrıca binanın önünde, ulusal bir yarışma ile yaptırılan Atatürk anıtının akıbetinin ne olacağı da bilinmiyor. Ayrıca İzmir 2 No’lu Kurul kararı ve Aydın’ın bundan önceki kurulunun kararından sonra neyin değiştiği, böyle bir rekonstrüksiyon kararının neden alındığı da belirsizliğini koruyor.

Kararın alındığı gün Vali ile TMMOB İKK ve Mimarlar Odası, bu bölgede Yeni Hükümet Binası yapılması ve Kent Merkezi düzenlenmesi için ulusal yarışma açmak, sempozyum kararlarının yarışmanın şartnamesi olması, Mevcut Hükümet Binası ile Erkek Sanat Okulu taş atölyelerinin korunması, Kız Meslek Lisesi’nin korunması konusunu projeciye bırakılması koşulları ile protokol imzaladı. (DENİZLİ GAZETESİ -13.6.2009) jüri oluşturuluyordu. Konu yerel gazetelerde manşet oldu. Kamuoyu tarafından kabul gördü.
Yarışma Süreci
Odanın da içinde olduğu Denizli Hükümet Konağı ve Çevresi Planlaması Yarışma Şartnamesi Denizli İl Özel İdaresi internet listesinde yayınlandı ve yarışma başladı.
Bu arada Valilik, Oda-TMMOB İKK ile Valilik arasında gerilim yaratan bir raporu da şartnameye ekledi. Raporda, sempozyum sonuçlarının, katılımcıların bir kısmının sonuçlara katılmaması gerekçesiyle göz ardı edilebileceği belirtiliyor. (Rapora buradan, yarışma şartnamesine ise buradan ulaşılabilir)
Bunun üzerine TMMOB’den yapılan Basın Açıklaması’na da yine Mimdap.org’da yer verdik: BASIN AÇIKLAMASI: Denizli Hükümet Konağı Binası ve Yakın Çevresi Düzenlemesi Ulusal Yarışma Süreci Üzerine
Konu ile ilgili yerel medyada çıkan gazete kupürlerine aşağıdan ulaşılabilir:
Denizli’nin Şirinleri – Hüseyin Özgenç
Denizli’yi İzliyoruz – Oktay Ekinci
Hükümetin Önünden Geçtim – Süleyman Boz
Oda, Yapı stokunun (Alanda 30 u aşkın yapı var) kullanılmasını, envanter çıkarılmasını, özellikli yapıların dönüştürülerek korunmasını, alandaki okul binalarının kent yaşamına farklı dönüşümlerle katılmasını istiyor.
Sempozyumdan çıkan sonuçta, Erkek Sanat Okulu Taş Atölyeleri, Tescilli Hükümet Binası, Mevcut Kız Meslek Lisesi’nin korunarak, kalan alanın düzenlenmesi ve yeni hükümet binasının kalan alanda uygun bir yere yapılması, yarışmacıların bunu dikkate alarak proje geliştirmesini isteniyor.
Konuyla ilgili basında çıkan diğer haberlere buradan ulaşabilirsiniz.
Valilik ise bu isteklerin göz önünde bulundurulmasını gerekli görmeden projelerin oluşturulmasını söylüyor.
1 Temmuz 2009 Çarşamba günü ise, Yarışmanın Danışman jüri Üyeliği görevinde bulunan Mimarlar Odası Denizli Şube Başkanı Sayın İbrahim Şenel, bir basın açıklaması yaparak Danışman jüri Üyeliği’nden istifa ettiğini bildirdi. Konuyla ilgili görüştüğümüz Şenel, sürece ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Bu süreç çok doğru biçimde başlamış, Denizli Valiliği Hükümet Konağı yapımı ile ilgili bir ödenek çıkartmıştı. Burası Denizli için çok önemli bir nokta olduğu için biz Denizli Valisi’yle bu konuda çok daha önceden beri görüşüyorduk. Hükümet Konağı’nın yapılacağı adada, tescilli olan mevcut Hükümet Konağı binası, tescilli olmasa da korunması konusunda mutabakat olan çok eski okullar, ayrıca bize göre korunması gereken, başkalarına göre gerekmeyen yerler var, bölgenin tek yeşil dokusu gibi. Biz bunun çok önemli bir konu olduğuna Denizli Valisi’ne bildirmiştik. Bu sadece Denizli Hükümet Konağı’nın yapılması meselesi değil, yapılması için yer göstermek gerekir. Bu da bir yarışma konusudur. Kentin merkezini çok etkileyecektir burada yapılacak olan müdahale. Bu da başlı başına bir araştırma konusudur. Bir sempozyum yapalım ve sempozyum sonuçlarının yansıdığı bir yarışma açalım. Belediye Hizmet Binası Yarışması Kolokyum’undan bir gün önce Mimarlar Odası’nı topladık, Vali ile Kolokyuma katılacak olan jüri üyelerinin de katıldığı bir toplantı düzenledik. O toplantıda sempozyum yapma kararı alındı ve biz şube olarak bir sempozyum gerçekleştirdik. Çeşitli uzmanlar, yerelden uzmanlar davet ettik.
Sempozyum sonucuna göre alanda 3 önemli kütle vardır:
Erkek Sanat Okulu Taş Atölyeleri (Taş Binalar), Tescilli Hükümet Binası, Mevcut Kız Meslek Lisesi. Fakat Valiliğin fikri Kız Meslek Lisesi yapısını korumak değildi. Birlikte başlattığımız bir süreçte böyle bir sonuç çıkınca, Vali sempozyumdan istediği sonucu alamamış oldu. O alanda bir takım başka beklentiler de var, katlı otopark, yeraltı arkeoloji müzesi gibi ve bunlar da sempozyumda çürütülmüştü. Bu durumda Valilik bir tavır değiştirerek sempozyuma karşı bir tavır aldı. Bunu da çeşitli odalar (sanayi odası, ticaret odası, esnaf odası gibi), STK’lar, Belediye Meclis Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcilikleri, TMMOB’ye bağlı birimler vb. kurumları çağırarak bir toplantı düzenledi ve Vali, “bir sempozyum düzenlenmiş ancak sonuçları kamu tarafından kabul görmemiştir, sonuçları oylayalım” dedi ve kim elini kaldırdı, kim neyi oyladı bilinmeden “%90 reddedildi sempozyum” diye açıklama yaptı.
Herhalde dünya tarihinde bir sempozyumun böyle iptal edildiği görülmemiştir. Ben de bu yöntemi reddettiğimi, burada oylama yapanların büyük çoğunluğunun sempozyuma katılmadığını hatta sonuçlarını dahi okumadığını açıkladım. Tabi bu bir gerilim yarattı, Vali’yle sürecin başlangıcında kurduğumuz bağlar koptu. Daha sonra TMMOB İKK’yı devreye soktuk, onlar da bir görüşme daha yapmak istediler. Biz TMMOB’ye bağlı başkanlar olarak Vali’ye gittik, burada yanlış bir şey olduğunu ve bir yöntemle uzlaşmaya çalışmamız gerektiğini söyledik. TMMOB burada “Taş binalar korunsun çünkü kentte bu konuda bir mutabakat var; Hükümet Konağı zaten tescilli bir bina, o nedenle korunacak; Kız Lisesi’nin korunması konusunu ise yarışmacıya bırakalım.” Önerisini getirdi. Biz de sempozyum sonuç bildirgesinin şartname eki olarak verilmesi şartıyla kabul ettik. Valimiz de buna karşılık Valilik görüşlerini içeren bir raporun da ek olarak koyulmasını istedi. Bunu da aramızda bir protokolle kararlaştırdık. jüri şartname oluşturma çalışmaları devam etti. Biz iyi niyet nedeniyle Valiliğin raporunun içeriğine bakmadık. Şartname yayınlanmadan bir gün önce ben içeriğiyle ilgili bilgi almak istediğimde, şu anda Vali Sonuç Raporu olarak belirtilen rapor karşıma çıktı.
Vali Bey’le hemen görüşerek bu metnin bu şekilde yayınlanmasının yanlış olacağını söyledim. Ancak Vali Bey metni aynen yayınlattı.
Yarışmadan çekilmek gibi bir olasılığı düşündüm aslında ama sonuçta yarışma yayınlandı, Oda bir jüri atadı. Sonuçta yarışmaya karşı değiliz, yarışmada inandığımız pek çok şey var, biz yarışma şartnamesine eklenen bir rapora karşıyız. Genel Merkez’le yaptığımız görüşmeler sonucunda bu yarışma sürecini kabul etmeye ama benim şube başkanı olarak hem kişisel hem kurumsal tepkimi ortaya koymak adına danışman jüri üyeliğinden çekilmem konusunda karara vardık. Konuyla ilgili bir açıklamayı da bugün basınla paylaştım. Olayın kısa açıklaması budur.
Biz göreve geldiğim dönemden beri Denizli Valisi’yle uyumlu bir şekilde çalıştık ancak görüyorum ki bizim gösterdiğimiz iyi niyet, Valilik tarafından hep kullanılabilecek bir zemin olarak algılanmış. Bu son hareketi sonucunda, bütün o güven ortamında bir gerçeklik olmadığı kanaatine vardım. Bu ortamda odamı ve kendimi daha fazla tutmak istemedim.
Ama bu yarışmayı boykot anlamında değildir. Bize böyle yaklaşan, bizim yaptığımız bir sempozyuma bu kadar ağır ithamlarda bulunan bir kurumun bu çalışmasının içinde daha fazla bulunmamak yönünde bir tasarruftur. “
Şenel’in basın açıklamasına ulaşmak için lütfen tıklayınız.
Bundan sonra Hükümet Binası ve çevresinde neler yapılır bilinmez ancak gelişmeleri, tüm yönleriyle Mimdap.org’da duyurmaya devam edeceğiz.
mimdap



9 Yorum
kemal 20
bu değerli yorumlarınız için teşekkür ederim.
yusuf
“GENÇLİĞE HİTABE”….sayın sarı zeybeğ’in gönderdiği bu hitabeye sonuna kadar katılıyorum. Ancak arkadaşıma şunu yapmasını tavsiye edeceğim. lütfen sokağa çıktığında bu hitabeyi gençlere okusun ve ne anladıklarını sorsun? üzülerek söyleyeyimki gençler “DEDE sen nediyon” der! bu hepimizin üzülmesi gereken bir kötü olay ama gençlere bunu anlatmak lazım. tabiki anlatmak içinde önce kendimizin anlamsı gerekir…Şimdiden herkese kolay gelsin…vesselam…
yusuf
VE TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ……
http://www.dioi.gov.tr/News.aspx?NewsID=16
BU SAYFADAN YARIŞMA SORU VE CEVAP EKLERİNİ İNDİRİN…DOSYAYI AÇTIKTAN SONRA EKLER KISMINDA “Hükümetkonağıylailgiliraporlar” DOSYASINDA
2 ADET RAPOR GÖRECEKSİNİZ. BİRİNCİSİ SAYIN BOZ’UN YAYGARA KOPARDIĞI RAPOR. AMA ASIL SÜPRİZ DENİZLİ MİMARLAR ODASININ RAPORU…. OKUYUNCA ŞOK OLACAKSINIZ ….
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU…..
vesselam…
yusuf
http://www.denizlili.net/default.asp
yukarıdaki adrese baktığınız da; bizi fildişi kulelerinden izleyenlere kolaylık olsun….
Fil dişinden yapılmış kulelerine oturmuş, yereldeki maşalarının aracılığı ile üyelerinden alacakları vize ücretlerini düşünenler ve bu ücretleri de üyelerinin menfaati dışında harcayanlara duyurulur….
TMMOB Sümerpark davasını kaybetti
Sümerbank arazisinin satışından sonra yapılan imar uygulamalarını yargıya taşıyan TMMOB İKK, Denizli İdare Mahkemesine açtığı iptal davasını kaybetti.
yusuf
………Bu yönde Denizli için alman yargı kararları ise…… cümlenizi anlamak için defalarca okudum. “alman” kelimesinin yanlışlıkla yazıldığını düşündüm ve okumaya devam ettim… Okudukça mimarlar odasının nelerle uğraştığını ve ne kadar üyelerinin sorunlarına alman (yabancı) olduğunu gördüm… Yok şunun ismi değişmiş de, yok şuraya AVM yapılmış da (sayın Ekinci madem bizi takip ediyor bu bina yapılmak için yıkılan binayı da çok iyi bilir. Yıkılan bina yapılırken nerdeydi?), diye sarayından oturup üyelerine “ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin” diyerek ve şimdi de Denizli’nin ekmeğine göz dikmiş ve izlemeyi sürdürecekmiş…
Şimdi mimarların özgür düşünmesini ve serbest tasarım yapmasını savunan odanın başkanları bağlayıcı karar olarak şartname bildirgesini şart koşuyorlar ve dedikleri de olmayınca da “verin şartnamemi ben küstüm, oynamıyorum” diyorlar. Birde abisi sanki bir şey yapacakmış gibi “Denizliyi izlemeyi sürdüreceğiz….” gibi sözlerle yarışmaya katılacaklara aba altından sopa gösteriyor…
sempozyumu baştan sona takip ettim…
Nemi oldu; yaklaşık 20 kişi konuşmacıydı, 15 kişi dinleyici olarak katıldı. Bunun yaklaşık 10 tanesi uyudu ve ertesi gün yerel gazetelerde manşet olarak uyuyarak Denizlinin Geleceğini aradılar gibi haberler çıktı… İşte yarışmanın şartnamesi olması için diretilen Sonuç Bildirgesi,oda başkanının deyimiyle, bu zorlu şartlar altında oluştu. Çok zor günlerdi o sempozyum günleri…uyanık kalmak için baya zorlandım…
Nasılki 1. Dünya savaşında yanımızda ve dost görülen “alman” lar bu vatan topraklarındaki emellerine kavuşamadıkları gibi bundan sonrada sonsuzadek “alman” lar emellerine kavuşamıyacaklardır… Bizi izlemeye devam edin….. Vesselam…
yusuf
çok güzel bir hikaye olmuş. ancak bir de AZMAN var bu hikayede..şunu ilave edebiliriz….
AZMAN da Gargamelle yani Kararnamegelle başkentte otururken mimar şirin olayları anlatmak için azmanın yanına gitmiş ve şirin babadan dertlenmiş. Ağlayarak bütün olan bitenleri anlatmış ve azmandan şirinbabayı uyarması için yardım istemiş. Azman ise biraz mimar şirini avutmak ve şirin baba ile birlikte köyün yerini öğrenmek için mimar şirinin dilinden konuşmuş. Bu da bizim mimar şirinin pek hoşuna gitmiş. Azmandan aldığı cesaretle ve dolduruşla köyüne dönmek için yola çıkmış. Ancak geldiği oyunun farkına vardığında çoktan Azman köylerinin ve şirinlerin yerini bulmuş.Çünkü Azman, mimar şirini takip etmiş.
Şimdi ne olacak?
Tabiki azman üzerine düşen vazifeyi yapmış ve bütün köyün güzelliklerini bitirmiş, ancak doymamış onun gözü hep başkentten gelecek olan yeni yapılacak mantar için ayrılan 10 milyon böğürtlendeymiş.ama şirin baba akıllı çok iyi saklamış bu böğürtlenleri… ve azman umduğunu bulamamanın verdiği hırsla bütün güzelim köyü talan etmiş. Bizim mimar şirinde bir köşeye saklanmış ve demişki oh olsun işte bana o böğürtlenden biraz vermezseniz olacağı buydu… Peki bunu yazan ne demiş…
Azman geliyoooor!….Diğer köylerin böğürtlenlerini yiyemedi bizim köyün böğürtlenlerine göz dikti azman…Kendi hırsı için mimar şirin yerimizi belli etti… Sanki köyümüzü bu kadar berbat hale getiren kendi değilmiş gibi birde azmanı musallat etti başımıza….. vessalam….
ercan türe
denizli mimarları da bir başka antalya gibi sanki. projeler ön ayak olmalar, yarışmalar sempozyumlar. fakat vali bey ayıp etmiş doğrusu hiç centilmenliğe sığmıyor yapılan iş.
SÜLEYMAN BOZ -Mimar
MERHABALAR,
Tescilli Denizli Hükümet Konağının ..tarihi, mimari ve kültürel bir değeri olmadığı gerekçeleri ile Bektaş tarafından, ..yıkılabileceği hakkında valiliğe rapor sunulduğunu iddia etmiştim. Bektaş bunu ekli gazete küpüründe belirtildiği üzere inkar etmişti.
Sonradan “rapor vermedim el yazısı ile görüş bildirdim..” diyerek dolaylı olarak benim iddiamı kabul etmiş oldu. Valilik ise yarışma EK-13 Belgesindeki raporunda, 8. paragrafta aynen ” .. korunması istenen binalar üzerinde daha önceden korunmasına gerek yoktur şeklinde rapor veren bilim adamları olmasına rağmen (Örneğin: Denizli’yi çok iyi bilen Denizlili Mimar Cengiz Bektaş.)” şeklinde belirterek, böyle bir raporun verildiğini resmen ilan etti.
EK-13 Mimarlar Odası ile Valiliğin arasını geren ve Şube Başkanının yarışma sürecinden ve Danışman Jüri üyeliğinden çekilmesine sebep olan rapordur. Şube başkanı bu erdemi gösterirken MYK üyesinin göstermemiş olması yorumlarını sizlere bırakıyorum!..
Bu “saygın” MYK üyesi hala orada nasıl oturabilmektedir? Buna nasıl göz yumulmaktadır? Bunu sorgulamak bizim hakkımızdır.
Denizli Kent Merkezindeki Tarihi, doğal, kültürel varlıkların göz göre göre nasıl ortadan kaldırılmaya çalışıldığını, yetkililerin buna nasıl sevkedildiğinin somut belgeleridir bunlar..
Bu belgeler tarihin raflarında yer alacaktır ama Mimarlar Odası’nın raflarında da yer alır mı önümüzdeki günlerde göreceğiz..
Konunun bilinmesini rica ederim.
Saygılarımla..
SÜLEYMAN BOZ
EKLER:
* Valilikyarışma EK-13 Raporu
** Bektaş’ın “Rapor Vermedim” dediği Denizli Gzetesi küpürü
*** Denizli Mimarlar Od. Şb. Bşk. nının Danışman Jürilikten İstifa yazısı..
Cemal Kozlu
Bu sempozyum sonuçlarıyla başlayan tartışmalar aslında sayın Bektaş’ın daha önce el yazısıyla verdiği “yıkılabilir” raporuyla tetiklenmiş görünmektedir.
Bu görüşe göre “rekonstrüksiyon” mümkündür. Yani eğer tarihi değildir aslında ama oda, sivil toplum tarihidir diye itiraz ediyorsa o zaman bu binaları gene de yıkalım, orayı bir temizleyelim sonra o yıktığımız binaları bir yere yeniden “rekonsrükte” ederiz, yeniden yaparız deniyor.
Ben bu ifadelerden Türkçe olarak bunu anlıyorum.
Şimdi yarışma filan açıldı da kavramsal olarak bu mesele daha orta yerde durmaktadır. Bakalım o süreç bize neler gösterecek.
Bu meselenin asıl “çat dediği” yer bana göre çözülmedi.
Alttan alta bir yanlışlık valilik tarafından sürdürülmeye devam ediliyor.
Dervişin fikri neyse zikri de o oluyormuş ya… Yıkalım denmiş bir defa sempozyumdan bu çıkmadıysa o takdirde biz o sempozyumu takmayız. Sempozyumun kararlarını oylatır falan yok saydırırız.
Yıllardır devlet böyle yönetilir zaten.
Usandığımız bu yaklaşımlar hiç değişmiyor malesef.
Benin tavsiyem sayın Bektaş gibi üstadların bu gibi konularda isimlerini korumaları, valiliklerin savunmasına altlık haline gelecek görüşleri ifade ederken dikkat etmeleridir. Zira devletin yöneticisidir nihayetinde, alır bilimsel görüşünü bir yere yama yapabilir. Nitekim şu anda bunu kullanıyorlar.
Bu arada kamuoyunda Denizli deki karşı koyuşu ve direnişi de takdirle karşılıyorum.
Saygılar