Dayanışmacı Taban Hareketi Adaylarını Açıkladı

3 Dakika Okuma Süresi

Mimarlıkta Dayanışmacı Taban Hareketi 15 Şubat günü Kadıköy’de toplandı ve bir forum gerçekleştirdi. Forum başlangıcında TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi 45. Dönem adayları tanıtıldı.

 

 

 

 

Adaylar tek tek söz alarak kendini tanıttı, mimarlık öz geçmişlerini ve Dayanışma Hareketine katılma sebeplerini, daha önce meslek odası komisyonlarında yapmış oldukları çalışmaları ve görüşlerini ifade ettiler.

 

 

 

 

Daha sonra foruma geçildi ve salondakiler söz alarak mimarlığın ve meslek odasının güncel sorunlarını, dünya çapındaki sistemin sorunlarından ülkemizdeki mimarların çalışma ortamı meselelerine değin çeşitli noktalarına farklı farklı bakış açılarıyla çözüm önerileri sundular. İktidarın meslek odalarına uygulamaya çalıştığı baskıyı gören bir noktada; bu baskının karşısına sayısı 26 bine ulaşan şube üyelerinin seferber edilmesinin tam da bu dönemde gerekli olduğunu ve bu kaynaşmayı yapacak genç kadroların da Dayanışmacı Taban Hareketi olduğu vurgulandı.

 

 

 

 

Meslek odasının kaybettiği toplumsal ilişki ortamından; çalışan mimarların piyasa içindeki maruz kaldığı çeşitli baskı, ücretsiz-az ücretli-sigortasız-güvencesiz çalışma ortamlarına duyarsız kalması, KHK larla işten atılan mimar üyelere destek olunmaması, genç mimarların odaya üyelik sorunları ve üye olmayan mimarlar ile ilgili çalışma yapılmaması, ofislerde çalışan işçi mimarların gelecek sorunları ve odanın çoğunlukla yeni mezun mimarlarla kurduğu ilişkide yeterli sıcaklığı göstermemesi, örgütsel demokrasinin gereklerinin odaya yerleşmemesi, yönetim grubunda aynı kişilerin yıllarca ve neredeyse ömür boyunca kalmaları, bunun bir etik eşiğinin konmaması,… katılımcılar tarafından dile getirildi.

 

 

 

 

 

Odanın delege yapısının son genel kurulda değiştirilmesiyle İstanbul gibi bir şubenin oda merkezinde ağırlığının kalmayacağı, bu yolla giderek Anadolu şubeleriyle mutabakatlarla farklı bir genel merkez profiline doğru geçiş yapıldığı anlatıldı.

 

 

 

 

 

Dayanışmacı hareketin, bir koltuk ve makam hareketi olmadığı, bir dip dalgasını ifade ettiği ve mimarların değişen dünya ve Türkiye koşullarında ihtiyacı olan şeyin dayanışma olduğu vurgulandı.

 

 

Meslek odasının giderek artan üye sayısına karşın, sorunlara baş etmekte yeterli olamadığı, bilimselliği; çağın  getirdiği yeni mimarlık yapma durumlarını kavrayamadığı (endüstri 4.0),  mesleğe ve meslektaşa alan açacak, onu hukuken güçlü kılacak yolları üretemediği, mimarlar arasındaki dayanışmayı kuramadığı ve örgütsel olarak demokratik işleyişi hayata geçiremediği bir ortamda, aslında bahis edilen “Anayasal hakların korunması ve odalara karşı yapılan saldırılara” da zayıf hale geldiği, bu tarz işleyişle kendi varoluş iddiasının da gerisine düştüğü farklı konuşmacılar tarafından dile getirildi.

 

Forum sonunda farklı bir salonda müzik dinletisi gerçekleştirildi.

 

 

 

5 Yorum

  1. Cemal Kozlu

    Bu umudu bu kez gerçek olarak görmek istiyoruz.

  2. vahit kaplan

    haydi dayanışmaya…

  3. ferda çetinkoz

    Açıklamaları görünce, içinde olduğumuz durumu tam olarak özetlediğini görüyoruz. Niye bu ekip kazanmasın ki? Mimar kitlesi tutucumu ki, hep aynı şeyleri söyleyen ama yarım yamalak yapanları durmadan getirsin? Değişim ve böyle daha olumludan yana değişim niye olmasın ki?

  4. Aydın Yücel

    Bu genç girişim gelecek için umut veriyor.

  5. Hasan Kıvırcık

    Yaprak kımıldamadığı ortamda bu yürekli girişimi ve pırıl pırıl yüzleriyle ışık saçan genç meslektaşlarım, sözlerinizden, duruşlarınızdan dolayı hepiniz kutluyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir