Danıştay: “Oda, serbest mimarlık yapma hakkını sınırlayamaz”

8 Dakika Okuma Süresi

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, TMMOB Mimarlar Odası Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliğinin 7, 9, 10, 11 ve 12. maddesinde belirtilen “büro tescil belgesi” verilebilmesinin koşullarından biri olan “Mimarlar Odası’nın öngördüğü meslek içi eğitimi almış olmak” koşulunun yürütmesini durdurdu.

Karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12 daire üyesinden birinin dışında tüm daire üyelerinin görüş birliği ile alındı.

SMG, artık büro tescil belgesi için önkoşul değil

Sürekli Mesleki Gelişim Programı yıllardır oda içinde tartışılan ve geliştirilen bir program olarak ortaya çıkmış, 2007’de başlayan çalışmaların sonucunda 2008 yılı başından itibaren bir yıl içinde 15 kredi kadar eğitim almayan serbest mimarlara büro tescil belgesinin verilmemesi uygulamasına başlanmıştı.

Mimarlar Odası Şubeleri, geçtiğimiz yıl içinde 15 krediye tekabül eden ders, kurs, seminer gibi etkinliklere katılmayan serbest çalışan mimarların, piyasada mimarlık hizmetini yapabilmeleri için gerekli olan “büro tescil belgesi”ni 1 Ocak 2008 itibariyle vermiyordu.

Bilindiği gibi, Mimdap yayınlarında bu uygulamanın başlayacağının anlaşıldığı 2007 Sonbaharından itibaren Amerika, Fransa, Kanada, Almanya gibi ülkelerde Sürekli Mesleki Gelişim (SMG) programlarının nasıl ele alındığı, ne şekilde gerçekleştirildiği ile ilgili mimarlık kamuoyunu bilgilendirici birçok yayın yapılmıştı. Nitekim bu sırada konunun kesimler tarafından yorum ve forumlarda tartışılmasında, mesleki eğitimin sürmesinin önemli olduğu, eğitimin belgelenmesi veya sertifika edilmesi gerektiği, bilgilenme süreçlerinin belgelenmesi ve bunu mimarın etkinliğine, referansına eklenmesinin uygun bulunduğu belirtilmişti.

Ancak 15 kredilik SMG Kredisinin meslek insanlarının, mesleği uygulama şartlarını kazanmış serbest çalışan mimarların üretecekleri hizmetin (projenin) mesleki denetim ve proje vizesi için gerekli olan “büro tescil belgesi”ni edinebilmelerinin ön şartı olması da, birçok yönüyle eleştirilmişti.

Eleştirilerden en önemlilerinden biri, mesleği uygulama yetkinliğinin kanunla verilmiş olmasına rağmen, bunun şartlarını taşıyan ve her yıl kendini tescil ettirme koşullarını yerine getiren serbest mimarlık hizmeti yapanlara, meslek odasının yönetmelik değişikliği ile izin vermemesiydi. Bu haliyle SMG’nin serbest mimarlara hizmeti yapıp yapmama sınırı oluşturmasına rağmen kamu sektöründe, özel sektörde, üretimde çalışan mimarlara uygulanamıyor olmasının, ayrıca meslek alanları arasında bir eşitsizlik oluşturduğu vurgulanmıştı.

Murat Artu, yürütmeyi durdurma davası açtı

Danıştay Sekizinci Dairesine bu konuyla ilgili yürütmeyi durdurma davası açan Murat Artu, 2 Temmuz 2008’de bu davanın reddi üzerine, bu karara itiraz davası açtı ve yürütmenin durdurulması kararının verilmesini bir kere daha talep etti.

Sonuçta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yürütmeyi durdurma kararı alarak, SMG eğitiminin büro tescil belgesi almak için gerekli bir önkoşul olmadığına hükmetmiş oldu. Kurulun yürütmeyi durdurma gerekçesinde ise şu satırlar yer aldı:

“Anayasa’nın 135. maddesinde: “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir” denilmektedir.

Dava konusu yönetmeliğin dayanağı 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanunda, mimarlık unvan ve yetkisi ile sanat icra etmek isteyenlerin sahip olmaları gereken diplomaya yer verilmiş; 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2. maddesinde ise, a) bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek, b) mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, c) meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fennî şartnameleri incelemek ve bunlar hakkında görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış; anılan Yasanın 19. maddesinde, Odaların, Yasanın 2. maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevli oldukları, 33. maddesinde, Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve meslekî tedrisat yapabilmeleri için ihtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetinde oldukları, 39. maddesinin 1. bendinde, bu kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik umumi heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunacağı hükümlerine yer verilmiştir.

“Oda, serbest mimarlık yapma hakkını sınırlayamaz”

Yukarıda yer verilen Anayasa ve yasa hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Mimarlar Odasının serbest çalışan mimarların mesleki etkinliklerini denetlemek ve serbest mimarlık hizmetlerinin mesleki esaslarını, mesleki deneyim, kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirmekle görevli olduğu anlaşılmakta olup; bu çerçevede Mimarlar Odasınca serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi verilirken kimi koşulların aranması doğaldır. Bununla birlikte, bu koşulların yasarlarla tanınan serbest mimarlık yapma hakkını sınırlayacak nitelikte bulunmaması gereklidir.

Yasada öngörülmeyen bir yükümlülüğün yönetmelikle getirilmesi hukuka uygun görülemez. Gerek 3458 sayılı Yasada, gerekse 6235 sayılı Yasada, ilgili meslek odalarına üyelerinin mesleki faaliyetlerini sürdürebilmeleri için meslek içi eğitim almaları koşulunu öngören bir yükümlülük getirme yetkisi tanınmamıştır. Meslek odalarının, Anayasada ve yasalarda öngörülen amaçlarını gerçekleştirmek için meslek mensuplarına yönelik eğitim düzenlemesi mümkün olmakla birlikte, bu eğitimin mesleki faaliyetin sürdürülmesinin koşulu haline getirilmesi hukuka uygun bulunmamaktadır.

Diğer yandan, serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi bulunan bir mimarın serbest mimarlık hizmetlerini yapmaya devam edebilmesi için, her yıl meslek içi eğitim almasının zorunlu görülmesi, Anayasanın 48. maddesinde yer alan çalışma hak ve özgürlüğünün ölçülülük ilkesine aykırı olarak sınırlanmasına yol açacak niteliktedir.”

Murat Artu: “Mimarlar Odası yönetiminin maddi kazancı 11 ay sürdü”

Öte yandan yürütmeyi durdurma kararının verilmesinin ardından bir açıklama yayınlayan Murat Artu, Mimarlar Odası’nın “ticarî anlayışına” cevabı yargının verdiğini belirterek, şunları söyledi:

“Türkiye’deki hukukun ağır işleyen yapısını kendilerine göre avantaj görerek, bu zafiyeti kendi menfaatleri için kullanan Mimarlar Odası yönetiminin maddî kazancı 11 ay sürdü.

Mimarlara kanunla verilmiş haklarını yönetmelikle ellerinden alan, bir haftasonunda (Cumartesi ve Pazar) 15 saatlik kurs ve 150 YTL ödeme karşılığı bizlere elimizden gasp ettiği mimarlık yapma yetkisini yeniden satan bu ticarî anlayışa, Türk yargısı gerekli cevabı vermiştir.

Dava, yürütmeyi durdurma kararı yönünde neticelendiği durumda, 11 ay boyunca mesleki hakları gasp edilen meslektaşlarımın uğradıkları zararı tazmin etme yolu açılmış olacaktır.”


Konu hakkında mimdap‘ta yayınladığımız dosyalar:


mimdap

29 Yorum

  1. efe hakan

    bütün bu yazılanlar iyi hoş ama SMG denen vahim tablo 2006 sonrası mezun olanlar için devam ediyor.ben okula 2003 yılında girdim,2009da mezun oldum.O zaman benim 2003 yılına göre değerlendirilmem gerekmiyor mu? Bir dava da ben mi açayım şimdi? Söyleyin bakalım….

  2. ferit çerçi

    anlamsız bir tam bürokratik uygulamanın sona erdirilmesinin hukuk yoluyla gerçekleşmiş bulunmasını kalıcı yeni bir durum olarak değerlendiriyorum. güzellikle olmuyorsa hukuk yoluyla demektir bu. bütün yerel ve hükümet organlarına kendilerini yeterince dinlemediklerini ve eleştirilerini göz ardı ettiklerini söyleyen bir oda, kendi üyeleri söz konusu olduğu zaman sanki bir hükümet gibi davranıp o şikayetçi bulunduğu “dinlememe” ve ya “eleştirye kapanma” davranışını rahatlıkla icra edebilmektedir. bu negatif dönüşümü anlamak mümkün değildir aslında. SMG belgelenmesinin büro tescile esas teşkil ettirilmesi ne zavallı bir buluştur yarabbi. ama dinlemediler bu yönde yapılan eleştirileri. hukuk bazen herkese fazlasıyla lazım oluyor anlaşılan. sayın Artu bence övgüyü hak ediyor. teşekkürler…

  3. Aslı Özbay

    Biraz eğlenelim 🙂 15 ekim’de Ankara’lı Oda üyesi mimarlar, posta kutularında alttaki mesajla karşılaştılar :

    “TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi 16 Ekim 2008 Perşembe günü saat: 17.30’da Mimarlar Odası Toplantı Salonu’nda Maharishi Veda Üniversitesi yöneticilerinden Raja Paul Potter ve Doç. Dr. Ayla Çevik ile “Doğal Yasayla Uyumlu Mimarlık: Maharishi Sthapatya Veda” söyleşisi gerçekleştirecektir.
    Katılımlarınızı rica ederiz. Saygılarımızla
    Y. Yeşim Uysal, Sekreter Üye

    Not: Söyleşi Sürekli Mesleki Gelişim kapsamında değerlendirilmektedir.

    Doğal Yasayla Uyumlu Mimarlık

    Maharishi Sthapatya Veda
    Konuşmacı: Raja Paul Potter ve Doç.Dr Ayla Çevik

    Tüm evrenin mükemmel şekilde işleyişini sağlayan, düzenle bireysel ve toplumsal yaşamı uyum içine sokan dünyanın en eski mimarlık sistemi, Maharishi Sthapatya Vedadır. 100 kadar formülle hesaplandıktan sonra tasarımı yapılan ve inşa edilen yapılarda koruyucu bir alan etkisi oluşur. Maharishi Sthapatya Veda ilkelerine göre yapılan binalarda yaşayanların sağlığı, iş ve aile yaşamı çok olumlu yönde etkilenir. Japonya’dan Güney Afrika’ya kadar dünyanın bir çok ülkesinde uygulanan bu mimarlık hakkında yapılacak söyleşiye davetlisiniz….”

    Şimdi de size, SMG merkezindeki kredi kabul kurulunun kredilendirmeye değer bulduğu bu etkinliğin sunucusu ve konuşmasının içeriğiyle ilgili “aydınlanabilmeniz” için aşağıdaki linkleri veriyorum:

    http://palaisdelapaix.ca/HuntsvilleAnnonce.html
    http://www.mail-archive.com/[email protected]/msg22567.html
    http://www.sthapatyaveda.com/

    Anlaşılan odamız artık “ruhani aydınlanmamız” konusunu da eğitim içerikleri arasına katmış bulunuyor :))
    iyi tatiller.

  4. Serap İçöz

    Mimarlar Odası yaptırımlarını gündeme getirirken hep o seçim bildirilerinde iddia ettkleri gibi demokratik olmalıdır. Sözde kalmamalıdır. Mesleğin pretik hayattaki yapılma şekilleriden en önemli yer kaplayan serbest çalışmaya bu şekilde katı bir set vurulması daha başından çok ama çok büyük hataydı. Yargıdan dönmesi yine de Mimarlar Odasının kendisini gözden geçirip toplamasına olanak sağlayacaktır diye umuyorum. 1930-40 ların tek partici, despotik yönetemlerini örgütsel yapısından kazımalıdır. Yoksa üyeleriye yaşadığı ksekin kopuş başka başka oluşumları gerekli kılacak ve bir daha bugünkü meslek temsiliyeti dahi elde edilemeyecek çok başlı temsiliyetler ortaya çıkacaktır. Bu kadarını oda yönetiminde olanlar görebiliyor olmalı ve üyelerine sürüdürdüğü intikamcı yönetmlere son vermeliler.
    Saygılar

  5. Necdet Özince

    bu konularda ders en son çıkarılan şeydir bence. önce herkes nereden yara aldığına neresinin kanadığına bakar ve yeni bir pozisyonla karşı taraf olarak ilan ettiği gruba nasıl bindireceğini hesab eder. kabaca intikam da diyebiliriz ama öyle demeyelim, rövanş diyelim, rövanşı düşünürler. eften püften başka birşey sebep yapıp herhangi bir noktadan nasıl bindirebiliriz diye hesap ederler.
    genelde böyle olmuştur da.

  6. Bülent BARDAK

    Ayrıca TMMOB üyesi diğer Oda’lar bu durumdan bir ders çıkardılar mı acaba?

  7. Bülent BARDAK

    Benzer Yönetmeliklerin kararlaştırıldığı Genel Kurullarını üye sayısının %10’uyla yapan bir Meslek Odası’ nın zorunlu üyesi olduğumuzu unutmayalım….
    Meslektaşlarımızın tümünü kapsayacak bir Meslek Yasası keyfi uygulama ve mevzuat düzenlemelerine de engel olacak düşüncesindeyim…
    Saygılar…

  8. Murat Artu

    Sn. Leman Kara
    Yönetici sınıf (!!!) bilmediği ve ögreneceği ders alacağı bir eylem içinde hiç olmadı. Kimse bu kadar aptal olamaz; kaybedecekleriniı biliyorlardı. Kaybedecekleri ana kadar toparlayacakları paraların peşindeydiler.
    Şimdi de son bir ay daha uzatmayı ve karlarına kar katmayı oynayacaklardır.
    Üzuldüklerini falan sanmayın. Şu an 12 Ay’in hesabını yapıp şöyle fısildaşıyorlardır;

    -Hamdolsun !

  9. leman kara

    Sayın Artu odanın internet sitesinde Danıştayın iptal kararına ilişkin bu 30 gün içinde ve ama 28-29 Mart’ta yönetimin toplanıp karar verileceğini okuduğumda bana da biraz garip bir duygu geldi. Ben, yürütmede smg nin pratik işleyişlerinde doğan aksaklığın giderilmesi için ve bir de mahkemenin kararının doğrulandığı bir sonuç metni çıkarılacaktır diye düşündüm. Fakat sizin bu değerlendirmenizden sonra yukarıdaki yorumlarda Sevim hanımın “umarım yönetici zümre bundan ders çıkarmak yerine kararın arkasından dolaşıp başka kurnazlıklara girişmezler ve yeni icadlar çıkarmaz işallah” demesi beni biraz tedirgin etti.
    Ben de bu 28-29 Mart toplantısında yeni bir kurnazlığa girişilmeyeceğini umarım.

  10. Murat Artu

    MO. Ankara Sube Açıklaması
    “Karar ile ilgili uygulamaya yönelik 30 gün içinde yapılması gereken düzenleme Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu’nun 28-29 Kasım 2008 tarihinde yapılacak toplantısında görüşülecektir.”

    Yani, yargı karar vermedi, kararı zatialileri görüşerek verecekler.

    Hiç utanmadınız mı Bitlis Yarışmasının genc müelliflerini dolandırıp çırpmaktan ?

    Aynen devam edin. Bakın neler olacak

  11. zafer karahan

    sorun sadece yasa değil dostum bana kalırsa. nereden yana bir duruşun var. kötü manada değil söylediğim. yani örgüte adını veren mimardan yana birazcık bakışın ve sevgin varsa daha kolay esasında. bir de sorun etik bence.
    saygılar
    zafer karahan

  12. Bülent BARDAK

    Meslek Yasası konusunun önemi ortaya çıkıyor galiba…

  13. mehmetselimserçe

    güneş balçıkla sıvanmaz derler. bugün yani pazartesi genel merkez sitesinde danıştayın iptali duyurulmuş zorunluluktan. gönülsüzlük haberin devamından anlaşılıyor. ama gerçek bu. szi mimarlık mesleğinin profesyonelce yapılması konusunda mevcut teammüler dışında bir tekel oluşturmaya kalkıyorsunuz. normal değil. bazen yargı bu incelikleri farketmeyebilir. yılların odacıları süzmüş bir taraftan ortama servis etmiş olabilirler. mahkeme ince ayrımı iyi farketmiş, mahkemeyi de kutlamak lazım.
    mehmet selim

  14. cengiz balkan

    neyse artık kabus bitti ya ona bakalım. smg kendisini önüne çıkan bir ağacın dalına asmış diyelim durumu tatlıya bağlayalım. murat artu beyin gayeretleri şüphesiz çok yerinde, iyi olmuş.

    cengiz balkan

  15. ferhan deniz

    “Mimarlar odası yıllık 15 kredi smg puanı toplarsa büro tescil belgesi almaya hak kazanır” Toplayamaz ve 10 kredide kaldı, 8 kredide kaldı diyelim. Hemen ilk açıklanan programda ücretini yatırır Cumartesi Pazar koşar dersini alır kredisini yazdırır. Bir yandan odanın davetlerine, kokteylerine katılabilir çünkü bu katılımlara 1 er kredi verilir.
    Yasaklama üzerine kurulan bir düzen en başta yaklaşım anlamında itici gelmektedir.
    Sürekli mesleki gelişimi böyle zorla yaptırmak işi neşesini kaçırmaktadır bir defa. Hani doğuda jandarmayla çocukları okula gönderirlermiş. O eğitimden birşey çıkmaz böyle yapılırsa. Üç saatlik seminerde girişte imza atıp içerde onbeş dakika durduktan sonra çay kahve sigara sarmalında hep dışarda duranları gördüm ben. Ve ya imzayı atıp hemen kaçmak isteyeni.
    Ama ben hatırlıyorum bu başlıkların hepsi MİMDAP’ta tartışıldı zamanı vaktinde.
    Şimdi iptal edilen aslında bu zavallı durumdur bence. Zavallıdır çünkü hem odayı hem üyeyi küçültmekteydi.
    Murat Artu’nun özellikle serbest mimarlar için verdiği hukuk mücadelesi de takdire şayan. Kutlarım.
    ferhan deniz

  16. aslı özbay

    Bir haber geldi… Doğrulamadım ama bana çok gerçekçi göründü ve uyarmak istedim:
    Bitlis Hükümet Konağı yarışmasını kazanan genç ekip, uygulama projelerini yapabilmek için bir büro kurmaya karar veriyorlar. Danıştay kararı çıktıktan sonra Ankara’da odaya gidiyorlar. Oda’da onlara “eksik” SMG puanları için 450 YTL civarında bir fatura çıkarılıyor ! Durumdan haberdar olmadıkları için ödüyorlar…
    Eğer bu doğruysa, Murat Artu’nun dikkat çektiği gibi, ciddi bir suistimal sözkonusu ve tazminat davaları için zemin hazırlanıyor demektir.
    Danıştay kararını hızla duyuran ve tartışılmasını sağlayan MİMDAP yöneticilerini kutluyorum. Bu duyurunun daha yaygın yapılması, potansiyel mağduriyetleri önlemeye yarayacaktır.

  17. x

    Mimarlar odası 100. yılda yeniden örgütlenmeyi tartışmaya açmış bulunuyor.

    Ancak; odaya karşı üyenin yapmış olduğu eleştirileri saldırı olarak değerlendiriyor ve püskürtülmesi gerektiğine inanıyor.

    Oda; Üyelerin yargıya taşıdığı ve üye alehine sonuçlanan kararları, büyük bir keyif aldıklarını açığa vuran zafer nidaları ile duyurmaktadır.

    Üye lehine sonuçlanan danıştay kararını ise bir çekingenlik ve utanğaçlık içinde duyurduğu görülmektedir.

    Yukarıdaki satırlarda yapılan açıklamalar üyenin hak arayışına gitmekte çekingen hatta korkak davrandığına dair izlenimler vermektedir.

    Hak arayışında bulunmak için cesur yüreklere gerek olmamalı.

    Meslektaşlar hak arayışları için örgütlenmeli ve ortak tavır sergileye bilmelidir.

  18. Yılmaz Kuyumcu

    Sayın Murat Artu’yu kutluyorum. Kendisi ayrımcı, ticari, mimarlık mesleği ile adeta alay eden ve kesinlikle eğitimle hiçbir ilgisi olmayan bir uygulamanın maskesini düşürerek mimarlığımıza büyük bir katkı sağlamıştır.
    Türkiyede’de mimarlar var.
    Yılmaz Kuyumcu

  19. Raşit Gökçeli

    TMMOB Mimarlar Odası tarafından uygulanış biçimi ile, Sürekli mesleki Gelişimin sorunlu hatta ayıplı bir teorik ve pratik altyapı üstüne inşa edildiği bilinmekte idi.

    Aslında mimarlık mesleğinin uygulanmasında kamu yararının gözetilmesi, tüketicinin yapı üretimi alanında tam ve eksiksiz hizmete kavuşması gibi hedeflere hizmet etmesi beklenen “sürekli mesleki gelişim”, TMMOB Mimarlar Odası’nın uygulamaları, Dünya Ticaret örgütü’nün paralelindeki Avrupa Birliği hedefleri ve AB direktifleri ile paralellik taşıdığından zaten “malul” durumda idi.

    Sürekli Mesleki Gelişimin Büro Tescil Belgesi için öncül bir bürokratik koşul haline getirilmesi ise ancak “Roma konsülü” zihniyeti taşıyan bir yönetimin acınası ve acıklı zihinsel zihniyetinin mimarlar üzerinde bir “zulmü” olarak Mimarlar Odası tarihine geçecek kara bir sayfadır.

    Konuyu hukuk alanında takip ederek Mimarlara rahat bir nefes alma olanağı sağlayan Murat Artu’yu kutlarım.

    Raşit Gökçeli

  20. lale sim

    ibreti alem bir durum meydana geldi. SMG çöktü bana göre. en büyük gazını bürocu mimarlara zorunluluktan alıyordu. şimdi kaç kişiyi toplayıp yapacaklar bu kredili alışverişten göreceğiz bakalım.

  21. cemersevil

    insana pes dedirten uygulamalara bu defa yargı dur dedi ve biraz daha önümüze umutla bakar olduk. odanın artık hepimiz bezdiren dayatmacı uygulamaları sahiden iç karartıcı. şu SMG nin bro tescile dayanaklık etmesi acaba hangi “cin fikirlinin” işiydi. onu bulup çıkarıp kulağından ( yada başka bir yerinden, kolundan örneğin) çekerler mi? şimdi hepsi beraber cin çarpılmışa döndü.
    lüzumsuzluklar üstünden mimarlara yaptırım üretmek tipik devletçi bir zihniyettir. şimdi yargı engeline takılarak berhava edildi bu tehlike. Murat beye de teşekkür gerçekten.

  22. sevimbener

    bu çarpıklığa nihayet veren murat artu meskektaşımıza hepimizin bir teşekkür borcu var sanırsam. o içinden konuşanların önünde kendini riske ederek davasını açtı ve problemi hukuk yoluyla çözdü. aradığı hakkı kendi kişisel menfaati değildi. serbest mimarların çalışmalarına engel koyan meslek kurumunun yanlış kararının ortadan kaldırılmasıydı. umarım yönetici zümre bundan ders çıkarmak yerine kararın arkasından dolaşıp başka kurnazlıklara girişmezler ve yeni icadlar çıkarmaz işallah.
    saygılar

  23. demir özsoy

    en basit değimle önemli bir haksızlığın ortadan kaldırılması anlamına gelen bu mahkeme kararına yol açan, smg büro tescil belhgesinin ön şartı olmasına karşı çıkan ve bana göre şovalyelik yapan Artu meslek camiası için önemli birşey gerçekleştirmiştir.
    saygılar

  24. Selim Gürsoy

    Bir eğitimci olarak Sayın Murat Artu’yu kutluyorum. Kendisi, eğitimle ilgili olmayan özüyle bir faşist uygulamaya karşı çıkmıştır. Tarih faşistleri hep haksız çıkartmıştır. Bu sefer de aynı durum olmuştur.
    Aynı şekilde de mimarlık eğitimimizin Türkiye’nin en büyük suç örgütlerinden birisi olan ve misyon olarak Türkiye’nin gerçek zenginliği olan gençleri “anti eğitim” oyunlarıyla uyumlu hale getirmeyi ve bu yolla Türkiye’nin bağımız, saygın bir konuma yükselmesini engellemeye çalışan, üniversitelerimizi liseleştiren, gençleri katleden YÖK diktasından da kurtarılması gerekmektedir.
    Faşizm uygulamalarıyla faşizm’dir yoksa üzerinde taşıdığı etiketlerle değil.
    Murat Artu’ya yürüttüğü antifaşist mücadele için teşekkür ederim.
    Selim Gürsoy

  25. ali osman uygur

    ben de sayın Artu’yu kutluyorum. mesleki eğitimi yanlış bulduğumu söyleyecek değilim. ama eğitim bir fark yaratmak daha iyi bir noktaya gelmek için yapılır. mecburcu anlayışta problem var. üstelik mimarlara iyi bir şey olarak sunduğun sürekli mesleki gelişimi sadece serbest mimarlarda ofisi olanlarda engelleyici bir hükme dönüştürürsen bu serbest büroculara hasmane bir tutum anlamını taşır. eğer böyle bir niyet yoksa bile böyle okunur. diğer yanı ise smg nin ticari bir pozisyona girmesi garipti açıkçası. şu anda yargının verdiği kararla smg kendi düzgün rotasında mecburcu olmayan bir şekilde devam ettirilmeli.
    saygıyla

  26. Metin Kuruca

    Murat Artu’ya gösterdiği medeni cesaret için teşekkür ederim. Esasında SMG nin serbest mimarın imzasını kullanması ve iş yapmasını engellemesi herkes tarafından yanlış bulunuyordu. Ancak meslek odasına karşı dava açmak hassas bir şey sayıldığı için kanımca yüzlerce kişi sayın Artu gibi düşünmesine rağmen bundan imtina ediyordu.
    Sayın Artu bence olması gerekeni herkesten bir adım öne çıkarak yaptığından dolayı tekrar kendisini kutlarım.
    Saygılar

  27. güngörzaman

    kendi başına saçma bir yöntemdi bu smg nin büro tescil kardeşliği. bu zorlamayla milleti acayip bir şekilde irite ediyorlardı. devletçi anlayışın bürokratik kafası icraat yapıyor mimarları kendi kümesinin tavukları gibi gören bir tavrı sergiliyorlardı.
    hep yargıya sevgi beslerlerdi bir bakalım bu kararı oda sitesi verememiş daha. oysa dün belliydi durum. başka birşey için mahkeme durdurma kararı alsa maillerimize on kere gelmişti şimdiye kadar. ne oldu görevlisi mi izinli…
    adalet herkese lazım oluyor. mimarın işiyle oynayarak odacılık yapılmaz. bir defa da mimar üyenize yardımcı olun. onu düşman gibi görmeyin.biraz insaf, biraz sevgi gösterin artık

  28. Osman Naci Karadeniz

    Bu SMG gemisini yürütenler AB ye uyum politikasını hayata geçirme misyonuyla harakete eden bir grup aslında ve oda yönetimini bir yolla belirleyecek yolları şimdiye kadar buldular. Dünyaya ve Ab ye uyum adı altında YÖK’ü eleştirmeyi bırakıp eğitim sisteminde onu kutsayacak hale geldiler ve bir sürekli eğitim argümanını o belgelerin arasından aparttılar. ayrıca 70 yıllık siyaset çarıklısı olduklarından dolayı bunu bir fırsat bilip bir koyundan iki post çıkarmaya davrandılar.
    Eğitim güzel birşeydi ve oda yarım yamalak yasal düzenleme ve kendi genel kurulu marifetiyle çiziktirdiği yönetmeliklerle 70 li yıllarda demokratik sebeplerle odada sağlanan katılıma benzer bir katılımı kredi zoruyla halletmeye ssoyundular.
    Bol toplantılı bol katılımlı oda yıllar sonra yaratılacaktı. Bir de bu arada maddi durum iyiyken daha da iyi hale gelecekti.
    Bu planın bir bölümünü danıştay şu anda kesti. Meslek odası mesleği geliştirmek ve meslektaşının haklarını savunmak yerine onun zaten kazanmış olduğu yetkiyi türlü bahenelerle ona tekrar “birşey” karşılığında vermeye ama ondan da önemlisi, mesleki hizmeti yani mimarın profesyonelliğinin devam edip etmemesi kararını elinde tutmaya kalkıştı. Bu yanlış aklı selim onlarca kiş tarafından söylendi. Yazıldı anlatıldı. Bu yanlış durumu bence bütün yönetim kendi bile farkediyordur ama şu güç kullanımının vazgeçilmez cazibesi yok mu?
    Testi kırılmış artık, testiyi taşıyana daha fazla şey söylemeyelim. Geçmiş olsun. Ama biraz akıllanın demek zorundayız herhalde.

  29. levent köklü

    çekirge bir sıçrar iki sıçrar. ama bu konu yüz defa söylendi be kardeşim. o kadar oda olarak abandınız ki, nezaketle de çözebilir bu sonucu yaşamazdınız. galiba mesleğin piyasada yapılması sizin kafanızda pek bir anlam taşımıyor. niye taşımıyorsa? işi insanların kardeşim, onu sen şöyle istiyorsun öteki onbeş kredi topla gel kokteyle katıl benim otoket kursuma git, geziye katıl kredi verelim. ben kendim de gezi yapıyorum yurdışı deneyim görüyorum. çizim programlarını farklı yerlerden öğrendim biliyorum ama buna kredi yok odadan satın alırsan kredin olur tescil belgen yenilenir.çocuk bile kandırılmaz kardeşim bu şekilde. neyse hayırlısı olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir