Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından düzenlenen Çarşamba Seminerleri 24 Mart’ta Doğa Derneği’nin başlattığı “Hasankeyf Yok Olmasın” kampanyasına yer verdi.

Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken kampanyayı ve bölgenin genel önemini anlattı.
Türkiye’nin suyu boşa akmaz
“Bir nehir vadisinde de tıpkı bir kentte olduğu gibi mimari, sanat ve tasarım vardır. İçinde hayat olsun diye tasarlanmıştır. Kar ve yağmur dağların zirvelerine düşer, birikir, havanın ısınmasıyla eriyip kendisine bir yol bulur. Bu akış, suyun fırçasıdır. Ortada bir damar yapısı oluşturarak denize akar, denizde yaşam olabilmesi için gerekli besin ve mineralleri taşır. Ardından tekrar denizden buharlaşarak yükselir, yine kar olup düşer… Su akarsa hayat devam eder, akmaz durursa hayat da durur, dünyanın yüzeyi de düzleşir.
“Bugün sürekli tekrarlanan bir söz var, “Türkiye’nin suyu boşa akıyor” diyorlar. Bu in sanın kanının vücudu içinde boşa aktığını söylemek kadar saçma bir şeydir. Su asla boşa akmaz. Büyük bir nehrin gövdesine set/baraj kurmak, o nehirde çok büyük bir etki yaratmaz. Ancak daha küçük bir nehrin ana gövdesine baraj kurmak, kalbe set kurmak gibidir. Aynı zamanda Amazon’da yapılmak istenen gibi, dev bir nehrin ortasına, dev bir baraj kurmak da, en az nükleer bomba kadar kötü bir etki yaratacaktır.

“Dünyada belirlenmiş 305 önemli doğa alanı vardır. Bunun %2’si Türkiye’de bulunmaktadır ve Türkiye’nin %25’ini oluşturmaktadır. İşte bizim bu %25’i korumamız, evrensel bir önem taşımaktadır.


En eski uygarlık merkezi
“Doğa Derneği olarak biz bir araştırma yürüttük. Önemli doğa alanlarının üzerindeki en önemli tehlikeleri bulmaya çalıştık. Araştırmamızın sonucunda, önemli doğa alanlarının üzerindeki en önemli iki tehlikenin sulama çalışmaları ve barajlar olduğunu gördük. Türkiye’de bu tür çalışmalardan n çok etkilenen alan da Dicle Nehri.
“Dicle Nehri, içinde bulunduğu bölgenin can damarıdır. Ayrıca burası dünyada bilinen ilk köylerin kurulduğu en eski uygarlık merkezi olma özelliği de taşımaktadır. Yani dünya için en önemli yeniliklerin yapıldığı yerdir. Hatta son zamanlarda yazılan bir makalede, Nuh Tufanı’nın da burada yaşandığı anlatılmaktadır.

“Yani aslında burası tüm dünyanın ortak köklerini barındırmaktadır. Mesele sadece oradan iki taşın ve bir minarenin taşınması değil, mesele bir doğa ve insanlık belleğinin silinmesidir.
UNESCO kriterlerinin 10’da 9’u
“UNESCO’nun Dünya Mirası için 10 ayrı kriteri bulunmaktadır ve bunlardan 1 tanesi bile varsa, bir alan Dünya Mirası Listesi’ne alınır. Biz bu kriterlere göre inceleme yaptırdık, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin bu 10 kriterin 9’unu karşılayan, dünyadaki tek alan olduğu ortaya çıktı. Yani şu anda tartışılan konu, insanlığın kadim tarihini ilgilendirmesi gerekirken, bundan söz dahi edilmiyor.
“Biz bu konuda AB’nin en güçlü devletleri arasında olan Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerini yatırımlarından vazgeçirmek için bir kampanya düzenledik, kendilerine buranın ne kadar değerli bir alan olduğunu, kendilerinde olsa dünyanın en çok turist çeken alanı haline getireceklerini anlattık ve bu üç hükümet, 2 senelik mücadelemizin sonunda, çevresel ve kültürel nedenlerle projeden desteklerini çektiler…

“Ama ülkemizin biri çevre bir diğer ise kültür ve sanata önem verdiğini açıklayan iki bankası –Garanti Bankası ve Akbank – bu projenin içerisinde yer almaya devam ediyor. Biz bu konuda da kampanyalarımıza devam ediyoruz.

“Bizim hedefimiz sadece barajı yaptırmamak değil, buranın kendiliğinden yok olmasını istemiyoruz. UNESCO Dünya Mirası ilan edildiği takdirde bölgenin pek çok sorunu çözülecektir. Ancak 2023 yılında ülkenin enerji ihtiyacının %1’ini bile karşılayamayacak olan bir baraj yapımı için binlerce yıllık insanlık mirasının yok olmasına göz yumamayız. Hepinizin katkısını bekliyoruz.”
Mimdap


