Liège Belçika, ileride Kuzey Avrupa demiryoluyla birleşecek olan etkileyici yüksek hızlı tren istasyonunu açtı. Santiago Calatrava tarafından tasarlanan Liège-Guillemins TGV demiryolu, şeffaf dış cephesi ve kent ile istasyon arasında yarattığı şık geçişiyle dikkat çeken cam ve çelik karışımı bir yapı.

Calatrava’nın Liège istasyonunun yapımına 1996 yılında başlandı ve istasyon 36 bin kişiye hizmet vermek amacıyla tasarlandı. Yapının kubbeli saçakları 5 platform üzerinde 145 metreye kadar yükselirken, hemen altında yer alan bir dizi yaya yolu, yolcuların içeri girişini sağlıyor. Demiryolu istasyonu, yoğun biçimde kümelenmiş ve giriş katına yolcu girişi, otopark katları ve ticari alanlar da eklenmiş.

Calatrava’nın istasyon için tasarladığı vizyon, cephesi olmayan ve böylelikle de kentle daha iyi ilişki kurabilen bir yapıydı. Üst katlardaki platformlar cam ve çelik çerçevelerle kapatılmış ve tüm istasyonun gün ışığından iyi bir şekilde faydalanması sağlanmış. Bugün Belçika’da, Aachen, Cologne, Brüksel, Frankfurt, Paris, Londra ve Avrupa’nın güney kesimlerine doğru modern yüksek hızlı ve düşük karbonlu yolculuk yapmak mümkün.

Santiago Calatrava, “Benim hedefim, sadece Liège’i Avrupa’nın geri kalanına bağlayacak değil, aynı zamanda da kentin yenilenmesinin sembolü olacak bir 21. yüzyıl ulaşım tesisi yaratmaktı. Proje bir bütün olarak Liège’e bir giriş yaratırken kentle olan ilişkiyi de yeniden düzenliyor” açıklamasını yapıyor.

Yazı ve Görseller: Inhabitat
Çeviri: Mimdap



1 Yorum
Mehtap Güzelce
bir konstrüksiyon dehası, mimarlıkla heykelsi konstrüksiyon tasarımını birleştiren usta diyebiliriz Calatrava için. bu bir tren istasyonu. yüz yıl öncesinden ne kadar farklı değil mi? herşeyi ile başka bir düşünüşün sonucu.