Bursa Büyükşehir Belediyesi, son 25 yıldır kapsamlı bir çalışmanın gerçekleştirilmediği tarihi çarşı ve hanlar bölgesinin ortaya çıkarılması için dünyaca ünlü mimar Massimiliano Fuksas’la anlaştı. Büyükşehir Belediyesi’yle bu konu üzerinde bir süredir görüş alışverişinde bulunan ünlü mimar Fuksas, bölgeyi daha yakından tanımak için Bursa’ya geldi.

Çarşı ve hanlar bölgesi kentin en çok ziyaret edilen ve nabzının attığı, aynı zamanda da son yüzyılda tahribata uğrayan bir yer olarak biliniyor. 25 yılı aşkın süre önce bölgede Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından plan çalışmaları yapılmış, onun haricinde bu güne kadar kapsamlı bir çalışma olmamıştı. Hanlar Bölgesi’nde bugüne kadar 40’ın üzerinde proje gerçekleştirmiş olan Bursa Büyükşehir Belediyesi, şimdi ünlü İtalyan mimar Massimiliano Fuksas’la bu bölgeyi tekrar revize ediyor.

Atatürk Caddesi ile Haşim İşcan Caddesi arasında kalan bölgede aylar sürecek olan çalışmanın başladığı belirtilirken, çalışmada koruma kullanma dengesinin nasıl kurulabileceği, kentin kalbi sayılabilecek bölgenin 24 saat canlı ve hareketli olmasının nasıl sağlanabileceği araştırılıyor. İlgili odalar ve sivil toplum örgütleriyle de fikir paylaşımında bulunulacak olan proje sonucunda çarşı ve hanlar bölgesin herkesin görmek istediği, gezerken heyecan duyulacak bir yer olması hedefleniyor.

Bir Akdeniz ülkesi olması nedeniyle Türkiye’yi kendisine çok yakın bulduğunu ve projenin kendisini çok heyecanlandırdığını belirten Fuksas da projede üç önemli öncelik belirlediklerini açıklıyor: bölgede yaşayan insanlar, kültür ve ticaret. Tarihi bina ve sokakların yapısının çok önemli olduğunu belirten Fuksas, bölgenin istenilen noktaya gelebilmesi için uygun toplu taşıma alternatiflerinin değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

Mimdap



11 Yorum
turgay yiğit
tarihibölgenin yerinde incelenip görülmsi hanlar bölgesinde kalan eski tavuk pazarı mescidi kamulaştırıldı onarılmayı bekliyor ama hiç bir calışma yok pislik içinde cevresi güzel bir cevre düzenlenmesiyle oranında da insanların soluk ala biceği yer olması eski gemlik han ve ahşap han soluk alacaktır eski osmanlı evleri düzeniyle düzenlenirse merkezde tarihi bir önem kazanır
M. İhsan GİRİTLİOĞLU
Bir dönem mimarlık piyasası Muammer Kıraner’in YÜKSELİŞ’inde ders veren hocalar ile aslında okulda değil bürosunda yetiştirdiği talebelerinin ekseninde döndü. Yürüyegelen Mimarlık eğitimine doğru ve gerçekçi bir alternatif olduğu kanısındayım. Usta Çırak ilişkisi diye tanımlayabileceğimiz bu ilşkinin doğru yanları ağırlıktadır kanımca. Mimarlık eğitiminin YEGANE yeri mimarlık hizmeti vermektir savına da katılıyorum. Emin olun ciddi ve üretken mimarlık ofislerinde çalışan mimari çizim teknikerlerinde öyle yetişmiş insanlar var ki en azından M.Alucralı’nın asmoleni asma tavanla karıştıran öğretim görevlisinden daha iyidir.
Öğretim Üyelerinin mimarlık yapması bu anlamda engellenmemelidir. Ancak sorun serbest rekabet ortamının bozulması ile ilgilidir. Zaten verimsiz iş piyasasında kayda değer yapıların işveren kurumların kolaycılığa kaçmasıyla döner sermayeler eliyle veya başka ilişki ağlarıyla öğretim üyelerine haksız rekabet yolu ile sevkidir sorun.
Kendisi de mimar olan düzenin bir belediye başkanı (adını burada onurlandırmak istemedim) “ipek kumaşı her terzi dikemez” gibi veciz bir beyanat vermişti. Umarım Bursada aynı niyetle değil sadece LİYAKAT ile ilgili bir seçim yapılmıştır. Seçim yöntemi ne olursa olsun layık birine verildi ise eyvallah…
Meltem Alucralı
Bizde kimler eğitim veriyor onlarda kimler eğitim veriyor lütfen bir karşılaştırın. Bizde mimarlar odasının da bu yasaklamaya katılmasıyla öğretim üyelerinin mimarlık hizmeti vermeleri yasak. Halbuki mimarlık hizmeti mimarlık eğitimi için gereken bilginin alınabileceği YEGANE yerdir. Öğrencilerin seçimindeki saçmalıktan, öğrencilerin resim gibi temel dersleri lisede görmeden gelmelerinden, hocaların durumundan ……..hiç bahsetmiyorum bile.
Bu koşullarda başta üniversite hocaları olmak üzere diplomaların iptal edilmesini düşünmek bence son derece bilimsel bir davranış olurdu.
Bilmediği konuları birde terör yaratarak saatlerce anlatanları ben tanıyorum. Gerisini siz düşünün.
orhan tüzel
Bizim ülkemizde önemli yabancı mimarların ürün vermesine hemen kapaktan karşı çıkmaya gerek yok. Bazı örnekler yapılsın ki onu değerlendirebilme fırsatı olsun. Bizdeki potansiyel ancak karşılaştırmalar ile ortaya çıkar. iyi örnekler iyi örnekleri tetikler, daha ortada birşey yokken komplekse gerek yok. Efendip diploma iptali biçimindeki tepkilere de.
Meltem Alucralı
Şevki Vanlı’da Fuksas gibi bir mimardı.
Hasan Özbay
Şevki Vanlı’nın bu alanı sınırlayan Cemal Nadir caddesi üzerinde tasarlamış olduğu Merkez Bankası binası bulunmaktadır. Ulusal Mimarlık ödülü de kazanmış bulunan bu yapı, bence Bursa’nın en kaliteli yapılarından birisidir. Belediye’nin Hanlar bölgesinin çeperlerindeki yapıları yıkmak istediği, merkez Bankası binasının da yıkılmak istendiği söyleniyor. Umarım gerçek değildir, veya işimiz Fuksas’a kalmamıştır.
Meltem Alucralı
Bunun yabancı hayranlığı ile ilgisi olduğunu sanmıyorum. Bizim YÖK tabanlı doçentli profesörlü mimarlık eğitim sistemimizin doğal sonucu bu. Geçenlerde bir fakültedeki bitirme jürisinde asmolenin asma tavan olduğunu zanneden bir doçent vardı. Hayatında proje yapmamış olmanın, inşaat nedir bilmemenin, hiçbir yarışmaya katılmamış olmanın ve buna rağmen proje dersi vermeye kalkmanın doğal sonucu bu. Ve Türkiye’deki mimarlık fakültelerinin durumu da bu. Uygulamadaki mimarlarımız da bir taraftan o yasak bu yasakla kıpırdayamaz hale geliyorlar ve kendilerine tarif edilen çoğu berbat binaları yapmak durumunda kalıyorlar diğer taraftan da uluslararası rekabete açılan bir alanda ayakta kalmaya çalışıyorlar.
Fuksas’ın yaptıklarına bakın çoğu Türkiye için “yasak” yapılar. Örneğin bir Milano Fuarını Türkiye’de yapmaya kalksanız bakın başınıza neler gelir… Zavallı Gehry Tepebaşında neler yaşadı. Ya da Zaha Hadid Kartal’da.
Hem kel hem fodul ama bol ünvanlı mimarlık eğitimimiz konusunda “fakülteleri kapatalım” görüşü son derece ironik olsa da bence bilimsel bir görüş. Acilen mimari proje eğitiminin bu alanının gerçek bilim adamlarına yani mimarlara devredilmesi gerekiyor. Yoksa daha çok Bursa’lar yaşarız.
umut bulut
bu nasıl bir ezikliktir ki fuksas ın bursa ile ilgileniyor olmasının önemli olduğunu düşünen arkadaşlarımız var!!
proje bittikten sonra içinden fuksas ismini çıkardığımızda nitelikli bir eser olduğunu idrak edecek nitelikte insanlar mı acaba gerçekten merak ediyorum.
bursa nın tarihi hanlar bölgesinde çalışma fırsatının yarışmaya dahi açılmasına gerek duyulmaksızın tek bir mimara -yabancı olup olmaması çok önemli değil- peşkeş çekilircesine teslim edilmesi idarenin sığ görüşlerinin, demokratiklikten uzak yapılaşmasının bir sonucudur.
her seferinde bunları konuşmamız da yabancı hayranı adaletçilerle ille adalet diyenlerin sürekli çarpışıp cehaletin hep üste çıkmasının bir sonucudur.
mehmet bayrak
Mimarlık Fakültelerini kapatın,Türkiye’den alınmış mimarlık diplomalarını iptal edin………………..
ferhan ünal
mutlaka kayda değer bir proje gelecektir. bursa için yakışır. köhnemiş tarihi bölgelerin canlı hale getirilmesi ve güncellenmesi şart.
Gülten Karaca
Fuksas Bursa ile ilgileniyorsa bu müthiş birşey gerçekten. Acaba nasıl bir yenileme projesi sunacak Bursa’ya. Kentin en önemli tarihi merkezi nasıl canlanacak. Tarihi kentin özellikleriyle birleşen ve Fuksas’ın değimiyle 24 saat yaşayacak mekan organizasyonları ve onları sarmalayan mimari biçem…
Başarılar, Bursa’ya da ne iyi.